bir kızla bir erkeğin iyi arkadaş olması

31 /
bilinçli nötr bilinçli nötr
istenildiğinde olabilecek bir durumdur.

zamanında süper lisede aynı sınıfta okuduğum bir kızla gayet sağlam, samimi ve de bir o kadar da doğal bir ilişkim var, arkadaşlık anlamında. öyle ki bölümlerimiz farklı olsa da aynı üniversitede okuduk.süper liseden 4, üniversiteden de 5 yıl olmak üzere en az 9 yıllık arkadaşım.

güzel mi, evet çok güzel. bir giyim tarzı var, bir insanı bu kadar mı sempatik gösterir. otobüste özellikle orta yaşlı kadınlar muhabbet kuruyor kızla, ay ne güzel tarz bir giyimin var diye. ben çok mu yakışıklıyım, hayır. yine de bir giderim var tabi. ama arkadaşım çok güzel, güzelliğinden ziyade çok doğal, sempatik.

ne ben ona yazdım, ne de o bana. ne ben ona cinsel ilişki yönünden yaklaştım, ne de o bana. kredi kartımın, bankamatik kartımın şifresini biliyor. internetten kitap satın aldığında kartımı kullanır. sonra beni arar, sadece beni haberdar eder. facebook kullanmaz. benim e mail adresimi, şifremi biliyor. benim facebook'u kullanır. ne için? bilimsel video yayınlayan adreslerde video izlemek, bir şeyler okumak için. bilimin hastası. elinden kitap düşürmez. hepside bilimsel, tarihsel kitaplar. istanbul'daki tüm sahafları tanır.

akıllı telefon kullanmaz. benim telefonumu izinsiz alır, tuş kilidini filan bilir zaten. bilim sitelerine girer. yazılar okur. bazen internet sınırını aşar. benim fatura kol gibi gelir. özür bile dilemez. hadi ya, aşmış mıyım, az okuyayım bari der. alır, yine aşar, kol gibi fatura gelir.

çantasında bir tablet vardır. açar bilimsel yazılar okur. bankamatik kartı genelde bende durur. şifresini bilirim. kitap almamı ister.

bazen taksim'e bara gider arkadaşlarıyla. ama bensiz gitmez. sarhoş olunca güveneceği kişi benimdir. iyi içer, eğlenir, dans eder. benimle içer, eğlenir, hiç bir yakınlaşmamız olmaz. çünkü içimizden gelmez. ben onu eve bırakırım. ben taksim'e gideceğim zaman o da gelir. hep ilgi odağı olur. iyi içer. sarhoş olur. ama ben olduğum için içer. onu eve götürürüm.

üniversitede o kız arkadaşı ile evde kalıyor, ben arkadaşlarımla evde kalıyordum. mimarlık okudu arkadaşım. bazen sabaha kadar üniversitede kalıyorlardı. uykusuz kalınca sınıfa gelir, benden evin anahtarını alır, bana gider, akşama kadar benim yatakta yatardı. çünkü benim ev üniversiteye yakındı. yemek yapardı bize akşam olunca, deli gibi yerdik. yemekleri güzeldir.

üniversitede bizim bölüme yanıma geldiğinde tüm bölüm döner ona bakardı. kız olsun , erkek olsun. giyim tarzı çok farklı çünkü. hint kadınları gibi giyim tarzı var. çok marjinal. çokta yakıştırır kendine. yanıma gelirdi, ben çay içiyorsam çayımdan içer, simitimi yer, telefonumu alır facebook'uma girerdi.

kaç tane erkek arkadaşım tanıştırmamı istedi onunla. tanıştırdım da, zaten durumu anlatmama gerek kalmazdı. o anlardı. "hacım şimdi hak veriyorum arkadaşlarına, anladın mı? hacım bak sen beni kaçırma, beni al sen. yoksa bunlara kalacağım, sonra demedin deme!" diyerek takılırdı bana.
(eskişehir'de millet birbirine "hacım" der.) kendisiyle görüşmek isteyen erkek arkadaşlarımı kırmazdı. konuşurdu, kibarca durumu anlatırdı. ama selamını da eksik etmezdi ertesi günü.

