bir millet uyanıyor

düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
attila ilhan yönetiminde yayına hazırlanan ve ulusal/milliyetçi düşünceye sahip yazar ve düşünürlerin eserlerinden oluşan kitap dizisi.

bu kitap dizisinde yer alan yazarlar şunlar:

arslan bulut
sadi somuncuoğlu
erol manisalı
cüneyt akalın
sina akşin
necla arat
ataol behramoğlu
alpaslan ışıklı
yıldırım koç
necdet sevinç
tevfik çavdar
altay ünaltay
vural savaş
barış doster
halit kakınç
mehmet bora perinçek

ve attila ilhan şöyle diyor:
"...batı ittifakı ve nato üyeliğinden bu tarafa, 'sistem; ekonomiden kültüre, savunmadan eğitim ve öğretime, bütün 'ulusal' kalelerimizi düşürmek peşindedir; 'dil'ini ve 'din'ini, açık açık, göstere göstere, dayatmaya başlamıştır...
o halde, hangi kesimden olursak olalım,'teslim olmamak' için, bir araya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız.

bu dizi, bizi uykumuzdan uyandırmak amacıyla hazırlanmıştır.

`parola: vatan
işareti: namus`"

dizinin yayımlanmış olan eserleri şunlar:

küresel haçlı seferi - küreselleşme, gop, nato, küresel işgal ve avrasyacılık / arslan bulut
göz göre göre kapana düştü türkiyem / sadi somuncuoğlu
batılı işçi sömürüye ortak / yıldırım koç
türklerin jeopolitiği ve avrasyacılık / suat ilhan
bir millet uyanıyor / derleme: alpaslan ışıklı, altay ünaltay, arslan bulut, ataol behramoğlu, barış doster, cüneyt akalın, erol manisalı, necdet sevinç, nejla arat, sadi somuncuoğlu, sina akşin, tevfik çavdar, vural savaş, yıldırım koç. editör: attila ilhan...

attila ilhan aramızdan ayrılmış olsa da, bu dizinin mutlaka bitirilmesi gerekiyor...
azwepsa azwepsa
dört ciltlik bir derlemedir.

ilk cildini yarıladığım şu sıralar gözüme çarpan bir noktayı paylaşmak istiyorum. kitap başarılı değerlendirmeler, çarpıcı gözlemler, önemli ve çok sayıda bilgilerle dolu. özet olarak sol görüşlü aydınlarımız memleketin gidişatı ve etrafımızda dönen dolaplar ile ilgilidir. ancak bunların bir yaygara şeklinde olması ve üretilmiş hiçbir çözümün sunulmaması benim için tam bir hayal kırıklığıdır. iyi analiz - sıfır çözüm.

yalnız bir yazardan dış borçlarla ilgili bir öneri vardı. yazar "borç veren de alan kadar sıkıntıdadır" düşüncesi ile alacaklılarımıza bizim lehimize yeni ödeme şartları yapmadıkça ödemelerinin sorunlu olacağını belirtmek ve yeni şartlar kazanmak mümkündür diyor. bu sırada alacaklılarımıza kurtuluş savaşında ve türk devriminde olduğu gibi dayılanabileceğimizi ve sırtlarını yere getirebileceğimizi savunuyor. ancak birinci dünya savaşı sonrasında askeri ve ekonomik alanda berbat bir durumda olan fransa ve gene aynı durumdaki ingiltere yerini dünyanın en büyük askeri, siyasi ve ekonomik güçlerini ellerinde bulunduran devletlere bırakmışlardır ki kendileri de bunların arasındadır. bunu es geçmiş. bir de şu var:

ali'nin azwepsa'ya 100 ytl borcu vardır. borcun ödeme günü gelirken ali'nin fazla parası yoktur. azwepsa'ya "bu parayı üç ay sonra 50 altı ay sonra da 55 olarak iki taksitte ödeyeyim. yoksa alamazsın paranı." der. azwepsa'da önce ali'nin kolunu kırar, sonra 120 ytl tahsil eder ve daha sonra ali'yi hastaneye götürür. hastane masraflarını ödemesi için ali'ye 250 ytl borç vermeyi de ihmal etmez. çünkü o kara gün dostudur.

dört cildin de peşindeyim... gün be gün ilerliyorum.
heidi heidi
tansaş reklam sloganı. görmeyeyim, duymayayım diyeceğiniz türden bu reklamı, kızım her işine gelmeyen talebimde sesini gürleştirerek kullandığı için tam kabus.
mental retardasyon mental retardasyon
(bkz: kuvayi milliye ruhu)
bir millet uyanıyor...
uyanmıyor! ama uyansın artık!

kuvai milliye 6. bap tan bir bölüm.
kazım ingiliz mansuru öldürmüştür.sonrası;

------
namussuzun biriydi mansur,
muhakkak.
düşmana satılmıştı,
orası öyle.
kaç kişinin başını yedi,
malûm.
ama ne de olsa
mehtapta herif beygirin üzerinde uyumuş geliyordu.
demek istediğim,
böyle günlerde bile, böyle bir adamı bile bu çeşit öldürüp
ortalık duruldukta, yıllarca sonra mehtaba baktığın vakit
üzüntü çekmemek için,
ya insanlarda yürek dediğin taştan olacak,
yahut da dehşetli namuslu olacak yüreğin,
kâzım'ınki taştan değildi çok şükür,
fakat namuslu.
ne malûm? dersen :
dövüştü pir aşkına,
yaralandı birkaç kere
ve saire.
ve kavga bittiği zaman
ne çiftlik sahibi oldu, ne apartıman.
kavgadan önce kartal'da bahçıvandı,
kavgadan sonra kartal'da bahçıvan...

