birini taparcasına sevmek

1 /
kopush kopush
ilişki yolundayken zararsız gibi görünse ve her iki tarafı da mutlu etse de, sonunda illa ki acıtan, zarar veren sevme şekli.

aşkın, sevginin, gün geçtikce bağlanmanın, alışkanlığın birbirine karışmasıyla başlar bu duygu. o'nsuz yaşayamayacakmış, nefes alamayacakmış gibi hissedersin; öyle bi sanrıya kapılırsın.

seversin. her saniye daha çok. her dakika katlanarak, çoğalarak seversin. hiç bitmeyecekmişçesine.

sonra biter. taptığın, ilah yaptığın kişi hayatından pat diye çıkıp gider, veya sen çıkartırsın onu. beslediğin duyguları, aşkını "taparcasına" diye ifade ettiğin zamanlar geride kalmaya mahkumdur artık. tapar gibi sevdiğin kişi de hiçbir zaman hayatında olmayacaktır.

e kaldın öylece ortada? her şeyini kendisine endekslediğin, nefesini bile o'nun için aldığın kişi artık yok. ne bok yiyeceksin şimdi? taparcasına sevmek o kadar kolay mı sanıyorsun ki yenisini, başkasını bi daha böyle sevesin? değil, hiç değil.

o yüzden baştan bu boku yemeyeceksin. taparcasına sevmeyeceksin. kendini de azcık seviyorsan sevmeyeceksin. sevme.
roselife roselife
sadece bir ilüzyondur.

kimin sevgisi daha büyük kim biliyor?

en çok seven kendinmiş sanıyorsun. en büyük aşk seninki, en güzel insan karşındaki sanıyorsun.

bir daha böyle sevemem, o olmazsa yaşayamam, daha uygununu, daha çok sevilebilecek olanını bulamam, bu aşk uğruna neler yaptım, kimlere resti çektim, kendimi ne hallere soktum, bu nasıl bir sevmektir taparcasına seviyorum sanıyorsun.

sadece sanıyorsun.

bu bir ilüzyon. aynı anda dünyada milyonlarca aşığın yaşadığı bir ilüzyon.
uzun ömürlü kelebek uzun ömürlü kelebek
gerçekten seviyorsun demektir. gözünün hiç bir şey görmemesidir. onun için her şeyi yapabilmektir. senden ne isterse istesin gözünü kırpmadan yapabilmektir.
bazen sorarsın kendine 'nedir beni böylesine kör yapan?, nedir beni böylesine aşık eden?' hemen cevabını alırsın.
karşında ki sevdiceğin ta kendisidir. çok geç olmuyor önce ki yaşadıklarının, hatalarının farkına varmak. her an karşına çıksa da hataların, senin için sadece bir sevdicek vardır. senin olan sevdicek. hayatında değildir ama
hayatındır adeta. sanki sabahları onunla uyanıyor, geceleri onunla yatıyorsun. ne gariptir ki; bazen arkandan gelip sana sarılacak, mesaj atacak ya da arayacak gibi gelir insana. belki de öyle olmasını umarsın. ne arkandan gelir sarılır ne de seni o anda arayıp seni özledim der.
hayalsiz yaşanmaz derler ya, ben ne hayallerimi ne de umutlarımı yitirmedim. sevdiceğim yine bir gün benim olabilir, yine bir gün benim elimi sımsıkı tutup, o gezdiğimiz sokaklarda şarkılar söyleyerek, oynayarak, ıslanarak yürütür umuduyla bekliyorum.bunların olmayacağını, sadece kendimi kandırdığımı bile bilebekliyorum. beklemek midir? taparcasına sevmek. hayır! onu kalbinden atamamaktır. onsuz olduğun bu hayatta hala haya
liyle yaşayıp, her şeyi onun sevdiği, istediği gibi yapmaktır.
o bilmese de gözlerin her yerde onu arar. oturduğu semtte gezerken, karşılaşsak konuşsak diye düşünürsün. selamlaşmak bahanesiyle sarılsam diye umut edersin. eskisi gibi sarılmasa da, bakmasa da bir umut
tur içindeki. dışa vuramadığın umutlar.
benim sevdiceğimle hayallerim vardı. sevdiceğimle paylaşamak bile nasip olmadı. olsun, varsın bilmesin. ben hayallerimi de sevgim gibi yaşatırım.
yüzüne söyleyebilecek olsam 'seni sevmeme sebep olduğun için
binlerce kez teşekkürü borç bildiğim sevdiceğim, dünya'ya
yeniden gelecek olsam ilk seni bulur ve yine seni taparak
severdim. ilk sen, sadece sen...' derdim.
melankolik demokrat melankolik demokrat
sevgili can yücel böyle sevenlere bir şiiriyle sesleniyor:

