bir kızla bir erkeğin iyi arkadaş olması

31 /
butafa butafa
çok keyiflidir. karşınızdakini "kız" ya da "erkek" olarak görmediğiniz zaman sıkıntı olmaz ki "dostluğun cinsiyeti yoktur".

aslında avantajları çok fazladır. akşamları bir dostunuzla istediğiniz yere gidip, yanında doğal davrandığınız için, gayet eğlenceli zamanlar geçirebilirsiniz.

sevgiliniz ile problem yaşadığınız zaman, anlayamadığınız bir bakış açısı edinebilirsiniz.

güvenebilirsiniz... karşı cinse güvenme sorunu yaşasanız bile, dostunuza güvenebilirsiniz.. belki bu yıllar içinde ruhunuzdaki defektlerin yok olmasına neden olabilir.

eğer bu dostluk "gerçek" dostluk ise.
isveç norveç danimarka isveç norveç danimarka
her gördüğü insana potansiyel sevgili gözüyle bakan insanımsıların (kız erkek ayrımı yapmıyorum) yapamadığı olaydır. karşı cinsten bir arkadaşınızın olması dünyanın en güzel şeylerinden biridir, hayata bakış açınızı değiştirir, insan ilişkilerinizi geliştirir. herkese lazım bir şeydir.
catori catori
nedense çok başarabildiğim bir olay. genellikle yakın arkadaşlarımın sevgilileri olur bu kişiler, ayrıca normal olarak tanıştığım insanlarda olabiliyor. bu kişiler çekici olmuyor ama muhabbeti saran kişiler oluyor genellikle. bazen de çok çekici olabiliyor ancak yazsan da bir sonuç alamayacağını bildiğin için hiç yoktan arkadaş kalalım diyebiliyorsunuz.
varanotobusundeayaktakalanokuzcan varanotobusundeayaktakalanokuzcan
anormal bir şey gibi bir de bunun için başlık açmışlar. ne var bunda? karşı cins birbiriyle arkadaş olamaz mı? illa bir bit yeniği mi olmalı işin içinde ya da cinsellik? delinin biri nefsine hakim olamıyor diye bir genelleme yapıyor kırk akıllı çıkaramıyor.
arkadaş dediğin senin eksikliklerini tamamlayan, doğruyu yanlışı ayırt etmene yardım eden, derdini de mutluluğunu da seninle paylaşan, yeri geldiğinde kardeşten öte olan kişidir.
giderek nasıl bir topluma dönüşüyoruz böyle? bu devirde yakın arkadaş bulduk da cinsiyeti kaldı.
bilinçli nötr bilinçli nötr
istenildiğinde olabilecek bir durumdur.

zamanında süper lisede aynı sınıfta okuduğum bir kızla gayet sağlam, samimi ve de bir o kadar da doğal bir ilişkim var, arkadaşlık anlamında. öyle ki bölümlerimiz farklı olsa da aynı üniversitede okuduk.süper liseden 4, üniversiteden de 5 yıl olmak üzere en az 9 yıllık arkadaşım.

güzel mi, evet çok güzel. bir giyim tarzı var, bir insanı bu kadar mı sempatik gösterir. otobüste özellikle orta yaşlı kadınlar muhabbet kuruyor kızla, ay ne güzel tarz bir giyimin var diye. ben çok mu yakışıklıyım, hayır. yine de bir giderim var tabi. ama arkadaşım çok güzel, güzelliğinden ziyade çok doğal, sempatik.

ne ben ona yazdım, ne de o bana. ne ben ona cinsel ilişki yönünden yaklaştım, ne de o bana. kredi kartımın, bankamatik kartımın şifresini biliyor. internetten kitap satın aldığında kartımı kullanır. sonra beni arar, sadece beni haberdar eder. facebook kullanmaz. benim e mail adresimi, şifremi biliyor. benim facebook'u kullanır. ne için? bilimsel video yayınlayan adreslerde video izlemek, bir şeyler okumak için. bilimin hastası. elinden kitap düşürmez. hepside bilimsel, tarihsel kitaplar. istanbul'daki tüm sahafları tanır.

akıllı telefon kullanmaz. benim telefonumu izinsiz alır, tuş kilidini filan bilir zaten. bilim sitelerine girer. yazılar okur. bazen internet sınırını aşar. benim fatura kol gibi gelir. özür bile dilemez. hadi ya, aşmış mıyım, az okuyayım bari der. alır, yine aşar, kol gibi fatura gelir.

çantasında bir tablet vardır. açar bilimsel yazılar okur. bankamatik kartı genelde bende durur. şifresini bilirim. kitap almamı ister.

bazen taksim'e bara gider arkadaşlarıyla. ama bensiz gitmez. sarhoş olunca güveneceği kişi benimdir. iyi içer, eğlenir, dans eder. benimle içer, eğlenir, hiç bir yakınlaşmamız olmaz. çünkü içimizden gelmez. ben onu eve bırakırım. ben taksim'e gideceğim zaman o da gelir. hep ilgi odağı olur. iyi içer. sarhoş olur. ama ben olduğum için içer. onu eve götürürüm.

