bir türlü anlam veremediğim durum

güse güse
buraya yazarak farklı bakış açılarıyla açıklığa kavuşturmayı umduğum durum.

çocuğum 4 yıldır aynı anaokuluna gidiyor. bu özel bir anaokulu, ciddi paralar ödüyoruz.
devlet anaokulları çok kalabalık olduğu için ve kilise ya da farklı gruplara ait anaokullarını da eğitimin dinden bağımsız olmasını istediğim için istemedim. ben çocuğuma gerekli dini bilgiyi veririm. bilmediğim konu varsa da araştırır öğrenirim.
allah sağlık versin yeter ki. benim gibi bir meczup dururken çocuğuma allah'ı ve kullarından tam olarak ne istediğini niye başkası anlatsın.

waldorf ve international school evime uzak. minicik çocuğu yollarda telef edemezdim.

harika bir konumda başka bir montessori vardı, ona her yıl başvurup reddedildim.
bir international daha vardı evime yakın, veli girişimiyle kurulmuş. onlara da iki kez başvurdum reddedildim.
orman anaokulunu pandemi dolayısıyla denemek istedim, çocuğa deneme günü bir merhaba demediler, adını sormadılar ve görmemezlikten geldiler.

sonuç itibariyle aynı anaokulunda çocuk. bu anaokulu ücret yüksekliği sebebiyle çoğunluğu iyi eğitimli velilerin olduğu bir anaokulu.

çocuğum buradaki bazı arkadaşlarıyla sorun yaşıyordu. i̇ki alman çocuk sürekli başka çocuklara vuruyordu. defalarca öğretmenlere çözüm bulun, bu ikisi hep birlikte oynuyor ve daha da agresifleşiyorlar. gruplar yapın, kaynaştırın dediğim halde öğretmenler duymamazlıktan gelip, her çocuk vuruyor diyerek geçiştiriyordu. benim çocuğum da barışçıl. dayağı yiyor, vuramıyor. sabah arabada " ben x'ten korkuyorum anne" diyor. minicik bir çocuk başka bir minikten korkuyor.

anladım iş başa düştü. düşündüm ben bunları eve çağırayım tek tek dedim. böylece baş başa oynarlarsa bir dostluk gelişir. ama benimki asla olmaz dedi. kesinlikle çağırmamamı tembihledi. öyle korkmuş.
ama bu eve çağırma fikri hoşuna gitti ve sevdiği başka çocukların adlarını söyledi. bunlar gelsin dedi.
ben de gönlü olsun, mutlu olsun diye sıradan hepsini çağırmaya başladım.

i̇çlerinde birine sıra gelince, çocuğa sordum, bize gelmek ister misin dedim. çocuk evet dedi. annesine söyledim. olur dedi numara verdi ve mesaj yazmamı istedi. mesajı gönderdim whatsapp'tan. mavi tik oldu. cevap gelmedi.
ben de tabii ki üstelemedim.

aradan bir 10 gün geçince karşılaştık. bana gayet pişkin bir şekilde neden mesaj yazmadığımı sordu. ben de yazdığımı, mavi onay işareti de geldiğini yani okuduğunu söyledim. gelmedi diye gayet açık bir yalan söyledi. ama işte mevlana yanım. vardır bir hikmet dedim. ben sana bir daha yazarım dedim. kocası da başka bir milletten din kardeşimiz, beraber gelin dedim. yazdım geldiler. çok tatlı bir kocası var. i̇kisi de çok iyi eğitimli ve iyi bir firmada iyi pozisyonlarda çalışıyorlar.

sonra bu kadının kocası, bize " bize gelmeyecek misiniz?" yazdı. anlam veremedik. kadınlar konuşsun denildi. ama ben kadını hiç görmüyorum.
sonra adam bir sabah beni gördü ve üzgün bir şekilde " neden bize gelmiyorsunuz?" dedi. ben de anladım ki bir şey dönüyor. yine mevlana yanım tuttu. ben karınla konuşurum geleceğiz dedim. belli etmedim. kadına size gelmek istiyoruz diye yazdım. adam çok iyi bir insan çünkü.

gittik evlerine. bir aradayken her şey harika.

ama kadın okulda karşılaştığımız zaman beni görmemezlikten geliyor. arabadaysa ve ben oradaysam ben gidene kadar inmiyor. o bahçedeyken geldiysem görmemezlikten geliyor. yani çok büyük bir alan değil. herkes birbirini görüyor.

kocasıyla beraber karşılaştığımızda da sanki çok samimiymişiz gibi konuşuyor.

ve bu sürekli oluyor. bir şey de yok. neden böyle diye düşünüyorum. evdeki biri "sen sorunlusun, sende sorun var, sen kesin bir şey söyledin." diye beynimi yiyor. halbuki kadınla hep maaile buluşmalarda konuşuyorum.

bu kadın bir avrupalı ve o avrupa ülkesinde yaşayan arkadaşımı arayıp onunla konuşuyorum. neden böyle? ona anlatıyorum. anlamaya çalışıyorum.
o dedi ki belki kendiyle bir sorunu var.

anlayamadım.

bu kadın beni neden görmemezlikten geliyor? ben bu kadına ne yaptım?

cevaplar için teşekkürler.