bir stoper in futbol serüveni

taegukgi taegukgi
kasımpaşa nın 1. lige ilk defa çıktığı yılında genç takımında ,kasımpaşasporun genç takım kaptanını tüm sezon boyunca keserek stoper oynayan biri olarak konuya en vakıf olanlardan biri olarak bir stoperin futbol macerası:

ilkokul-ortaokul yıllarında bağcıların ara sokaklarında ,inönü mahallesinin sokaklarının aralarındaki mahalle maçlarında ,toprak sahada düzenlenen ve aramızda düzenlediğimiz mahalleler arası turnuvalarda takımının en parlayan ,diğer mahallelerden transfer teklifi alan turnuvalardaki en golcü isimdim..durdurulamayan jardel gibiydim.hızım ve son vuruşlarım ile kalecilerin korkulan rüyası olmama rağmen bir o kadar da top sektirmede bir o kadar başarısızdım :d
tabii mahalle takımızda benden 2-3 yaş büyük ortasaha elemanıı olan teknik kapasitesi yüksek 3 arkadasım ve benle yasıt olan sol ayağı ile hagiyi andıran frikiklerin ustası, amcaoğlumun desteği ile olan her maçta en çok golü atan elemandım.
tüm bunlar olurken top oynayacak alan azlığından dolayı diğer mahallerle futbol arsalarını kapmak için yaptığımız kavgalar ,mac sonunda cıkan kavgalarımız baska bir hıkaye :d ..

ortaokul zamanlarında bağcılarda bunlar olurkene;
bakırköy osmaniye ilköğretim okulunda 6 ve 7. sınıf kaleciliği,okul kaleciliği gibi görevlerde bulunarak okulun en iyi kalecisi idim.ve ortaokulda 6. sınıf turnuvasını finalde penaltılarda kaybetmemize rağmen 7. sınıf turnuvasını kazanmamıza kalecı olarak büyük pay sahibi oldum.
osmaniye ilk ve ortaokulunda kaleci olmamın sebebi ,osmaniyeli elemanların benden iyi oynayabilmesi değil,osmaniye mahallesindeki çocukların, diğer ilçelerden gelen çocuklara mesafeli ve uzak olmasından dolayı sınıf kadrosu bağcılardan gelen benim gibi bir elemana açık değildi.
zira sınıf futbol kadrosunu kuran ve içindeki elemanlar okulun ve osmaniyenin reisi olmaya çalışan,efelik taslayan cocukların yanı sıra kızların gözdesi olan cocuklarda kendılerıne kolaylıkla yer bulabılıyordu.benim gibi o zamanlar sessiz içine kapanık,kızlarla iletişim kuramayan bir çocuk için liyakat yeterli değildi.
tek eksikleri olan kaleciliğe aday olmamla beraber ,hala beni övecekleri bir kalecilik serüveni o okulda geçirirken ,bagcılarda forvet olarak fırtınalar estiriyordum.

ozamanlar türkiye de futbola aileler tarafından çok destek veriliyordu.zira benim bahsettiğimbu dönemler galatasarayın uefa şampıyonluğu ile türkiyenin dünya 3.sü olduğu zaman aralığındadır.

1. sınıftan 7 sınıfa kadar okuduğum osmaniyede 7. sınıfta ayrılarak daha o zamanlar muhafazakar zengin kesimin hızla taşındığı basaksehirde ahmet kabaklı ilköğretim okulunda da 8. sınıfımı geçirmeye başladım.
yeni geldiğim bu okul 2 yıllık bir okul idi.

8. sınıfta, sınıf baskanı seçılmem ile beraber sınıf futbol takımı kaptanı da olarak 8. sınıflar arasında düzenlediğimiz maçlarda en güçlü sınıf idik.
forvet ve ortasaha olarak serbest oyuncu posisyonunda kaptanlığımı sürdürürken ,sınıfda kimin nerde nasıl oynayacağına karar veren kişi idim.
sınıf kaptanı ve sınıf başkanı olarak okulda olan saygınlığım iyice artarken ,okul takımına ortasağa olarak seçilmemden sonra okul takımının en güvenilir oyuncularından biri idim.
o zamanlar esenlere bağlı olan başakşehir esenler ilkokulları arası düzenlenen turnuvada yarı finale kadar çıkmamıza rağmen yarı finalde elenmiştik :(
sene sonu yapılan sınıflar arası turnuvada sınıf şampiyonluğunu ben ile beraber kasımpasa sporda futbola devam edecek olan hasan arkadasım ile beraber göğüslemiştik.
aynı zamanda sınıf baskan yardımcılığımı yapan kıza acaip platonik bir aşk beslememe rağmen ona hiç açılamadım.o ayrı yerlerde ben ayrı dunyalarda ikimizde evliyiz :d ..

