bir oturuşta 17 bira içmek

kumanda altında bulunmayan tekne kumanda altında bulunmayan tekne
faküktede bir arkadaşımız vardı. sağolsun mabadından güzel sıkardı, sıktığı hikayelere kendisi de gönülden inanırdı; ses etmezdik. kuzeniyle bir oturuşta 17 bira içtiği hikayelerin sonu sürekli dayısının beyaz toros'u ile ağaça ya da duvara girmeleriyle biterdi.

doz aşımı bira lafzı geçince aklıma ağaca girmiş beyaz toros geliyor.
protestan ahlakı protestan ahlakı
sabah kahvaltıdan sonra saatte 1 bira içerek sarhoş dahi olunmadan yapılabilecek eylem ama harbiden paranızın boşa gittiğini hissediyorsunuz.

17 değil ama 9 bira günlük rekorumu bu şekilde kırdım. yavaş yavaş ama çok içmenin ne anlama geldiğini kavradım. ve bir daha o zamanki gibi bir duruma düşersem, muhtemelen gene aynısını yaparım.

büt haftası 1 boşluk günüm var. yaklaşık 3 gün boyunca hiçbir insan evladıyla yüz yüze konuşmamıştım. yalnızlıktan duvarları tekmele durumuna gelmiştim. kendi kendime o gün göl kenarında 1 duble rakı içip dönerim demiştim. sabah kalktım saat zaten 11. yemek söyledim ettim öğlen bir. hazırlanıp çıkmak hayli sürecek. üşendim ve tekele gittim 6 tane bira aldım. eve geldim telefonun kronometresini açtım yan taraftan da silicon valley dizini izlemeye ve kendime acımaya başladım.
birayı yaklaşk 20 25 dk da bitirip, ikincisi içmek için saatin dolmasını bekledim.
ilk 4 birada sorun yoktu. acıkıp yemek söyledikten sonra şişkinlik geldi. 2 birayı daha içtim. yine aynı şekilde. saatte bir bira olmak üzere. gerçekten de ameleliği hissettim vücudumda. yürüyen bir su balonu gibi hissettim kendimi. saat 21.30 da 3 bira daha içtim. gece de biraların üstüne kokoreç gömüp uyudum. öğlen ikiden akşam 11 e kadar saatte bir birayla amelelikle bitirdim.
flamingovski flamingovski
reflü, gastrit, ülser gibi mide rahatsızlığı olmayan insandır. çok dikkat etmesi gerekir, ileride ne olacağı bilinmez. zira reflüsü olan bir insan olarak kırk yılda bir bira içtiğim yetmezmiş gibi, o bir şişeyi de iki saate yayarak içtiğim takdirde rahatsız olmuyorum.