------
leni n3a leni n3a
eskiden:

trt'de her milli bayram sabahlarında, törenlerden sonra gösterilen bir filmdi bu film (1966 yapımı olan ertem eğilmez'in yönettiği. başrollerinde kartal tibet, tugay toksöz, erol taş, hayati hamzaoğlu oynamıştı).

başlarda... ailecek toplaşılır; kurtuluş savaşı'nda asılan, yakılan, tecavüz edilen onlarca vatan evlâdının hıncı alınırdı sanki televizyon karşısında. televizyonda gösterilenler gerçekti o zamanlar.

sonra bir gösterdiler, iki gösterdiler, dört, yedi, ..... bin kez gösterdiler! e ama yeter gayri! matematik kitabının arkasına atatürk resmi koymaya* benzettiler bunu da; bıktırdılar. bir film izleyerek kurtuluş savaşı'ndan gururlanabilmeyi beceren insanları, gene aynı filmi izlettirerek milli bayramlardan nefret ettirdiler.

güzel filmdi ama.
kartalbey kartalbey
yönetmenliğini ertem eğilmez'in yaptığı en iyi kurtuluş savaşı filmlerimizden.kadrosunda birbirinden ünlü yeşilçam emektarlarının olduğu filmin başrol oyuncusu kartal tibet.türk kurtuluş savaşı ile ilgili çevrilmiş en başarılı filmlerimizden.izlenmeli.
ofansif sol bek ofansif sol bek
yönetmenliğini ertem eğilmez'in üstlendiği, kurtuluş savaşı konulu 1966 yapımı film. filmin konusu ise; çanakkale savaşı'nda 96. alay komutanı olarak savaşan yüzbaşı davut'un alayından sağ kalanları toplayarak batı anadolu'daki yunan işgaline karşı direnişi örgütleme çabaları. ancak, bu çok da kolay olmayacaktır. zira art arda gelen savaşların üstüne osmanlı hükümetinin teslimiyetçi ve işgalcilerle uzlaşan tavrı da halkı topyekun bir direniş fikrinden uzaklaştırır. filmde bu ruh hali iyi yansıtılır. yüzbaşı kasabalıyı bir yere toplayıp işgalcilere karşı direnme çağrısı yaparken bu çağrıya çiftçi ziya bey dışında kimse uymaz. bu toplantıda imamın tavrı da dikkat çekicidir. zira kasaba imamı, "biz halifenin emrine karşı gelemeyiz" diyerek topyekun bir direniş fikrini reddetmiş, işgalcilere karşı direnmenin haklı ve meşru olduğunu söyleyen yüzbaşı davut'u da hainlikle suçlamıştı. yani düşünün ki ülkeniz işgal ediliyor, birileri işgalcilere karşı direniş çağrısı yapıyor ve o çağrıyı yapan hain oluyor. bunu diyen de kasabanın imamı, dinci gericiliğin o kasabadaki temsilcisi. bu dinci gericilik o gün de zarar veriyordu, bugün de. o gün ingiliz emperyalizmin ve yunan işgalcilerinin yanındaydı, bugün amerikan emperyalizminin yanında. her daim emperyalizmin yanında yer alan dinci gericiliğin teşhiri, o imam karakteriyle çok güzel yapılmış. bunlar filmin olumlu tarafları.

olumsuz tarafı ise çokça şoven ve ırkçı ifadenin kullanılması. yunan halkından bahsedilirken "bizim eski uşaklarımız" deniliyor. yani sen ülkeni işgal eden ve seni sömürge haline getirmeye çalışan bir düşman kuvvetiyle çarpışıyorsun, ama onun benzerini yüzyıllar önce kendi ataların yaptı diye de bununla övünüyorsun. peki ne farkın kaldı düşmanından? o senin ülkeni işgal edince kötü, sen onun ülkesini işgal edince iyi mi oluyor? tabi o dönemki anadolu köylüsünü düşününce bu bilinç düzeyine sahip insan sayısının muhtemelen bir elin parmağını geçmediğini söyleyebiliriz. bu haliyle normal görülebilir, lakin çok fazla milliyetçi, şoven ve ırkçı gönderme var bu filmde. en basitinden, yüzbaşı davut'un silahlandırdığı köylülerden birisi, yunan ordusuna kılavuzluk yapan bir rum köylü için "bu karnını türk'ün ekmeğiyle doyuran kara yorgi" diye bir ifade kullanıyor. aynı ifadeyi başka sahnelerde yunanlılar ve batı anadolulu rumlar için kullanılırken de görüyoruz. sanki osmanlı'da rum vatandaşlar hiçbir şey üretmemiş, hiçbir emek harcamamış, osmanlı bunlara asırlarca sevabına bakmış gibi... o dönem halkın bilinç düzeyini yansıtmak için mi, yoksa düpedüz ırkçı ve şoven bir düşünce yapısından dolayı mı bilmiyorum, ama filmde bu türden diyaloglar fazlaca gözüme çarptı.

bu arada filmin oyuncu kadrosu da şu isimlerden oluşuyor:

kartal tibet- yüzbaşı davut
tugay toksöz- mülazım faruk
münir özkul- tilki çavuş
ihsan yüce- borazancı rıza
danyal topatan- kara bilal
hayati hamzaoğlu- bigalı efe
erol taş- ahmet
önder somer- ziya bey
atıf kaptan- yahya kaptan
sevda nur- zeynep

bu film ile ilgili dikkat çekici bir bilgi de atıf kaptan'la ilgili. atıf kaptan, bu filmden 34 yıl önce çekilen 1934 yapımı ve muhsin ertuğrul'un yönettiği "bir millet uyanıyor" filminde de rol almıştı. dikkat çekici bir bilgi.