bir sözlük kızının bile memesini görememiş andaval

1 /
imza bir dost imza bir dost
"uslu bir çocuk olursan burdan birinin memesini bile görebilirsin."
deyişiyle kafayı bozmuş mal-gavat'ın tersi olandır. adına da andaval denir.
arkkosinus arkkosinus
görmüş kadar olduk, anlatmadıkları ayrıntısı kalmadı. hani fotoğrafını gösterseler yanıltıcı olabilir; perspektif, gölge falan. yok...

"sinema mı, roman mı?" sorusuna "roman" diyen kadar andaval olabilir ancak.
tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni
2017 yılında bile hala varsa derhal acil çıkış kapısından sözlüğü bırakması gereken arkadaşlar. andaval bence de biraz ağır olmuş ben hakaret yanlısı değilim.

o zamanlar kadınlar hakkında bilgi sahibi değildim ama ilk gördüğüm meme bir sözlük kızına aitti. sözlükten değildi tanışıklığımız, gerçek hayattandı. bana memesini gösterdikten sonra muhabbetimiz esnasında sözlük yazarı olduğundan bahsetti. ben de sözlük ne diye soramadım utanmamak için. ondan ayrıldıktan sonra hemen oturdum araştırdım. araştırmacı bir tipim vardır bilen bilir. bir sürü sözlük vardı ve madem bir sözlük kızının memesini görmüştüm hepsininkini görebilirdim. bir de üstüne yazar oluyordum. yazarlık yüce bir mertebedir arkadaşlar. hemen önüme gelen tüm sözlüklere üye oldum, çaylak sırasına girdim. yazar olabilmek, içeride çılgınlar gibi eğlenen kızlı erkekli gruplara karışabilmek için gün sayıyordum. o kutlu gün geldiğinde çıplak bir şekilde yurt koridorunda düz koşu yaptım. ısınmak için.

sözlüğe ilk geldiğimde ortalık biraz karışıktı. her kafadan ayrı ses çıkıyordu. kimi cinsellik üzerine edebiyat yapıyor, bir köşede takım, futbol, holiganlık dönüyor, arkalarda siyaset konuşanlar, anketçiler, edebi metin takılanlar... öyle karışıktı ki her şey 1 hafta hiçbir şey yazamadım. sessizce izledim olan biteni. ilk 3 ay da kemal sunalın anlattığı balkan savaşındaki çocuklar gibi ortada hissettim kendimi. kötü zamanlardı. yavaş yavaş yazmaya başladığımda insanlarla da tanışmaya başladım. sohbetler muhabbetler ama ters giden bir şey vardı. herkes erkekti. böyle olmamalıydı acaba yanlış sözlüğe mi girdim dedim kendime.

bir süre sonra sözlük benim için çekilmez bir yer olmuştu. dayanamıyordum. zaten meslek lisesindeki arkadaşlarımla da futbol ve siyaset konuşabiliyordum. fenerbahçe girime, türk futbolu, fatih terim hakkında yazdığım girilere kadınlardan yorum gelmiyordu. sonra bir gün bir girime gelen yorumla (mesaj olarak) sarsıldım. aman allahım bir dişi kişisi. "çok güzel yazmışsın :)))" * bu sözlükten ayrılmamın eşiğinden dönüşümdür.

aynı çizgide devam ederken çırpınışlarımı uzun zamandır izleyen bir sözlük ablası karşıladı beni. sözlüğü anlattı, muhabbetimiz hoştu. benim saf hallerime onun şuh kahkahaları eşlik ediyordu. sözlük kasıyor skype var mı dedi (evet o zamanlar da kasıyordu) var dedim, skypetan konuştuk. bana kadınları anlattı. anatomi öğretti, yol yordam gösterdi. resmi olarak ilk sözlük kızı memesi görmem de böyle oldu. onun mentörlüğünde daha nicelerini de gördük elhamdülillah.

bugüne baktığımız zaman hala elinden tutulmamış, kimsenin yardım etmediği bir sürü genç yazar var. bunlara ben mi meme göstereyim? biz zaten elimizden geldiğince yardım etmeeye çalışıyoruz ama bazıları akıllanmayıp entelleri takip ediyorlar. entellerin yolu yol değil olm gelin buraya.

size son çağrım. ya 1 hafta içerisinde daha önceki söylediklerime çalışıp bir meme görürsünüz ya da bu sözlükten ayrılırsınız. artık entellerin devri kapandı. fular ve kemik çerçeveli gözlük numarasını kimse yemiyor artık. seçim sizin.
a sami bayraklı a sami bayraklı
2020 yılı karantinasında hala daha kaldı mı merak ediyor insan. şu karantina günlerinde bile bu mertebeye erişemeyen erkek de gidip kelimelik oynasın, sims oynasın ne bileyim manken giydirme de olur. acilen sözlüğü bırakması lazım ama.
1 /