bir şey sorabilir miyim

tuygun tuygun
söyleyen kişinin beynini kemiren bir sorunun olduğunu, fakat bunu sormaya çekindiğini beyan etmesini sağlayan soru cümlesidir.

bu cümleye verilen en karizmatik cevap icewind dale iideydi.

-may i ask a question?
-you are free to ask. but i promise no answers.

gerçi burda karimayı katan cevabın güzelliği mi yoksa amcanın ses tonlamasımı bilmiyorum ama ilk duyduğumda okkalı bir "vaaaay" çekmiştim, onu biliyorum.
bettyboop bettyboop
kadıköyde,taksimde vs vs kısacası tinercilerin veya dilenenlerin olduğu her yerde size sorulan sorudur.annesi tarafından eline bikaç paket mendil sıkıştırılıp sokakta dilenmeye zorlanan veya artık bunu iş kabul eden çingene çocuklarından birisi yanınıza yaklaşıp bu soruyu sorar,bulaşmak istemeyen kişiler cevap vermezken eğer yanlışlıkla gülerseniz veya tepki verirseniz arkasından 'bana okul harçlığı verir misin apla/abi' veya 'mendil alır mısın apla' gibi sorular gelir.
cosidetto cosidetto
yolda hızlı bir şekilde ilerlerken, yüzünde adres soracak gibi bir ifadeyle bir genç belirir ve ;
_bir şey sorabilir miyim?
+evet
_orjinal parfümlerimiz var efendim almayı düşünür müsünüz?
kayıp çakmak kayıp çakmak
bir yardım isteme ifadesi olarak bunun yerine, bakar mısınızı tercih ediyorum genelde. bu talebime karşılık alamadığımda pek çok an zihnimde canlanıyor ve istemsizce insanların bir şeylere kafa yormayışına küfrediyorum. her gün üsküdar'dan hisarüstü'ne elime bastonumu alıp gittiğim zamanlarda, hep aynı noktada bir dayıyla karşılaşırdım; ve hep uzaktan bağırarak bastonunun doğrusuna git, diye seslenirdi. sağa sola salladığım ve aslında bir doğrultusu olmayan bi aleti takip etmenin ne kadar mantıklı olduğunu düşünmez bu dayı, onun düşünmesini de beklemiyorum zaten. nice yol macerasının yanında bu gülünüp geçilecek bir şey gibi geliyor galiba. kaldırımda sakince giderken hiçbir açıklama yapmadan koluma gireni, abartıp bunu çekiştirerek yapanı, iletişim kurmaktan aciz misiniz anlamıyorum, iyi niyetlidir mi yazıyor alnında ve ben okuyabiliyor muyum sanki bunu! kolum kavrandığında benim kendimi savunmak için ne gücüm, ne zamanım kalır, kötü niyetli birinin yardım etmeye çalışan biri olduğunu düşünsem. kaldı ki genelde bu durumlar hiç yardıma ihtiyaç olmadığım anda cereyan ediyor. bildiğim bir yer oluyor, olmasa yardım isterim zaten. hadi yardım etmek istedin, yok dedim, ısrar ettin, kabul etmeyince yardım etmek de suç bunlara gibi ötekileştirici, nankörlük ithamı barındıran sözlerle gelmek nedir ya! yalnız yürümeyi istediğim an olamaz mı benim? tonlarca dert tasa var hayatta, öyle yalnız başına yürüyüp bi nebze onu unutmak isteyemiyorsun. git yoldan geçen başka birine ısrar et bakayım ne oluyor! ihtiyacım yok, dediğimde ısrar edince ses etmediğim de oluyor bazen, yalnız yürümek gibi bir derdimin olmadığı... zaten bildiğim yeri gidiyoruz beraber, geliyoruz durağa. 559c-43r her neyse şu otobüs gelince haber eder misiniz dediğimde, aynı yardımsever arkadaş; onu da başkasına söyle diyebiliyor, sanki bildiğim yerde bana eşlik et demişim gibi. durakta otobüs gelince haber etmesini istediğim biri otobüsü gelince çekip gidebiliyor; hayır seni durağa bağlamak gibi bir niyetim yok, sen gidersin, ben başkasına söylerim ama giderken otobüsüm geldi diyebilme düşünceliliğini gösterebilirsen. yürüyen merdiveni kullanamadığımızı, ya da onu daha iyi kullandığımızı, bedensel engelliler için var olan asansörün körler için olduğunu sanıp kafasındakine göre yönlendirme yapanlarla karşılaşmaya duyarsızlaştım. artık tersine, körleri anlayabilen görünce mutlu olmaya çalışıyorum. manzaranın ordan psikoloji binasına gidecektim, o zamanlar kampüste yeniyim galiba, bi arkadaş, solunu takip et, dönüş gelince fark edersin yokuş var çünkü o dönüşte, o yokuşa kaptır, kıvrılarak yokuşu bitirdiğinde binanın girişine gelmiş olacaksın diye o kadar basit ama köre uygun tarif etti ki üstünden kaç yıl geçmiş, hala hatırlıyorum. dün engelli biriyle dalga geçmek başlığında, asıl bunu yapan engellidir gibi bir şey görmüş olmak, bahsettiğim düşüncesizliği özetliyor sanırım. kör mü görme engelli mi ne diyeceğiz, nasıl rüya görüyorlar ki, doğuştan mıdır sonradan mı, ışık da mı yok gibi önemsiz şey yerine bir kör ne yaparı düşünseniz hayat bizim için daha güzel bir yer olacaktır. tanım: karşındakinden mantıklı bir cevap bekleyen bir çeşit iletişim kurma ifadesi.
bubirsosyaldeneydir bubirsosyaldeneydir
evet-hayır sorusudur. ekseriyetle eski tip "allah rızası için" dilenciliğinin güncel versiyonu olarak karşımıza çıkar. allah rızası için dilenciliğinden uzaklaşılması da toplumda ateist oranının artışı olabilir, bilahare ateizm demografisine bi' göz atmak gerek.