rahatız, serbestçe konuşuyoruz. benim üniversitede ilişkiye girdiğim kızların tahlilini yapardı. "hacım yine kimi götürdün, odanın maşallahı vardı. peçeteler filan!" diyerek takılırdı. "haklısınız tabi. cinsellik, doğadan uzaklaşan insanoğlunun..." diyerek anlatırdı bana. öyle boş boş dinlerdim. geri zekalı mal mal dinleyeceğine, kalk git daha iyi derdi.

kimseyle bir tartışmasını görmedim. kimseyi kırmaz. zaten onu gören istemsiz de olsa gülümser. zira öyle bir pozitif enerjisi var ki, insanı mutlu eder istemsiz. aramızdaki diyalog, samimiyet öyle doğal ki; örneğin omzuma başını koyar yatar, koluma girer gezeriz, önümde sütyen askılığını düzeltir, odasında ben rahatça dolaşırım, rahatsız olmaz. neden? çünkü biz öyle bakmıyoruz birbirimize. artık alışmışız, aşmışız, arkadaşça, dostça bakıyoruz birbirimize.

ailelerimizi tanıyoruz zaten. anne babasıyla bir diyaloğu var, görseniz böyle bir aile nasıl olur ya dersiniz. öyle samimi, öyle enerji dolu.

şimdi mecidiyeköy'de bir mimarlık firmasında iyi bir maaşla çalışıyor arkadaşım. az önce mesaj attı, akşam kahve içelim. şimdi kahve içeceğiz, annesi arar, benimle olduğunu söyler, kadın (sempatik bir şekilde annesine) damadınla kahve içiyorum der, bana takılır. babasıyla konuşur, yok adam yok bu çocuktan sana damat olmaz der, ortamı şenlendirir, babasını güldürür.

uzun uzun, detaylarını yazdım ki, "peniskolik" ya da "vajinakolik" olarak çalışmıyorsa beyniniz; bir kız ile bir erkek son derece iyi bir dost, iyi bir arkadaş olurlar.
suya düşen kozalak suya düşen kozalak
belli bir zaman aralığında olabilecek bir durumdur.
eğer ki erkeğin yada kızın sevgilisi olduğu an aralarındaki arkadaşlık sessizce yavaş yavaş sönecektir sadece selamlaşmaya yada toplu arkadaşlar ortamında kalır.
binbir hayallerle itüye gelen şaşkın genç binbir hayallerle itüye gelen şaşkın genç
4 yıl sonra 13 yıl önceki lise arkadaşımla tekrar buluştum
ondan önce de yine bir 4-5 yıl önce görüşmüştük
normalde yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi, liseden sonra ayrı düştük
nitekim şu an onun aşık olduğu biri benimse 5-6 yıldır uzun soluklu bir ilişkim var
bugün buluşup bir sürü gezdik, konuştuk, yılların güncellemesini yaptık
nitekim benim hatuna da söyledim öncesinde, sonrasında, buluşacağız, şuraya gideceğiz falan filan
yine de küfür gibi bir karşılık yedim, yaptığım hareketin yanlışlığını belirten
kim sokuyor erkek-kadın arkadaş olamaz diye bilmiyorum ama sıçayım bunu savunanlara
topluca psikolojimiz bozuk
anamız kardeşimiz haricinde bir şeyler paylaşabileceğimiz tek kadın eşimiz olabilirmiş gibi
peh
dsaewq dsaewq
#17946086 tamda bunu yazmaya geldiydim. iyi denk geldi.

bir erkek, bir kadınla arkadaş olabilir. niyeti oysa süper arkadaş olurlar. ama kadınlar etraflarında boş insan dolaşmasını istemiyorlar. illa ki bir amaç, bir geleceği yatırım olarak görülüyorsunuz.
senantuanmısın senantuanmısın
yo olabilir. 5 tane yakın kız arkadaşım var birbirimizin her şeyini biliriz. cinsiyet ayrımına gerek yok karşındaki insan. illa ki iki karşı cins arkadaş hatta dost olunca sonuç seks olmuyor. yeri geliyor en yakın dostumla bel altıda konuşuyoruz hayata dair planlarımızı da,hayallerimizi de. o yüzden önce insan olmak lazım. sevişecek başka birini bulursun. bence bunu savunan erkek veya kadın karşı cinsi hayatına hep sevgili diye almış. bulduğu deliğe girmeye zorlayan abaza'n erkek her dişi kişiliğe bu gözle bakma karşındaki de bir insan. oturup medeni medeni ahbaplık edebilirsin her dişi sevişmelik hatun gözü ile bakma. mal değneği????????
lazpinokyo lazpinokyo
ben arkadaş filan dinlemiyorum, denk gelirse alkol filan yavşarsa acımam ama durduk yere de arkadaşımı sikmenin peşine düşmem, şartlar olgunlaşınca ajsjd
yakov petroviç golyadkin yakov petroviç golyadkin
(bkz: when harry met sally)