bu arada bunlar olurken, bakırköy istanbul caddesinde final dershanesi liselere hazırlık sınıfımın parlayan forveti olarak futbol yasamıma cok yonlu olarak devam ediyordum.
8. sınıfta bunlar süregelirken ,futbol yeteneğimle başakşehirde 2. kısım semtindeki sokak takımımıza yine kaptanlık yapan kişi idim.

bu arada başladığım başakşehirde ki futbol okulunda necip hocam sayesinde olan futbol yeteneğim yavaş yavaş körelmeye başladığını hissettim.
bizi yeteneklerımızden cok sistem oyuncusu olmamıza paslasmaya yönelten bir oyun tarzı vardı.
liseye geçtiğimizde ise necip hocamız sayesinde aynı yıl kasımpasa genc takımında amatör futbol hayatıma başladım.
başakşehir lisesinin ilk yılında lise 1 sınıf kadrosu, sınıfta kalan 2 yıllıklar tarafından kendilerince doldurulmuştu.
yine kendisini okulun reislerinden gören 2 yıllık siirtli veysi :d ,benim gibi sınıfta hasan ve futbolda iyi yeteneği olan uğur arkadaşı sınıf kadrosuna almamakta diretiyordu.
bu yüzden her beden eğitimi dersinde çömezlerle 2 yıllıklar arasında yapılan maçları kazanmamıza rağmen 2 yıllıklar diğer sınıflarla olan maçlarda bize kadroda yer vermemekte ısrar ediyordu.2 yıllıkların bu kıskançlıkları diğer sınıflar ve beden eğitimi hocası tarafındanda farkedildi.
liseden sonra gittiğim kasımpaşasporda ki antremanlar hem okulu hem kulübü sürdürebilen beni zorluyordu.o zamanlar başakşehirden sütlüceye 146m ile yaptığım şehirler arasıvari yolculuk beni bezdiriyo antremanlarıda arada aksatıyordum.
kasımpasa genc takımı harbı yetenekli çocuklara sahip idi.benim ilk yılım olmasına rağmen diğer çocuklar 4-5 yıllık minik takımdan beri kasımpasa disiplini ile yetişmiş kasımpasa-taksim-mecidiyeköy tarafından gelen arkadaslar idi..
ortasağ açık olarak basladığım kasımpasa serüveni defans sağ bek son olarak da kondüsyon yetersızlığınden dolayı (bkz: stoper )olarak mevkimi bulmuştum.
zira o dönemle sağ elimizi her gün kullandığımız yıllardı.
stoper mevkisinde cevıkliğim ve hızımdan dolayı ilk 11 e takım kaptanını keserek direk tüm sezon boyunca devam ettim.
işin ilginç yanı lise okul takımınada lise 1 de seçilmem ile paralel ordada stoper olarak görev almaya basladım.
2 yıl süren kasımpasa serüvenim maalesef sahip olduğum futbol yeteneğimi zaman ile köreltti.
son 2-3 gün bize haber verilen lisansların çıkması için noter tasdikli aile onayını, ailem istanbulda olmadığından alamadığım için futbol yaşantımı lisans çıkartamadığımdan zirvede noktaladım.
lise de ise lise 1-2-3 sınıf turnuvalarına sınıfımızdaki 2 yıllıklar dolayısıyla sade katıldığım lise 1 de fırtınalar estirmeme rağmen 2. ve 3. sınıftaki sınıf turnuvalarına protesto ederek katılmadım.ama okul takımında görevime devam ettim.

forvet olarak çok yetenekli bir gençlik süren benim ve benim gibilerin yeteneğini körelten ise futbol okullarındaki ve kulüblerindeki oyuncular üzerindeki baskı-çok koşu antreman ile sistem futbolcusu olmaya zorlayan mentalitedir.
türkiyede her stoperin muhakkak mükemmel bir forvet hayatı olmustur genclık yıllarında :d