bir teröristin insan yüzü

anabacı vokke anabacı vokke
rahmetli radikal 2'de güzel bir makaleydi. 2005 yazında mercan vadisinde kimyasal silahlarla öldürülen, ajanslara 17 tane terörist ele geçirildi diye istatistik olarak geçen okan ünsal'ın insan yüzünü tanıyorduk. odtü'de öğrencilik yıllarını, babasının aslında emniyet müdürü oluşunu, dönem dönem kırgınlıklarını, yorgunluklarını... bence güzel bir yazıydı. linkini de bırakalım tam olsun.

bir ‘terörist’in insan yüzü güncel gerçek

bu bir yaşanmışlık anlatısı olarak kaldığı sürece iyidir. hem insanın ölüme alışmasını ve kendi yasını tutmasını sağlar, hem de anaakım medyada canavar olarak tasvir edilen kişinin gerçeğini de hiç bilmeyen insanların tanımasını sağlar. bir kişiye bile değse kardır. misal ahmet kaya bir dönem devrimci kesim tarafından sol değerlerin ve yaşanmışlıkların pazarlamacısı olarak bir hayli eleştirilmişti. ahmet kaya anlattığı hikayelerin öznesi miydi? çoğu zaman değildi. o hikayelerin bazen yakınında bulunmuştu ama aktardığının çoğunu eşi gülten kaya'dan öğrenmişti. gülten kaya ilk tanıştıklarında ahmet kaya'yı sivil polis zannetmiş, cezaevlerinde yaşananlara dair ayrıntılı ve ısrarlı sorularından dolayı... sonra temiz yürekli olduğunu ve yüreğinin içeride direnenlerle birlikte attığını gördüm diyordu. biz adama pazarlamacı dedik, şarkılarındaki yenik tondan ötürü arabeskçi dedik. ama adam bizim yaşadıklarımızı da yığınlarla buluşturmuştu. anlattıkları, hissettirdikleri yığınlarda karşılık bulduğu için arada zengin oldu o ayrı...

hem zaten şarkılarındaki o yenik ton olmasa yurdum insanı bu kadar duyguyu alabilir miydi? o efkar devrimcilere özgü değildi ama alabildiğine bizim memleket insanına özgüydü. zaten o mayhoş efkar bize özgü olduğu için bu memleketten az devrimci çıkıyor, cezaevlerine girenlerin çoğu da "başıma neler geldi sana diyemedim" diye çıkıyor. yoksa ben direnişçilerin hiçbirini "of ulan of" diye anmam, o adamların çoğu ağlayan adamı sevmez çünkü... ama onların hikayesini "of ulan of" diye anlatınca halkımızda karşılığı oluyor işte...

ahmet kaya'yı sevmemin en temel sebebi budur. adamın belki siyasi görüşlerinde bir iç tutarlılık yoktu, belki de biraz piyasaya üretim yapıyordu ama yaptığı şarkıları siyasete tahvil edip, önder olmaya çalışmadı. bu başlıbaşına etik bir tutumdur. o şarkılarındaki adammış gibi davranıp kendisine siyasette bir alan açmadı ama biz kendimize onun şarkıları üstünden alan açtık mı? açtık. ondan sonra adam cipe mi biniyormuş, gerçekte ne kadar devrimciymiş beni ilgilendirmiyor. bu adamın hayattaki silahı sazıydı, sözüydü. onu da devrimcilerin hizmetine sundu aslında...

bir teröristin insan yüzü demiştik, aslında siyasete tahvil edilmeseydi iyi yazıydı. ama hakan bunu her ölüm yıldönümünde yayınlayıp yayınlayıp, sonunda odtülü arkadaşlarına bile "yettheeeer" dedirtti. kendisini "o adammış" gibi pazarlamaya kalktı. bunu da gerek birey olarak kendisinin gerekse de siyasetinin bir imtiyazı gibi milletin kafasına kakmaya başladı. bhh myk'sıyken twitter'da her aksi görüşe hakaret etmesinin, insanlara belaltı vurmasının ve üstten üstten konuşmasının sebebi buydu. yani öyle bir egoydu ki bu düşünün, bir canlı bomba saldırısı olmuş. türk tabipler birliği ilkyardıma yetişmek için yol açılmasını istiyor. haziran hareketinin ajitatörü hakan bey ise "iki dakika bekle lan" diye bağırıyor megafondan. tabi canım, devrim şehitlerinin yeryüzündeki görüngüsü hakan efendinin ajitasyonu bitmeden doktorlara sıra gelir miydi hiç? ben zaten bu hazımsızlığı hiç "o adamlarda" görmedim. hep hakan gibi kendisini "o adamların" yeryüzündeki tecellisi ve temsilcisi zanneden zevzeklerde gördüm bu hareketleri... anlatılanlara göre dün aramızdan ayrılan vefa serdar kendisine "abi" bile dedirtmezmiş mesela...

gerçekte hakan "o adamlardan" birisi de değildi. olmaya yaklaştığı anlar olmuştu ama hep bir durak noktası olmuştu. bunun için kınayacak değilim, nihayetinde bir tercih meselesidir. ama "mış" gibi poz kesmeye ve bu pozu şeflik postu kapmak için kullanmaya itirazım var.

vefa serdar'ı anman düşündürttü beni. ahmet kaya gibi ansan amenna... ama seni çok iyi tanıyorum, sırf bir zamanlar adamla aynı okulda okudun diye yeniden "şeflik" talep edeceksin kendine... biraz yüz bulunca da zevzekliğe başlayacaksın. hakan sen vefa serdar'ın arkadaşı değilsin. odtü'de vefa serdar'ın gençlerinden birisine saldıran, sözümona "siyaset yasağı" koyan ve şu süreçte aynı şekilde karşılık verilmemesindeki feraseti anlayacak vicdandan yoksun ödp'lilerin arkadaşısın sen hakan... kandırmayalım birbirimizi. keşke atilla taş olsaydın be hakan. adam 1 yıl yattı, senin kadar afra tafra yapmadı be... seninle aynı safta olmaktan gerçekten utanıyorum.