bir başkadır benim memleketim

cohen cohen
hasan mutlucan'ın "yine de şahlanıyor aman" ile birlikte bir dönem savaş (kıbrıs çıkartması) ve darbe habercisi ya da pansumanı olan slow marş.
ayten alpman'ın son albümünde yılmaz güney'in filminin müziği "arkadaş"ı söylemesi gecikmiş bir günah çıkarma olabilir.
bir fincan kahve ile film izlemek bir fincan kahve ile film izlemek
1960 darbesi sonucu başbakan, maliye bakanı ve dışişleri bakanının idam edildiği
ardından 1971 muhtırası sonucu ''biz 3'e 3 yapmaya geldik deyip hiç kan dökmemiş düşüncelerini cesurca savunan üç genci, üç fidanı idam etmiş
1980'de daha hayatının baharında, gençliğini yaşayamamış 16 yaşında bir çocuğu erdal eren'i idam eden,
insanların sağ-sol diye düşüncelerine göre ayrıldığı, fabrikalara girişlerin sağ ve sol görüşlüler için ayrı olduğu ve babamın bunu gözü yaşlı anlattığı,
düşüncelerin yasaklandığı, kitapların yakıldığı,
kanlı pazarın yaşandığı bir memleket

her terör olayında ''artık sabır taştı, gereği yapılacak'' deyip on gün sonra hiçbir şey olammış gibi davranan siyasilere sahip olduğumuz,
ne iktidarın, ne de muhalefetin becerilebildiği, cesurca muhalefet edenlerin de bir şekilde susturulduğu,
yıllardır hapislere suçsuz insanların göz göre göre atıldığı,
13 yaşındaki bir kızın, 22 kişiyle kendi rızasıyla(!) birlikte olduğuna inanılabilen ve böyle tuhaf bir kararı veren adalete sahip olan,
faili meçhul bir sürü cinayetin işlendiği ama bazı olaylarda(!) nedense suçlunun hemen bulunduğu,
hayvanlara işkencede dünya sıralamasında ikinci olan,
gazetecilerin faili meçhul kişiler tarafından ya katledildiği ya da bir şekilde içeriye tıkıldığı,
az bilgiyle çok fikri(!) olan insanların bulunduğu,
toplumun, birilerinin gazıyla çok çabuk galeyana gelebildiği,
ülke adına her gün çok şeyin konuşulup hiçbir şeyin yapılmadığı,
toplum içinde, insanların düşüncelerini rahatça ifade edemedikleri,
düşüncelerin tabu haline geldiği,
bize emanet edilen ülkenin her gün git gide kirlendiği,
gençlerin,israil'e ve amerika'ya karşıyız deyip üzerlerinde levi's tişörtle dolaştıkları,sıfır bilgiyle dolaştıkları,sadece laf milliyetçiliği yapıp kurtlar vadisi raconu kestikleri
tuhaf bir memleket

evet,gerçekten bir başkadır benim memleketim.
şekspiristan şekspiristan
başkası olma kendin ol dediğim memleketim. anadolu ile mezopotamya böyle olmamalı, vatanım, insanları sıralı ölüm ile öteye göçebe olmalıydı. ki güne gürz düştü, gün kanadı, gün kan koktu, yeryüzü meleklerin dediği gibi oldu. kırmızı bir figan koptu, yakut kırmızısı bir çığlık. iflah olmak bilmiyor ayrılıklar, dinmek bir yana dursun, durulmayan bir öfke sağanağı. hangi günah işlendi de fesat ekini boy veriyor kirli bir bereket ile, hangi zaman diliminde boğazları kesildi, ruhları beddua eden mazlumlar! uzak bir hikâye ne zaman olacak bizlere, bu uzun ve kasvetli gerçek hileler, bu öteki laneti ne zaman kalkacak üzerimizden. ahlar söküldü yüreklerden, kalleşçe, namusuz bir çeviklik ile yediler kırklar gibi çoğaldı, bu yargısız körlük, bu düşünsel kıtlık, bu çorak gönüller ne ara böyle oldu. eski medeniyetler üzerinde olan varlık, yaşam telaşı içinde değil, memat hayat telaşı içinde geçiyor. medeniyetler üzerine ne sefil bir varlık binası bu öyle. ölümün adaletine kötü bir gölge düşüren katiller kimdir? kimdir nazlı gülüşler içine ağıtlar döken? iblisler bile kaçınır artık insanın şerrinden!