bienal

1 /
tyrael tyrael
birkaç ay süren, seçilen bir konu çevresinde toparlanan eserlerin toplu gösterimi. dünyanın birçok ülkesinde düzenlenir, en ünlüsü venedik bienali'dir. istanbul bienali yeni bir oluşum olmakla beraber çağdaş sanat akımını desteklemektedir.
marooned marooned
bu günlerde istanbul'da 9. düzenlenen avangart görsel etkinliklerin olduğu entel kuntel faaliyet.buna dair herhangi bir yazılı kılavuz,köşe yazısı ya da herhangi bir açıklamanın dili türkçe dahi olsa bana hep yapay ve zorlama gelmiştir;etkinliklere paralel olarak.derinlemesine açılımlar,çok yönlü yansımalar,yerçekimsiz enstelasyon yani.
maniacxx maniacxx
gün itibariyle taşkışla'da örneklerinden birine şahit olmuş olduğum, yerlere ip serilmesi, gazetelerin buruşturulup bir kafes içine atılması ve bir kafes içerisine iplerle örülen ağlara cd; cd kapağı ( hem de korsan), eski sinema bileti, paso, reçete vs. bağlanması suretiyle yapılmaya çalışılan ve sanat ufkumun anlayamayacağı eşikte vuku bulmakta olan sanatsan oluşum(muş) * * *
abbas yolcumu abbas yolcumu
küratörler charles esche ve vasıf kortun dün antrepoda bir değerlendirme yapıp soruları cevapladılar. bana göre 9 istanbul bienali, sergilenen ürünlerin muhataplarına yaklaşmaya çalıştığı mekansal düzenlemeler içerse de, istanbullu buna pek aldırmıyor sanki. şehrin çekirdeğine sıkıştırılmasaydı belki daha fazla ilgi çekerdi. ekmek derdindeki insanı sanatla tanıştırmak zor olsa gerek.
sahra sahra
fransızca olan ve türk dil kurumunun karşılığını yılaşırı olarak belirttiği kelime.

"neden yapılır?" sorusuna şu şekilde cevap veren sanat sergisi:
"bienallerin güncel sanat ve düşünce dünyası üzerinde büyük etkisi bulunur. sanatın yanı sıra kültürel ve toplumsal konulara da odaklanır ve bunları tartışmaya açarlar. toplumu uluslararası sanat ortamıyla buluştururken, düzenlendiği kenti de dünya kültür haritası üzerinde ayrıcalıklı bir konuma oturtur. ayrıca kent ekonomisine katma değer sağlar."

taksim atatürk kültür merkezi, unkapanı istanbul manifaturacılar çarşısı , tophane antrepo no:3, eyüp santralistanbul, kadıköy halk eğitim merkezinde düzenlenmektedir.
malina malina
10 uluslararası istanbul bienali'inde yine türkiye nin özel koşulları devreye girmiş, kuratör hou hanro'nun bienal kapsamında yayınladığı bildiride aşağıdaki ifadeleri, marmara üniversitesi güzel sanatlar fakültesi öğretim üyeleri'nce kınanmıştır. atatürk ve türkiye'nin modernleşmesi üzerine görüşleri "yanlı ve kasıtlı" bulunmuş. yalnız ilginç olan öğretim üyeleri'nden birçoğunun kınama metinlerinden haberleri yok, dekan nazan erkmen herhalde buna gerek görmemiş, zira bu adamın kınanmaması vatanseverliğe, atatürkçülüğe aykırı herhalde. bu adam hangi ab fonları'ndan yararlanıyor açıklansın lütfen!!!

bu bildiride kınanan metin yanlış ve kasıtlı olduğuna göre ben altına doğru ve kasıtsızını yazıyorum.

yanlış ve kasıtlı olan:

"batılı olmayan ilk modern cumhuriyetlerden ve gelişen dünyanın kilit
oyuncularından biri olarak türkiye'nin tarihi ve son dönem konumu bu yöndeki en radikal, çarpıcı ve etki uyandıran vakalardan birini oluşturuyor. ancak can alıcı bir sorun, kemalist proje tarafından savunulan modernleşme modelinin yine de sisteme dahil bazı çözülemez çelişkilerin ve ikilemlerle dolu, tepeden inme bir dayatma olması: reformların devrimci birer araç olarak gerekli olmasına rağmen yarı askeri bir şekilde dayatılması, demokrasi ilkesine aykırıydı; milliyetçi ideoloji evrensel hümanizmin benimsenmesine aksi yönde işledi ve toplumsal bir elit önderliğindeki ekonomik ilerleme toplumsal bölünme üretti. popülist siyasi ve dini güçler, taleplerini toplumun tabanında yeniden oluşturmayı ve yönlendirmeyi ve bu talepleri kendi çıkarları yönüne çevirmeyi başardılar."


bu da benim düzelterek yazdığım doğru ve kasıtsız olanı:

"batılı olmayan ilk modern cumhuriyetlerden ve gelişen dünyanın kilit oyuncularından biri olarak türkiye'nin tarihi ve son dönem konumu bu yöndeki en radikal, çarpıcı ve etki uyandıran vakalardan birini oluşturuyor. ancak en güzel yanı, kemalist proje tarafından savunulan modernleşme modelinin sisteme dahil bütün çelişki ve ikilemleri çözmesi, tepeden inme bir dayatma yerine tüm türkiye halkının tam desteğini alması, reformların devrimci birer araç olarak gerekli olması dolayısıyla yarı askeri bir şekilde dayatılma yerine tam demokrasi ilkesi ile kabul edilmesi, milliyetçi ideolojinin evrensel hümanizmin tüm halk ve devlet tarafından benimsenmesine yol açması ve ekonomik ilerlemenin tüm topluma tam anlamıyla eşit bir şekilde yansımasıydı. popülist siyasi ve dini güçler, taleplerini toplumun tabanında yeniden oluşturmayı ve yönlendirmeyi ve bu talepleri kendi çıkarları yönüne çevirmeyi akıllarından bile geçirmediler."


radikal
emirem emirem
iksv nin artık yapmaktan sıkıldıgı etkinlerin sonuncusu.yeni kanla heyecanlanması ve yenilenmesi gereken organizasyon!
1 /