bir demet yasemen

kornish kornish
sözlerini ve müziğini zeki müren'in yapmış olduğu, düyek usulünde nihavend bir türk sanat musikisi eseri. muazzam bir çalışma, alkol katalizörü..

sözleri :

bir demet yasemen
aşkımın tek hatırası

bitmiyor ayrılık
dinmiyor gönlümün
hicran yarası

ağlasam inlesem
dinmez bahtımın karası

bitmiyor ayrılık
dinmiyor gönlümün
hicran hicran hicran yarası..
anha minha anha minha
allah’ına kadar anason kokan bir şarkı. gözleriniz dolar ve düşerken yanaklarınızdan yaşlar, rakı kadehine düşürmek istersiniz damlaları. rakı bitmesin istersiniz, amaç sarhoş olmaktır. bu şarkının sarhoşluğunu, ancak rakının sarhoşluğuyla geçirebilirsiniz çünkü. bilinç kaybolmalı ki ruhun yıkılışının çığlığı duyulmasın içlerde…

şarkı da ayrılık kelimesi yerine hicranın seçilmesi tesadüf değildir diye düşünmüşümdür hep. hicran; ayrılığa, umutsuzluk ve hayal kırıklığı eklenerek hissedilir. ayrılıktan farklıdır. bu farkı şarkı öylesine güzel anlatır ki zeki müren her “hicran” deyişinde hissettikleriniz acılarla yoğurulan geçmişinize olan kırgınlığınızdır. kızgınlık değil kırgınlıktır. bu nedenle o, bir demet yasemen kurutulup saklanacaktır. daha çok yanıp sönmek için. sanki kavrulmamışsınız gibi…
mfk md mfk md
paşa * bir demet yasemen diye şarkıya girdiğinde içinizden bir parça eşlik eder, fütursuzca. belki de hiç söyleyesiniz yoktur dizeleri, ama şarkının sonunda kendinizi koyuvermiş bir halde bulmanız yüksek ihtimaldir, zeki müren'den dinlediğim tüm şarkılar arasında beni en çok etkileyen 3-4 parçadan birisidir.
theokoles theokoles
hikayesi de parça kadar etkileyici olan şaheser.

zeki müren'in anlatımıyla;

"efendim, o gün çok sevdiğim yakacık'ta oturmuş, yorgunluk atmış, sevdiğim yasemen çiçeklerinden toplamıştım.
akşam üstü kartal'dan arabalı vapur ile yalova'ya geçecek oradan da bursa'ya gidecektim.
arabamla vapura girdim. az sonra yanımızdaki sıraya, içinde benim bursa'dan çocukluk aşkım olan hanımefendinin olduğu bir otomobil geldi, durdu. bir an onunla göz göze geldik.
o artık evli bir kadındı ve bambaşka bir hayata aitti.
işte o sırada, lise yıllarımda onun için topladığım yasemen çiçekleri geldi aklıma. onlar 'ilk aşkımın' çiçekleriydi.
yol boyunca hep onu düşündüm.
vapurumuz yalova'ya vardığında, yıllarca dillerden düşmeyecek o nihavend şarkımı bestelemiştim bile"