bir kadın bir erkeği yakın arkadaşı görebilir,
ama bir erkek bir kadını yakın arkadaşı oluyorsa, orada bir cinsel arzu söz konusudur.
freud'un klişesi gibi "bir erkek birlikte olmak istemeyeceği kadınla yakın arkadaş olmaz."
kadın eğer bu erkeğe karşı hiç bir şey hissetmiyorsa en başından beri, sonrasında da bir şey hissetmez.
erkeğin iyi arkadaşı olduğu bir kadınla bir ilişkiye başlaması zor. kara deliğe düşen bir erkek oradan çıkabilir, ama bir kadının friendzone'nuna düşen bir erkek oradan asla çıkamaz.

kadınlar ilgiden hoşlanır, ilginin kimden geldiğiyle ise ilgilenmez çoğu zaman. ilgi gösteren kişiyi beğenirse zaten onunla bir ilişkiye en başından başlar.
2
dumrul dumrul
yine olaylara 1 - 0, siyah - beyaz şeklinde bakma eğilimimiz depreşmiş. yani garip kafalar. mesela en yakın arkadaşınızın sevgilisiyle - eşiyle nasıl arkadaş olamayabilirsiniz ki? benim çok az sayıdaki yakın arkadaşlarımın eşleri de benim çok yakın arkadaşlarımdır. her şeyi de rahatça konuşuruz. hatta onlar ayrıldıktan sonra da hala yakın arkadaş olarak kalıyoruz. tersi olsa saçma olmaz mı? yani benim bir arkadaşım haz etmeyeceğim bir tiple sevgili olsa ısrar etmesem de arkadaşımı uyarırım. "bu kızda yanlış bişiyler var abi, dikkatli olsan iyi olur" derim ve daha önce bunu dediğim arkadaşlarım oldu. belki tesadüf ama hepsinde de haklı çıktım.

kendi ilişkilerimde de şahsen benim hiç arzu duymadığım kadın arkadaşlarım oldu, bir dönem yakınlaştığımız ama sonra arkadaşlığa devam ettiklerimiz oldu, benim onu istediğim onun beni istemediği durumlar da oldu. bunlar arkadaşlığı sürdürebildiğimiz örnekler.

bunun dışında onun beni istediği benim çok emin olmadığım üç örnekte karşıdakiler ilişkiyi tamamen kopardılar. bu da bir seçenek... benim onu istediğim onun beni istemediği bir örnekte ben arkadaşlığı tamamen kopardım sonra o sevgili olmak istediğini söyleyerek geri döndü. sevgililiğimiz gerçekten de bok gibi geçti. geçmişte eski sevgililerin asla arkadaş olamayacağı kafasındaydım ama bu ilişki bittikten sonra (ki o evlendi ve çoluk çocuğa karıştı) gayet arkadaş olabildik. bi anlamda o kazandı ama ben de kaybetmiş olmadım. buna karşılık ilk sevgilimle ilişkimiz ikimizin de birbirimizi sevgili olarak istediğimiz şekilde başladı. zor koşullara rağmen dört sene falan gayet iyi sürdü. sonra o, ilişkiyi arkadaş kalarak bitirmeyi istedi. ben orada uçlaştırıp biraz bokunu çıkardım ve tamamen koptuk. şimdi düşününce aslında çok iyi arkadaş olabilirdik. çünkü bizim onunla ilişkimizin yüzde doksanı kafa uyumundan kaynaklanıyordu.

