birine sonsuz güvenmek

1 /
elladan tinuviel elladan tinuviel
uçurumun kenarındayken gözleriniz kapalı yürüyebilmek ve kendinizi o kişiye teslim edebilmektir. bu mecazi olayı yapabildiğiniz kişi sizi asla sırtınızdan bıçaklamayacak biridir. herşeyinizi anlatabileceğiniz, sizi asla yargılamayacak ve kayıtsız şartsız iyiliğiniz isteyebileceğiniz biridir. sonsuz güvenmek, son nokta olan hayatınızı feda edebileceğiniz anlamına gelir.
speleofizik speleofizik
mağaranın içinde sizin güvenlik ipinizi tutan biri varsa ve altınız da 50 metrelik karanlık bir delik varsa hatta ipi tutan kişiye sürekli yarasalar çarpıyorsa emin olun birine güvenenilebilecek maksimum nokta budur güvenebileceğiniz kişi ise o ipi elinde tutan kişidir. şeklinde yarumlayabileceğim cümle.

konu ile alakalı olarak;
(bkz: mağaracılık)
(bkz: speleoloji)
(bkz: hasmakat)
delicaponcadı delicaponcadı
birine güvenmek, karşılıksız güven, sonsuz güven gibi kelimeleri duyduğum zaman, aklıma yıllar önce izlediğim bir dizinin* bir sahnesi gelir. karakterlerin adlarını hatırlamıyorum şimdilik biz onlara mehmet'le sevgi diyelim.

mehmet ve sevgi ilişkilerinde sorunlar yaşamaktaydılar, ne ayrılıyorlardı ne de geçinebiliyorlardı. sevgi'ye göre ilişkide güven sorunu vardı. mehmet bunun öyle olmadığını kanıtlamak için sevgi'yi bir uçurum kenarına götürdü, kadının gözlerini bağladı ve ben ne dersem onu yap diye talimat verdi. kadın kabul etti. uçurumdan yaklaşık 3 adım geride duruyordu kadın. savunmasızdı. mehmet bir adım at dedi. kadın tereddütlü attı. sonra bir adım daha at dedi. daha da tedirgin çok küçük bir adım attı kadın. bir tane daha dedi, kadın ağlayarak gözlerini açtı ve yapamayacağım korkuyorum dedi. bu sefer mehmet bağladı gözlerini. ben sana ne yaptıysam şimdi de sen bana yap dedi. kadın kabul etti. bir adım at dedi, adam kendinden çok emin bir adım attı. bir tane daha, adamda tereddütten eser yoktu, söyleneni yaptı. artık uçurumun kenarındaydı. bir adım daha atarsa aşağıya düşecekti. hayatı sevgi'nin iki dudağının arasındaydı, itiraz edemezdi anlaşma buydu çünkü. kadın mehmet'in gidecek daha fazla yeri olmadığını gördüğü halde, bir tane daha dedi. adam hiç tereddüt etmeden adım atacaktı ki kadın onu engelledi. sonra adam kadına döndü işte ben sana böylesi güveniyorum dedi. kadın ağladı.

gerçekten de aradan yıllar geçse de, filmlerde ona benzer milyon tane daha sahne görsem de; o sahnenin benim gözümde değeri çok başkadır. ne zaman ki birine çok güvendiğimi hissetsem, onunla bir uçurum kenarında olduğumu hayal ederim. tereddüt etmeden adım atabiliyorsam doğru yerdeyim ama atamıyorsam daha fazla söze gerek yoktur.
glitter glitter
bu kadar çok güvenmek hayal kırıklığı yaratır.çünkü güvenilen kişi de insandır sonuçta.e güvenmemek de insanı çok yıpratır.en iyisi arada biyerde kalıp tetikte olmak.
mnemosyne mnemosyne
insanın aynaya baktıkça gördüğü kişiden daha güvenilir birine hayatta her şeyden çok güvenmesidir..sorunları onun için sihirli değnek değmiş gibi yok edeceğine,yalnız hissettiği her an yanında olacağına,daima sadakat duyacağına,ona kırılıverecek bir cam parçası gibi hassas davranacağına,hayatında böyle bir kahraman olduğuna inanmasıdır..

birinden tüm bunları hatasz yapabilmesini beklemek bencilcedir belki,ama beklenir işte..güven boşa çıktıkça da öfkeden ziyade hayalkırıklığının titrettiği parmaklar klavyede doğru harfleri bulabilmek için uğraşır,bundan sonra sadece aynaya baktığında görünen kişiye güveneceğini yazabilmek için..
1 /