birfincancay

2 /
little bastard little bastard
dişi herhalde. çok entri girilmiş dfsag.
neyse, aklıma getirdi kahvenin 40 yıllık hatırı olduğunu, ondan.

muazzez ersoy hanımefendiden...

şükran ay'dan.

2.si biraz daha rakı sofrası tadında.

-- spoiler --

dün akşam yolda gördüm, seni yıllardan sonra
bir yabancı gibiydin, dönüp bakmadın bana
bunu senden ummazdım, çok kırıldım ben sana

bir fincan kahve olsam kırk yıl hatırım vardı
ömrümü sana verdim, dönüp baksan ne vardı?

-- spoiler --
gazorpazorp gazorpazorp
çok kibar bir yazar. kafama esince insanlara nickleriyle ilgili sorular sorarım, kendisi usanmadan ve sinirlenmeden sorularımı yanıtladı. üstelik "sen" diye hitap etmeme rağmen kendisi "siz" demeyi tercih etti.
iyikötüçirkindekiçirkin iyikötüçirkindekiçirkin
çoğu zaman hayatın anlamıdır. kimi zaman iş çıkar soğur kalır. her şeyle gitme gibi bir özelliği vardır. çayın onsuz olmaz. çaysız hayat yavandır. çay sohbeti koyulaştırır. muhabbeti yumuşatır. çay veren adam iyi adamdır. bla bla bla.
yo bilakis yo bilakis
girilerinde kendimi bulduğum gadın yazar. daha yetenekli olsaydım aynen bunları yazardım ya da beynim okunsaydı aynen bunları yazarlardı. gadın olmayaydı her şey çok farklı olabilirdi *
merhume merhume
güzelliğin göreceli olduğunu bana gösteren yazar. bu gün taşak geçmek amacı ile kendi çapında bir girisinde eğleşmiş ve bir girimi refere ederek bunu örneklendirmiş, sağ olsun ama bence aylin kontente benim için güzel değil yalnızca sevimli bir kadındır fazlası değil. dikkat çekmek amacı ilen yaptığı liste biraz kendi zevkine göredir, dikkate almamakta yarar var.

oraya yazılanlar bak ben güzelim amacı ile yazılmıyor, bunu idrak edebilse keşke ama fikir neyse zikir de o oluyor insanda ne yaparsın.
uncle uncle
sürekli beddua ettiğim insan. hayatı kötü gitsin, yüzü gülmesin, işleri sarpa sarsın, o da gelsin sözlüğe sarsın istiyorum. başına bir iş gelirse illa ki bir katkımız olmuştur.
cd temizleme bezi cd temizleme bezi
şu tüketim devrinde sallama çaylarla ne alıp veremediği var bilmiyorum. yine bişiler karalamış sallama ve demleme çay ile ilgili, güzel, lafım yok.

yalnız kendisine de belirtmiş miydim bilmiyorum, sabah kahvaltılarımın keyfini kaçıran kişidir kendisi.

zamanında bir gibi yazmış yine sallama çaylarla ilgili, bulamadım şimdi.

hani içmeyin, içen şerefsizdir ama illa ki içecekseniz bari şöyle yapın da için diye anlatmış.
işte ne bileyim efendim içinde tutmayın, sallandırın (adı üzerinde demişti bir de hatırladığım kadarıyla)
uzun tutmayın.
çıkarırken suyunu sıkmayın.
vs vs yazmış bir güzel.

ben bunu okudum birkaç ay önce. dedim adam güzel yazmış bari uygulayayım. hani zaten sallama çay içiyoruz bari iyi niyetten yırtalım, öbür tarafta hesabı kolay olsun.

abi o gün bugündür sabah kahvaltılarım psikopatlıkla geçiyor. geliyorum ofise, ne yapayım adaçayı falan işte.
süzme poşeti bırakıp sandviçimi yesem içinde tutmayın yazdığı geliyor aklıma.
sallamaya çalışsam sandviç soğuyor.
acaba yeteri kadar tuttum mu, tadı gelmiş midir diye dakika hesabı yapıyorum.
poşeti çıkarırken suyu süzülürse acır diye tırsıp hoop diye çekiyorum, masama damlıyor.

allah sizi inandırsın hastalık oldu, psikolojim bozuldu, huzurum kaçtı.
sabahleyin mecburiyetten içtiğim o sallama çay zehir oldu, kahvaltılarımın tadı kaçtı.

çorabı kaçar, waffle tabağına kuş pisler inşallah. rahatsız ya.
2 /