bir uçakta yaşanabilecek en dumur olaylar

1 /
lethe lethe
dumur olay mıdır değil midir pek bilemiyorum, zira çok nadir uçakla yolculuk ederim ama tuvaletin önünde 10 kişilik sıra oluşması bana epey bir garip gelmişti.

11 saatlik okyanus aşırı bir yolculukta şansıma en arka koltuk düşmüş. delta airlines'ın anneannem yaşındaki hostesleri yarım saatte bir içecek servisi yapıyor. portakal suyuydu, kolasıydı, akşam yemeğiydi derken cümle uçak yolcusunun boşaltım sistemi isyan noktasına gelmiş. bizde olsa tuvaletin boşalmasını bekler öyle kalkarız yerimizden, edeptendir. lakin yabancılar öyle değil. 42 numaralı koltuktan 30'lara kadar sıra oluşmuş kapı önünde. "bu da mı sıçıyor lan" diyebileceğimiz taş gibi kızlar da giriyor arada sıraya. çeşit çeşit milletten insanın bok kokusu ilginç bir karışım oluşturmuş, her kapı açılıp kapanmasında kesif bir koku geliyor dışarıya.

kaptan, "yerlerinize geçin, kemerlerini bağlayın" falan dedi de dağıldı herkes sonunda. siz siz olun check-in olayına erken gelin, güzel bir koltuk seçin kendinize. tuvaletin yanında yolculuk etmek hiç hoş olmuyor.

bok
eklemlerevesveseverenadam eklemlerevesveseverenadam
şahsen kendi unutkanlığım sayesinde ceptelefonumun çalmasıyla girdiğim mod uçak yere indi tam durmak üzere çalmazmı allahtan hemen kıvırdım uff yaaa açar açmaz hemen arıyorlar yaa diye asenayı aratmayan bir kıvırış yapmıştım........
didyma didyma
askerlik dönüşü pilotla aramda geçen diyalog;

- uçak kalkınca isterseniz kokpite gelebilirsiniz... ( kısa bir sohbet sonrası kendisi teklif etti, yoksa aklımın ucundan geçmemişti )
+ kalkınca mı ? kaptan!
- evet ben kaldırınca sen gel ( malum kol hareketini yaparak )
- kopmuştu herkes. tabi pilotun hemen arkasında geçmek için bekleyen hostes de bu duruma bayağı gülmüştü.

pilot kaldırdıktan sonra (uçağı) ben kokpit de boş olan üçüncü bir koltukta seyahat etmenin ayrıcalığını yaşamıştım.
kolonyagi kolonyagi
cahilin tekinin koltuklarınn üstündeki bagaja şalgam şişeleri koymasının üzerine, uçağın kalkmasıyla birlikte bu şişelerin yuvarlanarak arka tarafa doğru ilerlemesiyle tüm koridor c koltuğu serisindeki insanların şalgam banyosu yapmasına tanık olmak. mağdurlardan biri olmamak.
fikrettin abi fikrettin abi
istanbul-londra seferi yapılmaktadır. uçağın en arkadaki üçlü koltuğunda kalkıştan önce bir amcanın yattığı görülür. amca ayakkabılarını çıkarmış sanki bankta yatar gibi uyumaktadır. muhtemelen uçak ercan üzerinden gelmekte amca da uçakta boş yer olunca yatmıştır. hostesler amcayı kaldırır ve fikretin abi'nin önüne bir ingiliz çiftin hemen yanına oturtur. çünkü amcanın yeri orasıdır. amcadaki bu pespaye görüntü, sarhoş izlenim rahatsızlık oluşturmuştur. çiftten dişi olanı hemen erkek olanı dürtmeye başlar. amcayı oradan kaldırması için ısrar eder. adam karısına ne kadar dil dökse de ikna edemez. kadın ortalığı birbirine kadar. erkek arada "sus hanım! adam anlayacak" falan der. kadın "aman herif sen de! bu adam ingilizceyi nereden bilecek?" der. fikrettin abi kendini zor tutmakta, hosteslerin olaya yaklaşımına göre müdahil olup olmama kararını değerlendirmektedir. sonunda amcaya hostesler bomboş bir yer bulurlar. amca eşyalarını alıp kalkarken çiftin dişi olanında zafer kazanmış kumandan edası vardır. kalkan amca kadına döner ve kibarca ingilizce bir kaç cümle konuşup iyi günler dileyerek oradan ayrılır.
fikrettin abi böyle bakımsız adamların ingiliz olamayacağını düşünerek hareket eden çiftin dumurundan milli bir sevinç, birlik ve beraberlik ruhu çıkartmış, mutlu bir yolculuğa ilk adımını atmıştır.
patikali yol patikali yol
dün akşam yaşadığım olayın üstüne tanımadığım olaylaar olaylaar dizisi.
firma adı vermiycem verirsem mahkemeye kadar gider yolu.