o olmazsa yaşayamam demeyeceksin’
demeyeceksin işte
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki
çok sevmeyeceksin mesela.
o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin o’nu sevdiğinden.
çok sevmezsen çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince,
çok ait de olmazsın hem.

çalıştığın binayı,masayı,telefonunu,kartvizitini…
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın.
onlarsız da yaşaya bilirmiş gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin
illede bir şeyleri sahipleneceksen
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları…
mesela kuzey yıldızı senin yıldızın olacak.
‘o benim’ diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin…
mesela gökkuşağı senin olacak.

illede bir şeylere ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
mesela turuncuya, pembeye
ya da cennete ait olacaksın.

çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın.
ucundan tutarak…
sanki cazorla sanki cazorla
eylemde geçen "biri" gidince yerle yeksan inançlar kalır geride..
sonra toparlan toparlayabiliyorsan kendini!

ha bunu söylüyorum ama biliyorum da içten içe insan nasıl devam eder hayatına, eksik gedik.. nasıl yürür yine defalarca yürüdüğü yolları tökezleye sendeleye..

iyi yanını görelim şimdi de.
bitmezse şayet, bir ömür sürerse heyecan ve tutkuyla, o ömrü ibadet haline getirir..
taparcasına olunca sevmek, huzura eriştirir, yükseltir paylaşırken bu sevgiyi mabutla..

ama sonra? ya biterse?
toparlan toparlayabiliyorsan kendini!
nick kim ulan nick kim ulan
olmaması gereken bir durumdur kendinizden başka kimseyi sevmeyin taparcasına, acı çeken üzülen olursunuz birde fark etmişsinizdir ki taptığınız insan aslında hiç değmeyecek bir insanmış dolayısıyla sevginizin bir balon gibi patladığını boşa gittiğini görürsünüz.halbuki balonlar patlamak için değil gökyüzünde uçurmak içindir.
yok yok
saplantılı bir durumdur. aşk veya sevgi ile alakası yoktur. uzak durunuz. kurtulmak kolaydır, zor gibi görünür ama aslında çok kolaydır. yeter ki kendinizi daha çok sevin. daha çok.
masumkedicik masumkedicik
kalbinde canını acıtan,seni her an boğan,artık bitmesini istediğin ama istedikçe dahada bağlandığın durumdur. insanı bitirir ruhen. genelde sonunda açı getirir. çünkü ne kadar çok seversen o kadar sevdiğini gösterirsin. fazla sevgide kaçırtır karşıdakini. insanı ruhen dağıtabilecek olaydır. olumlu birisine bağlanmaktır,herşeyini vermektir. günahtır kimine göre çünkü herşeyi unutursun günahı,sevabı,inancı... sadece düşündüğün tek birşey vardır oda odur.
ne önemi var ne önemi var
hiç iyi bir şey değildir.
birisini taparcasına seven kendine olan sevgisini kaybeder. ve insanın sonsuza dek yanında olacak, hiç bir zaman onu bırakmayacak tek kişiyi tek varlığı kendini kaybeder. taptığın insan gidince kendisi gitmez benliğini de götürür ve yalnızlık dediğin o zaman çöküverir, çünkü sen bile sende değildir artık.

hem neden bir insanı taparcasına sevesin ki, sev sadece, aşık ol ama tapınma!
maharet birine tapmakta değil birilerini kendine tapındırmaktadır..
1 /