üniversitede o kız arkadaşı ile evde kalıyor, ben arkadaşlarımla evde kalıyordum. mimarlık okudu arkadaşım. bazen sabaha kadar üniversitede kalıyorlardı. uykusuz kalınca sınıfa gelir, benden evin anahtarını alır, bana gider, akşama kadar benim yatakta yatardı. çünkü benim ev üniversiteye yakındı. yemek yapardı bize akşam olunca, deli gibi yerdik. yemekleri güzeldir.

üniversitede bizim bölüme yanıma geldiğinde tüm bölüm döner ona bakardı. kız olsun , erkek olsun. giyim tarzı çok farklı çünkü. hint kadınları gibi giyim tarzı var. çok marjinal. çokta yakıştırır kendine. yanıma gelirdi, ben çay içiyorsam çayımdan içer, simitimi yer, telefonumu alır facebook'uma girerdi.

kaç tane erkek arkadaşım tanıştırmamı istedi onunla. tanıştırdım da, zaten durumu anlatmama gerek kalmazdı. o anlardı. "hacım şimdi hak veriyorum arkadaşlarına, anladın mı? hacım bak sen beni kaçırma, beni al sen. yoksa bunlara kalacağım, sonra demedin deme!" diyerek takılırdı bana.
(eskişehir'de millet birbirine "hacım" der.) kendisiyle görüşmek isteyen erkek arkadaşlarımı kırmazdı. konuşurdu, kibarca durumu anlatırdı. ama selamını da eksik etmezdi ertesi günü.

rahatız, serbestçe konuşuyoruz. benim üniversitede ilişkiye girdiğim kızların tahlilini yapardı. "hacım yine kimi götürdün, odanın maşallahı vardı. peçeteler filan!" diyerek takılırdı. "haklısınız tabi. cinsellik, doğadan uzaklaşan insanoğlunun..." diyerek anlatırdı bana. öyle boş boş dinlerdim. geri zekalı mal mal dinleyeceğine, kalk git daha iyi derdi.

kimseyle bir tartışmasını görmedim. kimseyi kırmaz. zaten onu gören istemsiz de olsa gülümser. zira öyle bir pozitif enerjisi var ki, insanı mutlu eder istemsiz. aramızdaki diyalog, samimiyet öyle doğal ki; örneğin omzuma başını koyar yatar, koluma girer gezeriz, önümde sütyen askılığını düzeltir, odasında ben rahatça dolaşırım, rahatsız olmaz. neden? çünkü biz öyle bakmıyoruz birbirimize. artık alışmışız, aşmışız, arkadaşça, dostça bakıyoruz birbirimize.

ailelerimizi tanıyoruz zaten. anne babasıyla bir diyaloğu var, görseniz böyle bir aile nasıl olur ya dersiniz. öyle samimi, öyle enerji dolu.

şimdi mecidiyeköy'de bir mimarlık firmasında iyi bir maaşla çalışıyor arkadaşım. az önce mesaj attı, akşam kahve içelim. şimdi kahve içeceğiz, annesi arar, benimle olduğunu söyler, kadın (sempatik bir şekilde annesine) damadınla kahve içiyorum der, bana takılır. babasıyla konuşur, yok adam yok bu çocuktan sana damat olmaz der, ortamı şenlendirir, babasını güldürür.

uzun uzun, detaylarını yazdım ki, "peniskolik" ya da "vajinakolik" olarak çalışmıyorsa beyniniz; bir kız ile bir erkek son derece iyi bir dost, iyi bir arkadaş olurlar.
suya düşen kozalak suya düşen kozalak
belli bir zaman aralığında olabilecek bir durumdur.
eğer ki erkeğin yada kızın sevgilisi olduğu an aralarındaki arkadaşlık sessizce yavaş yavaş sönecektir sadece selamlaşmaya yada toplu arkadaşlar ortamında kalır.
binbir hayallerle itüye gelen şaşkın genç binbir hayallerle itüye gelen şaşkın genç
4 yıl sonra 13 yıl önceki lise arkadaşımla tekrar buluştum
ondan önce de yine bir 4-5 yıl önce görüşmüştük
normalde yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi, liseden sonra ayrı düştük
nitekim şu an onun aşık olduğu biri benimse 5-6 yıldır uzun soluklu bir ilişkim var
bugün buluşup bir sürü gezdik, konuştuk, yılların güncellemesini yaptık
nitekim benim hatuna da söyledim öncesinde, sonrasında, buluşacağız, şuraya gideceğiz falan filan
yine de küfür gibi bir karşılık yedim, yaptığım hareketin yanlışlığını belirten
kim sokuyor erkek-kadın arkadaş olamaz diye bilmiyorum ama sıçayım bunu savunanlara
topluca psikolojimiz bozuk
anamız kardeşimiz haricinde bir şeyler paylaşabileceğimiz tek kadın eşimiz olabilirmiş gibi
peh
yürüyen adam yürüyen adam
abi o işin sonu mutlaka sekse gidiyor. yani gitmez gitmez diyorsun ama ya kafalar iyiyken ya başka bir durumda mutlaka gidiyor sonra arkadaşlık da bozuluyor.* bu sebepten iyi arkadaş olun ama sevişmeyin.
31 /