neyse uçağa bindik ailecek kuzenimde var tam karşımda çaprazımda oturuyor. arkada teyzem ve diğer kuzenim, ama ben çaprazımda olan kuzenle sürekli diyalog halindeyim. olaylar dizisi de şöyle:

uçakta servis esnasında arkadan bir çocuğun çay istemesi, o çayın üzerine dökülmesi ve çocuğu ağır bir şekilde yakması, ilk başta çocuk "aaaa aaaa" diye bağırınca, bizim çocuğu kriz geçiriyor sanmamız, sonra doktor arandığı için yapılan anonsların herkesi telaşlandırması, acemi hosteslerin servis gecikince paniklemelerinden ötürü inişe yakın "herkes çöplerini koltuk kenarlarına koysun!!" diye bağırarak telaşla koşturması, hemen ardından ikaz lambalarının yanıp yanıp sönmesi, kuzenimin "indir şu uçağıı" diye söylenmesi, pilotun beceriksizliği sebebiyle uçağın zönk diye piste inmesi ve benim "al kırdın kırdııııııın!" diye bağırmamla etrafımızdaki insanların kopması, uçak durur durmaz herkesin can havliyle ayağa kalkıp bir an önce uçağı terk etmek istemesi ve inerken kimsenin hosteslerin "iyi akşamlar" demesine karşılık vermemesi.

hayatımda bu kadar sorunlu bir uçuş yaşamamıştım. umarım ilk ve son olur bu tip olaylar ve acemi, sakar hosteslere denk gelmem.

bu da böyle bi anımdı.
mikeyx mikeyx
izmir - istanbul yolculuğunda çift bilet kesilmesi ile başlayan krizin bir dama oyununa dönüşmesi gibi olaylardır. ilk olarak 14b'de (benim yerimde) başka birisini görmem ile birlikte beni başka bir yere oturtmaları ve her gelenin sürekli başka yere oturtularak 45 dakikalık uçuşta kalkmadan önce 45 dakika gerginlik yaşanmasına sebebiyet vermişlerdir.
karmakarışık karmakarışık
istanbul'dan antalya'ya gelen bir uçakta, kampa gelen macar bir futbol takımının oyuncularının arasına düşmek, uçak daha kalkmadan birkaç sıra önünde oturan birinin öküz gibi bakışlarına maruz kalmak, sonrasında uçak havalanıp, kemer ikaz ışıkları söndüğünde adamın burnunun dibinde bitmesi, zil zurna sarhoş hali ile ve olmayan ingilizcesi ile diyalog kurmaya çalışması, daha da sapıtıp, işi taşkınlığa vardırıp,olayı elle tacize kadar götürmesi, host ve hosteslerin gereken hiç bir müdahaleyi yapamaması, takım arkadaşlarının adam adına özürler dileyerek beni koridor kısmından cam kenarına almaları.
prunus serrulata prunus serrulata
birkaç yıl önce istanbul-sivas uçağında yaşadığım hadisedir. koltuğa tam yerleştiğim sırada başka bir yolcunun evladım nereye gidiyorsun demesi üzerine bir duraksama yaşamıştım. şaşkınlıkla verdiğim sivas cevabından sonra ha iyi tamam ben de oraya gidiyorum diyerek ikinci bir şok yaratmıştır. oysaki ben havalandıktan bir süre sonra paraşütle atlar falan diye beklemiştim.
aybiyem aybiyem
buradan birileri şahit oldu mu hiç, bilmiyorum, ama bir keresinde yanımdaki adamın ayak protezini çıkarttırıp üst bagaja koymuşlardı. çok öfkelenmiş, yolculuk boyunca onu düşünmüştüm.
belegund belegund
uçakta en tırsılan anlardan birisi olan lastikler piste değdi değecek anında 2 koltuk önündeki teyzenin çalan telefonunu rahat bir edayla açıp yok daha inmedik şimdi iniyoruz demesi.
tozpembehayallerdenardakalantoz tozpembehayallerdenardakalantoz
büyük bir moral bozukluğu ile uçağa bindikten sonra ice age 4'ü izlemeye başlamak, derken yan tarafındaki italyan sporcu kızın da sizin ekranınıza daldığını görmek ve ona çantadan bir kulaklık bulmak, ardından da filmin sonunu birlikte getirmek.
1 /