bir demet tiyatro

9 /
rüyanda görsen inanma rüyanda görsen inanma
- senin beni eskisi kadar sevmediğin her halinden anlaşılıyor zaten.
- nereden anlaşılıyor?
- elini tutuyorum, elimi bırakıyorsun. gözüne bakıyorum gözüme bakmıyorsun.
- bilmiyorum asuman bilmiyorum. doğrudur kalbimin eski çarpıntısını kaybettiği, tüm aramalara rağmen bulunamadığı inkar edilebilir bir gerçek olsa niçin inkar edilmesin öyle değil mi, o ki inkar edilebilir edersin gider yok böyle bir şey dersin gider.
- bak ağzınla söyledin işte sonunda!
- ben konuşmak için en müsait yer ağız diye şey ettim ama?
- beni artık sevmiyorsun öyle mi?
- ya seni seviyorum da seni sevmeyi eskisi kadar sevemiyorum. hani eskiden seni sevmenin birbirimizi sevmenin yeşil gevrek bir tadı vardı. seni güldürmenin lezzeti damağıma yerleşir orada mutlu mesut yaşardı. yani bir şey olduğu vakit ilk bunu koşayım gideyim asuman'a söyleyeyim tarzında bir haberci telaşı olurdu.
- şimdi ne oldu peki?
- bilmiyorum asuman bilmiyorum, kalbim bir kuyunun dibindeki suyun içinde nefes almaya çalışan bir gariban. yukarı tırmanmaya çalışıyor ama ne yapsın... kuyunun duvarları düz, kuyunun duvarları ıslak...
sifacı sifacı
mukremin abi seni unutmadim , sırf bu ismi senin icin seviyorum
ah mukremin ne anlamlı bir isim abi
mukremin
t: en kral karakteri mukremin abi olan , tiyatroyu sevdiren güzide yapim
acarabi acarabi
günümüzde tekrar yayınlansa ekranlardaki bir çok diziye arkasından nal toplatacak dizidir.
ayrıca, günümüz bir çok dizi oyuncusuna haftada 3 defa ders olarak izlettirilmesi tavsiyedir.
ki, anlasınlar uzun soluklu bir dizide nasıl rol yapılır...
acarabi acarabi
şimdiki gençlik pek bilmez fakat, günümüz dizilerinin senaryolarına ve oyuncu kalitelerine - kalitesizliklerine- bakınca her bölümünün adeta dizi oscarlarına aday olacağı yapımdır.
o c o c
90'larda mini mini bir çocuk olduğum için hatırlamıyordum, ama 1 saat bunu izleyince içim karardı. arkadaş biz ne modern, ne ilerici bir milletmişiz lan? nerden nereye gelmişiz, siyasi hiciv yapılabilen, cinsel konuları irdeleyebilen, zeki, sadece 40 dakika sürebilen diziler yaparken ne oldu da bugünkü rezilliği yaşamak zorunda bırakıldık?

ulusal kanallardan tiyatro oyunlarının yayınlanıp reyting birincisi olduğu günlerden survivor ve daha birçok saçmasapan dizi yarışmaya nasıl evrildin güzel ülkem? nasıl kaybettin bilincini böyle?
2
acarabi acarabi
şimdilerde tiyatro yaptığını zanneden ve rol yapmayı duvara karşı konuşma zanneden zibidilerin ders olarak günde bir defa muhakkak izlemeleri gereken tiyatro gösterisi.
hayatı problem çözmek ve hata yapmakla geçen adam hayatı problem çözmek ve hata yapmakla geçen adam
youtube'da tüm bölümlerini izleyebileceğiniz dizinin ilk bölümü aslında oradaki 2. bölümdür. i̇lk bölüm 31 aralık 1994 gecesi star tv'de yayınlanmış "demet akbağ şov"a aittir*.

yaklaşık ilk 30 bölüm absürd komedinin ağır olduğu bir diziyken, 40. bölüm civarında hem esprilerden sonraki gülme efektleri ortadan kalkmış hem de absürd komedi öğeleri oldukça azalmaya başlasa da -beni rahatsız etmeyen bir dozda, varlığını korumuştur.

sitcom komedi'de gerçeklik şartı koşmayan, bol oyunculu ve bir yerden çok tanıdık gelse de bir o kadar da özgün olan karakterlere sahip bir dizi izlemek isteyenlere tavsiye edilir.

not ve küçük bir spoiler: mükremin çıtır'ın 94. bölümde, babasının çalıştığı kurumdaki çay ocağını işletmeye başlamasının ardından; iclal aydın 97. bölümde diziye katılır.

*ali haydar özkan'a teşekkürler.
purge me purge me
yılmaz erdoğan'ın kelime pornosoydu resmen. şapka çıkarıyorum her aklıma düştüğünde.

"yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki züleyha. bir insanın bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben" (eyvah necdet)
9 /