bilimsel panteizm

atkısıyla dolaşan adam atkısıyla dolaşan adam
evreni tanrılaştıran düz panteizmin (ve onun spiritüel alt kollarının) aksine evren=tanrı ikiliği kurmayan, evren'in bir parçası olduğunu bilmek ve bu bilincin verdiği coşkuyu, hayranlığı ve aidiyeti ifade eden inanış, felsefe, hayat görüşü. artık hangisini beğenirsen.

adından anlaşılacağı üzere bilimseldir, metafizik bir yanı yoktur. kendini evren'in bir parçası olarak gören ve bu aidiyetten hareket eden bir inanıştır. evren'e ayrıca tapmaz, onu ayrıca ilahlaştırmaz, evren'e dua etmez. evren için ritüeller, seremoniler düzenlemez, adak adamaz. sadece ''yuvada olduğunun'' bilinciyle yuvasına olan sevgisini ifade eder ya da bu sevgiyle kalbinin çarptığını hisseder.

bilimsel panteizmin mensubu kişi, evren'in ''en yüce ve kusursuz'' olmadığını bilir ve onu bu haliyle sever. evren'in bir amacı yoktur, bize verdiği bir görev de... ve fakat her yerde evrenin yasaları vardır. termodinamik yasaları mesela... sen istesen de istemesen de evrenin kanunlarına tabiisindir. evrimi düşünelim en basitinden. canlılık suda başlamadı mı? ilk türler birtakım birtakım moleküllerin bilemişiminden müteşekkil değil miydi? sonra karmaşıklaşarak karaya çıktı, omurgalı canlılara dönüştü, memeli hayvanlar, insan... ve sonra doğada 2 milyon yıl süren renkli ve şiirsel bir yaşam... 15 bin yıl önce nihayet buzul çağı'nın sona ermesi ve onu takiben ilk kez olarak akdeniz iklimi gibi ılıman iklimlerin oluştuğu bölgelerde tarımın icadı... ve hatta buzul çağının sona ermesini 12-13 bin sene evvel dünyaya çarpan bir göktaşına bağlayanlar bile var:

https://www.pnas.org/doi/abs/10.1073/pnas.0706977104

bu insanın aklını başından alan bir şey! şu an bildiğimiz anlamda tarımın(ve uygarlığın) başlamış olması bir göktaşının yerküre'ye intikal etmesinden bağlı. bilindiği üzere insan türü 2 milyon yaşındayken uygarlık(yazı, matematik, toplumsallaşma, yerleşik hayat) taş çatlasın 15 bin yıl. yani daha evveliyatımızın %1'i bile değil...

şimdi bu, bütün varlığımızın ve tarz-ı hayatımızın tamamıyla evrensel(bilimsel) kanunlara bağlı olduğunu göstermiyorsa neyi gösteriyor?

makarayı biraz ileri saralım: coğrafi keşifler ve yenidünya'daki yabanıl bitkilerin bir bir ehlileştirilmesi. önce matbaa sonra buharlı makinenin peşpeşe icadını takiben sanayi devrimi ve nüfusun patlaması. hatta 1867 güneş fırtınası ve her şeyin ''birkaç günlüğü''ne alt üst olması (bkz: verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz)

işte bilimsel panteizm evrenin bilimsel yasalarıyla(ya da doğal yasalarla, diyelim) her yere uzandığının farkında olmak ve bunu biraz hayranlık, biraz coşku, biraz aidiyetle kabullenmektir. richard dawkins'in tabiriyle ''uyarılmış ateizm''dir bunun için.

öyle ki bilimsel panteizmin bir derneği bile bulunuyor:

(bkz: world pantheist movement)