bengisu

prometheus 83 prometheus 83
aslında ayrı ayrı mitolojik dizgelerde karşılaşılan bir anlayıştır. bengi su'ya, söylenceler ve mitolojik metinlerden başka dini kitaplarda, hızır'ın adıyla bağlı ve musa'nın öyküsü anlatılırken karşılaşılır. anlatılara göre bu suyu ilk içenler hızır ve i̇lyas -peygamberler- olmuştur. bengi su ve sonsuz yaşam aktarışıyla bağlı çok sayıda anlatı olsa da bu anlatılar, eski yeryüzü uygarlıklarında, gılgamış, oğuz han ve i̇skender zülgerneyn gibi, yalnız bir kaç kişinin adıyla bağlantılı düşünülmüştür. bu anlatılar arasındaki bağlılık araştırıldığında, bengi su ile ilgili anlatıların kökeninin sümerler olduğu anlaşılmıştır. sonraki dönemlerin araştırmaları ise bengi su ile bağlı anlatıların kökünden daha eski geleneklerde aranması gerektiği görüşünü doğrulamıştır.

adına bazen 'dirilik suyu' denilen bengi su, zulmet diye tanımlanan karanlık ve bilinmeyen bir dünyada gizlidir. i̇skender'de bengi suyunun peşinden zulmet'e kadar gider, ancak onu elde etmeyi başaramaz. onun adıyla ilgili bengi su, yaratıcı başlangıç sayılan ilk karmandan (kaos - sudan), dirilik verme, sonsuz yaşatma, ölümsüzleştirme imlerini alıp, kendinde saklamıştır. bu anlamda bengi suyu simgesinde, yaratılış mitinde olan başlangıç gibi, ilk suyun izlerini bulmak mümkündür. yani, suyun varlığa yaşam veren gücü, çeşitli inanç dizgelerinde onun, sonsuzluğa kavuşturan ve ölümsüzlük kazandıran güç olduğuna dair görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

bengi suyunun yaşam verme gücü üstüne ilk düşüncelere anlatılarda rastlanır. örneğin ölen kahramanın üstüne su serpilmesiyle, hapşırıp ayağa kalkması, karşılaşılan konulardan biridir. söylence ve anlatılarda, bazı kahramanların bengi su içerek ölümsüzlük kazanmaları da sık görünür. aşk masallarında buta alarak, inanılmaz güzelleşen kahramanın içtiği işık kadehi'nin de bengi su ile dolu olduğu söylenir. i̇nanışlarda bengi suyunun eskiden gelen, karışık bir anlamı vardır. yani o da bir semboldür. tasavvuf şairleri, onunla ilgili şöyle demişlerdir: "toprağı düşen adi tohuma can veren su, dirilik suyu değilse, nedir o zaman?"
kadıköyde bir nota olsam kadıköyde bir nota olsam
son zamanlarda sesiyle ve klibiyle dikkat çeken şarkıcı. sesi gerçekten çok güzel bu konuda tebrik ediyorum ama ben klibe değineceğim.

öncelikle sıfır beden insanların çıkıp fizik böyle olmalı diye adeta dayattığı kliplerden ne kadar rahatsız olduysam bu klipten de o derece rahatsız oldum. kadının fiziğiyle ilgili bir sorundan bahsetmiyorum, zira ben de standartın üstünde bir kiloya sahibim ama derdim o değil. derdim insanların sürekli fizikleriyle ilgili bir duruma özendirilmesi. bir bakıyorsun kemik torbası kadınlar ittirilmiş piyasaya, güzel olmanın şartı budur denmiş. bir bakıyorsun biri de böyle bir işe girişmiş. olmamış yani. sen şişman olabilirsin evet bu seçiminde olabilir, sağlığın bozuktur ondan da olabilir ama şişman insanlarda bir şeyler yapabilir bakın ne güzel dans ediyorum dercesine ekranda hoplayıp zıplayıp kilolu insanlara cesaret vermemelisin. zira kilo verilmesi gereken bir şeydir. güzellik için değil, sağlık için. bu cümleyi kurarken kendi kulağımı da çekiyorum yanlış anlaşılmasın. sakın bana ilaçlardan şişmanlayanlar ne yapsın filan demesin kimse. şu toplumda zaten yediği için şişmanlayan kimse yok anasını satayım. ne ilaçmış.
equocapite equocapite
türkiye'nin neden vasat işlerden geçilmeyen rezil bir yer olduğunu anlamamıza vesile olmuş müzisyendir. yahu daha 21 yaşında grammy seçici kurula girmiş (ve bu türk medyasının umrunda olmamış), justin ile sahne yapmış, mis gibi sesi olan, %100 bursla dünyanın en iyi müzik okuluna gitmiş bir kadın türkçe bir şarkı söylüyor ve klip çekiyor. kral tv yayınlamıyor. sebep? kız şişman ve insanda sevişme isteği uyandırmıyor. bu kadar. allah belanızı versin be. gerçekten.
kuyruksuz tilki kuyruksuz tilki
şu kadındaki özgüvene bak ehe ehe diyen kızlara sormak istiyorum. bu kadın gıreymiye seçilen iki kişiden biri, bilmem kaç yaşından beri piyano çalıyor, kimlerle çalışmış, yaşı daha 21. pardon sizin sadece zayıf olduğunuz için olan özgüveniniz şu kızda neden olmayacakmış. bilmeden konuşmak, şimdi gidin utanın kendinizden, valla ben utandım kendi adıma. 21 hacı yaaa, ne diyelim, başarılarının devamını dileriz.