ben hur

1 /
somuray somuray
hayvan gibi uzun olan, iyi ile kötünün chariot yarışından sonra bitti sanılan, ancak o zamana kadar gladiator gibi olan konunun sonradan ayrı bi yazışa bürüyüp hz. isanın hayatına dönüştüğü, filmin burasından sonra ben hurun isminin judas olduğunun farkına varılan oskar manyağı film
üşeniyorumöyleyseyarın üşeniyorumöyleyseyarın
atv isimli süper kanalın tutup 10 dakika kadar önce vermeye başladığı filmdir. film zaten 2 saatten fazla sürüyor 3te bitecek. e ben bunu izlersem okula yarın nasıl gidicem? izlemez kapatırsam sonra o pişmanlıkla nasıl rahat yatıp uyuyacağım? ahmet çakarın şu saçma sapan yarışmasını bu saate kadar uzatmaya ya da ondan vazgeçemiyorsan, şu filmi hafta içine koymaya ne gerek vardı? koy cumaya ya da cumartesiye rahat rahat izleyelim off!
saki saki
başarı, güç, onur, sonra gelen esaret, inanç, cesaret, sevdiğim tüm filmlerde olduğu gibi bunda da adaleti arayan bir adam. hur ailesinden judah. intikam ateşiyle yanan bir adamı durduran tek şey sevgi.. insanı sevin düşmanlarınız olsalar da. ve ilahi adaletin tecelli etmesi. hz isa'nın dünyadan ayrılmasınabedel gelen mutluluklar.

ben hur tam bir sanat eseri. tarihsel süreç , hikayedeki imgeler, her şey mükemmel.

ben hur (hur evi, hur ailesi), yönetmenliğini william wyler ın yaptığı 1959 yılı yapımı ve o yıl 11 oscar alan ve tüm oscarları da eleştirilerin aksine hakederek aldığını düşündüğüm filmdir. filmde dekorlar sahneler muhteşemdir. hele yarış sahnesi eşsizdir. 7-8 dakika asil atların ve cesur sürücülerin yaşam mücadelesi izlenir.

filmin senaryosu ise abd li general lew wallace tarafından 1880 yılında yazılan a tale of christ kitabından uyarlanmıştır. 1959 yılında ki filme kadar 2 kez daha sinemaya aktarımıştır bu kitap. (lew wallace abd nin istanbul başkonsolosluğunu da yapmış ve roman ve hikayelere düşkünlüğüyle bilinen padişahıı. ıı. abülhamit le de dostluk kurmuştur.)

ve filmin ana karakteri charlton heston, leonardo da vinci'nin isa nın son yemeği adlı tablosunda ki hz. isa'ya benzediği için filmde oynamıştır.1956 yapımı on emir de de oynamıştır ve hz. musa'ı canlandırmıştır. ben hur'da canlandırdığı judah benhur karakteriyle hz isa arasında bir paralellik kurulmaktadır. ikisi de aynı anlarda doğmuşlardır ve yapıları benzemektedir. judah benhur zengin bir ailenin çocuğudur ve her şeyini kaybeder amacı ise intikamını almaktır .hz isa ise fakir olarak dünyaya gelmiştir ve tüm amacı insanlığı doğruya iletmektir.ve yolları kesişir. judah benhur hz isa dan düşmanlarını bile affedebilmeyi öğrenecektir.


filmin ana teması ise yapılan hiç bir şey karşılıksız kalmaz. ne bir iyilik ne de kötülük. kulun gücünün yetmediği yerde tanrı imdada yetişir.

alıntı:
"judah iyi mi? mutlu mu?" filmin en hüzünlü sahnesidir bence

(bkz: bana ellerinden su içirdi)
beyaz pele beyaz pele
film mesihin öyküsü yazısıyla başlar ancak isa filmde 15 20 dakika kadar silüyet olarak gözükür, yüzü gösterilmez. onun izleri daha çok yansıtılmıştır. o yıllardaki yahudi toplumunun yapısı ve bir lider arayışı anlatılmıştır. ülkede isa ile birlikte halkın sevgisini kazanmış diğer kişi ben hur dur. ben hur un çileli öyküsü, inişleri, çıkışları son bulup rahat bir yaşama erdiğinde kendisinin de aynı düşmanları gibi acımasız birine dönüşmesi ardından isa nın öğretileri ve tüm toplumda oluşan iç huzur sembolik şekilde gösterilmiştir. üç buçuk saatlik yapıt 1959 yapımı olmasına ramen hiç sıkılmadan izlenebiliyor.
keyif pezevengi keyif pezevengi
tam anlamıyla epik bir filmdir. binlerce figüran ve sırf film için yapılmış dekor bulundurur. dekor derken perde, çanak filan değil, koskoca gemiden bahsediyoruz. hatta yönetmen geminin içinde bulunduğu göletin rengini fazla saydam bulduğu için galonlarca mavi boya döktürmüştür. yanlış hatırlamıyorsam yapım esnasında birkaç figüran ve dublör de ölmüştür.
theokoles theokoles
şu an trt 1 'de yayınlanmakta olan ve oscar konusunda olayı aşmış bir film. uzunluk bakımından hatrı sayılır bir noktada olsa da seyredildiği için pişman olunmayacak bir film.
qatal qatal
geçmişte gerçekten çok iyi filmler çekilmiş.
sunset bulvarı ve on emirle birlikte benhur'u da tek geçerim bu anlamda.
yalnız şey var, bu filmleri bilmeden, abudik gubidik ülkelerin kofti filmlerini baştacı eden bir sinema kültü var son senelerde. özenti bir alışkanlık olmakla beraber rahatsız edici bir durum benim açımdan.

charlton heston kim diye sorsan yüzüne bakarlar, güney kore sinemasını ışıkçısına kadar sayarlar.
kartalbey kartalbey
gerçekten de aldığı oscarları fazlasıyla hakeden bir başyapıt..

william wyler'ın unutulmaz uzun süreli filmi özellikle arena'daki gladyatörler eşliğinde at yarışı sahnesiyle hafızalara kazınmıştı...

klasik filmseverlerin mutlaka izlemesi gereken bir film..izlemeyenler zaman ayırıp izlemeli.
pedagojik formasyon pedagojik formasyon
rusların "biz de matrix çekeriz hem de daha iyi çekeriz, bizim edebiyatımız çok daha kuvvetli" deyip çektirdiği night watch, pek de güzel olmayan ama izlenen bir filmdi. bu filmin yapılması, bir tek filmin yönetmeni timur bekmambetov'a yaradı sanki. adam hollywood aksiyonu çeken yönetmen oldu.

epik bir remake bekliyor sanki bizi 2016 da.


oyuncular arasında büyük ihtimalle filmde 5 dakika göreceğimiz morgan freeman da var.
1 /