ardından gelecek soruyla birlikte iki şey sormaktır da biz yine de o detaya takılmamış gibi davranalım ki kültürümüzde iletişim zaten lafı dolandırmak üzerine kuruludur. zamanımızı almak, vaktimizi çalmaktır da aynı zamanda, hadi onu da boş verelim zira o vakitle atom parçalamışlığımız hiç olmadı. hal böyle olunca verimli değerlendirilmeyen vakit çalınmaya filhakika açıktır. ha unutmadan bi' de duygular meselesi var ki bu sorunun ardından prensiplerimizi siktir edersek gücümüzün yetebileceği bi' talep, istek ile karşı karşıya kalıp duyguları da sömürü pazarına çıkarmış olacağız. ama ne idi, duygularımız da zaten sömürülsün diye vardı.

alerjim var bu soruya, basbayağı bildiğin alerji işte. ne soracaksan onu sor, başlatma girizgahına, sıçtırtma eğreti kibarlığına.

bugün de başka bi' kategoridenine çattık…
-bayan ateşiniz var mı?
+hayır.
-bir şey sorabilir miyim?
+hayır.
-bir şey sorabilir miyim?

hemen ötesinde yürüyen adamdan çakmak istemeyişinden yola çıkarak niyet okumak ne haddime. sorulan "evet-hayır sorusu"na hayır cevabı gelince aynı soruyu tekrarlamak beyhudedir ve ısrara girer, tanımadığın bi' insana ısrar etmek ne haddine.

ps: "hayır" havada, karada, yerde gökte, denizde, dağda bağda, dünyanın dört bi' yanında, uzay boşluğunda daima hayırdır.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
bir tartışma anında bu soruyla beraber sağ kol yere yaklaşık 25 derecelik bir açıyla havaya kalkmış, işaret parmağı da hafif bükülü şekilde ileri uzatılmışsa, peşinden ortalığı buz kestirecek kontra bir önerme geliyor demektir.