şimdi kişiselden çıkıp daha soğukkanlı bakalım:

1- iki insanın iyi arkadaş olması zor değildir. zor olan bunun uzun vadede sürdürülebilir olmasıdır. kendi "iyi arkadaş"larınızdan pay biçin. arkadaşlık kolay kurulur, bir dönem yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmiyor olabilir ama bu sonsuza kadar böyle gitmez. on yıllar boyu arkadaş kalabileceğiniz insan sayısı maksimum ikidir, üçtür. onun da koşulu sürekli göt göte olmamaktır. arada mesafe ile sınanmayan (ya da beslenmeyen) hiçbir ilişki kalıcı olamaz.

2- arkadaşlık ve seks her koşulda birbirinin karşıtı değildir. aradaki bir takım dalgalanmalar, yakınlaşmalar, gerilimler arkadaşlığa engel olmak zorunda değil. buradaki sıkıntı bizim sekse bakışımızdaki yamukluktur.

3- herkes herkese arzu duymaz ancak cinselliğin sistematik şekilde bastırıldığı topluluklarda cinselliğe erişim güç olduğu için yakınımızda duran kişi daha kolay erişilebilir bir kaynak olarak görülür. bu yüzden normalde arzu duymayacağımız bir kişi bile olsa aramızdaki sınırları ihlal etme eğilimimiz güçlenir. bizim kültürümüzde kadın - erkek arkadaşlığının biraz daha zor olmasının sebebi de budur. arkadaşlığı bozan durum, her iki tarafın da arzu duyduğu bir anda sevişmek değildir. karşı tarafın sınırlarını ihlal etme eğilimidir. bunun da kadını erkeği yok. erkek bir kankam da herhangi bir şekilde benim herhangi bir sınırımı ihlal edip duruyorsa onunla arkadaş olarak kalamayız.

4- bu ihlal her zaman erkek tarafından gelmez. motivasyonları da çok değişik olabilir. neyi isteyip - istemediğimizi açık açık konuşabilmek iyi arkadaşlığın ön koşuludur. konu seks olunca ya bokunu çıkarmaya ya da tamamen yok saymaya eğilim duyuyoruz. bunu uçlaştırmazsanız gayet iyi arkadaş olabilirsiniz. kendi duygularınızı da karşıdakini de kabullenmeye açık olun ama sınırlarınızı da karşınızdakine net olarak açın. iki taraftan biri karşıdakinin istediğinden daha yakın ya da daha uzak olmak istiyorsa bunun hakkında net konuşmak gerekir. herkes birbiriyle arkadaş olmak zorunda da değil. reddetme olanağı olduğu sürece arkadaşlık vardır. sevgililik de tam olarak budur. karşınızdakinin sizi belli bir konuda reddetmesine dayanamıyorsanız zaten burnunuz boktan çıkmaz. karşınızdakini reddedemiyorsanız da aynı şey olur.

5- seks yanlış bir şey değil. ama herkesi sikmek zorunda da değiliz. arkadaş olduğun kadın ya da erkek sana karşı bir arzu duymuyorsa ama başkalarına karşı arzu doluysa bu senin eksikliğin ya da karşıdakinin sapıklığı değildir. kimyan tutmuyordur o kadar. benim sık gördüğüm, hatta zaman zaman yaşadığım bir durum bu. karşındaki kişinin aktif bir cinsel yaşamı var ama senle ilgilenmiyor. kişi bunu garip bir şekilde kişiselleştirip bir kriz unsuruna dönüştürebiliyor. kendini haksızlığa uğramış filan olarak görüyor. x kişisini sikmek (ingilizce fuck ya da fransızca baiser gibi düşün salt erkek eylemi olarak değil) bir hak değildir. onun seni reddetmesi bir haktır. bunu net anlamadığın zaman kimseyle arkadaşlık kuramazsın.

özetle kadınla erkek pek ala arkadaş olabilir. bu arada aralarında cinsel bir tansiyon olabilir ya da olmayabilir. bu tansiyonu dengeleyebilecek kadar olgunlaştığında iyi bir arkadaşlık ilişkisi tesis edebilirsin. olgun değilsen zaten iyi arkadaş olmanın ne demek olduğunu dahi öğrenemezsin.
31 /