billy wilder

enemyofroutine enemyofroutine
filmleri üzerinden özellikle 1950-1970 arasında, amerika'daki şehir hayatının rahatlıkla okunabileceği; ülkedeki toplumsal dinamiklerin yansımalarını filmlerine taşıyan, kategorize edilmesi güç bir yönetmendir. ülke politikalarıyla sineması çok paralel ilerlemiştir. soğuk savaş dönemi ve siyahi vatandaşları filmlerinde konumlandırdığı şekiller önemli bir örnek oluşturur.
seyym seyym
some like it hot filminden sonra marilyn monroe için "beni hep şaşırtıyordu, çoğu zaman kötü bir şekilde, ama iyi şekilde olanlar çok güzeldi" demiş, ama bir daha da birlikte film çekmek istememiştir.
sunset blvd filmindeki kötü senaristin gizli gizli hazırladığı senaryo the apartment filminin senaryosudur.
the lost weekend filminin uyarlandığı romandaki eşcinsel temayı tepkilerden korktuğu için tamamen değiştirmiştir.
double indemnity tam olarak film- noir nedir? soruşunun cevabı olacak bir filmdir ve bu filmden bu güne kadar daha iyi bir film- noir çekilmemiştir. ayrıca da 1965 yapımı bir türk filmi olan "ateş gibi kadın" filminin senaryosu onun ball of fire isimli hikayesinden uyarlanmıştır.
ocean s eleven ve casino royale filmlerinin orjinalleri yine billy wilder'e aittir. çok fazla olmamakla birlikte sabrina gibi romantik filmler de çekmiştir.

söyle bir bakınca hep de sevdiğim filmlerin yönetmenidir. ama, nedense sevdiğim yönetmenleri düşünürken hiç aklıma gelmez kendisi. sunset blvd. hatrına her yerde anılmalıdır halbuki. velhasıl, ayıp ettiğim yönetmendir. bundan sonra daha dikkatli olayım en iyisi.