bir insanı tanımak

2 /
latife yaptim yer misin latife yaptim yer misin
az biraz alengirik bir hadise ama n'olursa olsun, denemeye de değer. tabi karşımızdaki insanı belirli bir kalıba sokmamak şartıyla..

şimdi bu tanıma evresinin ilk safhalarında, kahramanımıza öyle anlamlar yüklüyoruz ki farkında olmadan. kendi çapımızda etiketler yapıştırıyoruz, bütün iyi ve kötü sıfatları konuşlandırarak. hem iyi hem de kötü olunamazmış gibi, "ya sev, ya terk et" minvalinde, şok açıklamalar yapıyoruz. evet, evet. daha ilk aşamada hem de. halbuse ne gerek varsa böyle atraksiyonlara? hayır yani, kime neyin ispatıdır bu sevgi kelebekleri?

yoksa tüm bunların altında, kendimize "tanıdık" bir yandaş arama mevzusu mu yatıyor acaba? o yüzden mi yangından mal kaçırır gibi insanları tanımak isterken kaçırıyoruz kendimizden?

of. içime aşırı dozda doğan cüceloğlu kaçtı zannedersem. olayı daha da içselleştirmeden çıkalım bu tanıma olayından.

gömdüm.
dappia dappia
seversin tanımak için ya da merak etmen gerekir ya da nefret. bir şey gerekir, bir itici güç olmalıdır seni çeken bir şey. ince işçilik ister tanımak, restorasyon öncesi gerçek binayı keşfetmek gibidir. yüzey hep farklıdır içerdekilerden yıllar insanı değiştirir, tanımak için her bir katmanı açman gerekir. her bir boya katmanı bir acının örtüsüdür, her bir alçı bir yaranın kapatılışıdır. onları bulmak bile çok zaman alır nerededir o yaralar, boyalar. hangisi gerçek hangisi sonradandır. bulduğunu belli etmek ya da o boyaların ona hiç yakışmadığını gereksiz olduğunu ona söylemek tanımak değildir. tanımak onları bulup, aslında bulmamamış gibi davranmaktır. o acıları paylaşıp, o yaraları iyileştirmektir diğerleri anlamadan. göz göze geldiğinde ne düşündüğünü anlayabilmektir.
nesade nesade
bi insanı tanımak bazen daha da fazla sorumluluk almamıza, daha da fazla fedakarlık etmemize neden olur. şahsen ben şu an o fedakarlık dönemindeyim ama bazen bunu ne kadar sürdürebileceğimi düşünüyorum , tanıdığım diğer yönler iyi hoş ama öyle bişey var ki ikimizin de canını sıkıyor ve ben şu an ondan bi beklenti içinde olmamak durumundayım her ne kadar zor olsa da şu ara direniyorum bi şekilde sınanıyorum sanırım . ama bazen de bir insanı tanımak içinizdeki başka bi kişiliği keşfetmek gibidir. birini tanıyınca en ufak bi bakışı size onun ne düşündüğünü anlatıverir, bi gülüşü herşeye cevap olabilir onun ne karar vereceğini, ne isteyeceğini herşeyi bilebilmek sezebilmektir.
dappia dappia
bir insanı tanıdığını sanmak ile tanımak arasında belki de sadece zaman vardır. tanırsın önce her şeyi tanıdıktır, her yaptığı şeyi neden yaptığını bilirsin. nerede ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını, nasıl uyuduğunu uyandığını dişlerini fırçaladığını, çoraplarını nasıl giydiğini, burnunu nasıl karıştırdığını, nasıl kötü koktuğunu, nasıl ayna baktığını aynaya baktığında ne gördüğünü, nasıl güzel koktuğunu, nasıl yemek yediğini, ne kadar su içtiğini, ne giydiğini, ne giymediğini, nasıl öpüştüğünü, nasıl sevdiğini hepsini bilirsin. nasıl mutlu olduğunu, kızdığını, sakinleştiğini. hangi yemekleri sevdiğini, kimlerle konuşunca mutlu olduğunu her şeyi. peki tüm bunları bilmek doğru mudur. tüm bunları öğrenmek. asıl olan bu mudur sevgi için. böyle mi sevmiş olur insan. öyleyse sonraki aşama nedir. belki de sonraki aşama tanıdığını sandığın kişiyi aslında tanımadığını anladığın aşamadır. tüm bunların üstünde olan bir şeylerin olduğunu gördüğün ama ne olduğunu bilmediğin andır.
prensipolarakdüşünmüyorum prensipolarakdüşünmüyorum
yapılan araştırmalara göre bir insan diğer bir insanı yaklaşık olarak anca 10 yılda iyi bir şekilde tanıyabiliyormuş ve bir insan diğerini ne kadar tanırsa tanısın en fazla yüzde ellisini biliyormuş.daha fazlasını değil.
aslına bakarsanız bir insan diğerinin her şeyini biliyorsa tüm düşüncelerini tüm duygularını tüm davranışlarını.. dünyada şu anda arkadaş olan çoğu kişi birbirine sırt döner ve aşığım diyen binlerce kişide çoktan ayrılırdı.aslında kimse kimseyi tam olarak bilmiyor,tanımıyoruz aslında birbirimizi.hep bir bilinmezlik taşıyor herkes.hepimiz.. bilinmeyen,göstermediğimiz hep bir yanımız mutlaka ki oluyor.ve uzun zamanlar geçtikten sonra bir ilişkinin üzerinden (arkadaşlık veya sevgili fark etmez) sonunda -ben seni hiç tanıyamamışım, deyip bitirip sonlandırıyoruz her şeyi.tüm yaşanılanları iyiyi kötüyü silip atabiliyoruz kolayca.aslında herkes başta gösterse tüm yüzünü tüm duygularını gerçekten nasılsa öyle olabilse beraberken de, çoğu ilişki kurtulur ve başlamadan biter bir çoğuda.daha az yara alır belki de insan.daha az üzülür.daha az sahte yüz görür , daha az yanılırız belki de.
2 /