bisiklet sürmek

8 /
gamlı baykuş gamlı baykuş
bir çeşit terapi; hem de bedava.

son 1.5 yılım kilo almakla geçti, sonra buna bağlı olarak diz sakatlığı vs. yaşadım ve spor ile alakalı her şeyi rafa kaldırdım; bisikleti de maalesef. dün akşam biraz bakım yaptım bisikletime, sabah da hakkını vermek istedim. sakatlığımı ve kilolarımı çıkardım kafamdan, biraz turlar gelirim diye çıktım evden erkenden.

önce çengelköy'e indim kahvaltı yapmaya. zaten evden çıkıp pedalı çevirmeye başladığım an hissettim bu turun kısa sürmeyeceğini, gerçekten bisiklet garip bi haz çünkü, bilen bilir. çengelköy'de kahvaltımı yaptım; nefis boğaz havası, yalnızlık ve biraz kitap. ne zaman bana haz veren küçük şeyler yapsam, hayatın büyük şeyler olmadan çok daha çekilebilir olabileceğine ikna oluyorum zaten.

oradan kalktıktan sonra baya devam ettim, bir ara iskelelerden birinden karşıya geçtim vs. tüm günü bisiklet tepesinde geçirdim özetle ve sahip olmadığım şeylere hayıflandığım için utandım kendimden çünkü bisiklet bana gücümü hatırlattı.

çok akıllı olmamak, her konuda bilgili olmamak hatta biraz salak olmak, çok güzel olmamak, çok paramın olmaması, çok iyi bir işimin olmaması, çok iyi bir arkadaş olmamak, birinin aşık olabileceği kadar özel olmamak hiç de büyük sorunlarmış gibi görünmedi gözüme. çünkü bi sürü yokuşu çıktım ben; kendi gücümle sırtımdan ter boşalarak çıktım, vücudumun her kası acıyarak çıktım.
bütün bunları yalnız yapabiliyor olmanın hazzı yeter bir insana. bisiklet sürmek bu yüzden müthiş aktivite; kendisiyle barışmak isteyenlere şiddetle önerilir.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
eğer ki hayat biçiminiz olageldiyse, eksikliğinde çok rahatsız hissedeceğiniz hareket. yıllardır aktif bisiklet sürerim. spor, ulaşım, keyif, terapi.. her konuda yardımıma koşar bu aktivite. ancak tek kötü yanı birkaç gün sürmediğinde huzursuz hissetmene neden olmasıdır. bir de bir süre ara verirsen, normalde bir oturuşta bir öküz yiyen zayıf bünye su içsem yarıyor haline dönüşür. ömürlük durumdur, bırakamazsın.
sychtianarch sychtianarch
popo ağrısı / pişiği ile bisiklet sonrası ruh hali arasında seçim yapmaktır.

dezavantajları elbette var; cana ve mala kast eden ayılar, yolun ortasında yürüyen hödükler, üzerinize gelen patenci, yaya, e scooter (son dönem martı) kullanıcıları... bunlar güzel geçen gününüzü kabusa çevirebilirler. muhatap olmak istemediğiniz halde muhatap kalabilirsiniz bağzı insanlarla. ayrıca sahipaiz ve hiç bir medeni ülkeye yakışmayan sokak köpeklerini de hatırlatmakta yarar var.

ekipmana gelince bisiklet üzerinden şunu diyebilirim, fiyat kadro geometrisi ve konfor bakımından belirleyici. daha uzun mesafeler için kas ve iskelet sisteminizi zorlamayacak bisikletler pahalıdır. ayrıca buna hafiflik eklenebilir. 4.6kg'dan 14 - 15 kg'a kadar seçenekler mevcut. uzun mesafelerde 500gr farkı anlarsınız. ayrıca bisikleti apartman içi, otopark vs gibi yerlere koyup koyamama durumu bisiklet fiyatında belirleyici. paslanma, çalınma gibi olumsuzluklar yüzünden elbette. kafanıza koydunuz mu bir tane alıyprsunuz sonuçta.

kentsel dönüşüm, alt yapı çalışmalarının sıklığı ve bozuk yollar lastik seçiminde belirleyici. ben kendi adıma ince lastiği tr için tehlikeli buluyorum. ayrıca konstriktif açıdan zayıf. alınır mı evet. işin parasal boyutu tr'de yaşadaığımızdan önemli. ayrıca tercih ve öncelikler kişiye göre değişir.

ayrıca tekerleğin inceliği hıza etki etmez. hıza diş tipive hafiflik etki eder. sürekli şehir içinde kullanacağınız durumda dişli teketleğe gerek yoktur. ayrıca tutunma için de diş gerekli bunun için de tekerlek adına hibrit lastikler seçenek dahilinde. bunlar all weather olarak geçer.

marketlerde satılan "karne hediyesi" bisikletlerden uzak durulmalı. bir de her sene döviz artışı nedeniyle aynı miktardaki paraya daha ucuz donanımlı bisiklet alabiliyorsunuz. kalite düşüyor. aynı segmentte bile kalite düşüyor. alım gücü!


17
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
izmir sahillerinde yapmanın çok güzel olduğu fakat içlere gittikçe imkansızlaştığı aktivite. sırf bu bisiklet sevdamdan dolayı konya veya erzuruma falan yerleşmeyi kurguluyorum. yahu bir spor insana bu kadar mutluluk ve huzur verebilir mi a dostlar?
myrica myrica
trde spesifik yerlerde yapılabilecek güzel aktivite.
ülkeye yayılması için yurdum insanının belli bir olgunluga erişmesi gerekir ki bu an itibariyle imkansızdır. belki 2150'de görebiliriz.
sakil sakil
hayatımın bir parçası haline getirmek istediğim aktivite. ancak şartlar el vermiyor. bir kere belki türkiye'nin en bozuk yollarına sahip büyükşehirlerinden birinde yaşıyorum. bisiklet yolunu geçtim, normal yollar mayın tarlası gibi. ikinci sebep, oturduğum binanın çevresinin eğimli olması. ufak bir tepenin en tepesinde bizim bina var. üçüncü neden ise şu an iyi bir bisiklete verecek paramın olmaması.

hayatıma dair hatırladığım en eski hatıraların bir kısmı, babamın bisikletinin arkasında yaptığım yolculuklardan oluşuyor. babam esnaftı ve dükkana bisikletiyle gidip gelirdi. eski tip bir alman bisikleti vardı. arkalıklı. ben de arkasına oturup beline yapışırdım. çocukken benim de çok bisikletim oldu tabi. bahçeden çalınırdı hep ama babam bıkmadan yenisini alırdı. 7-8 farklı bisiklet sürmüşümdür çocukluğumda. son olarak ortaokulun son yılında bir bisiklet alındı. dershaneye onunla gidip geliyordum. çok sürerdim. sonrasında apartman hayatı, apartmanın altına bisiklet koydurmamaları vs. sebeplerle uzaklaştım. atıl hâle gelen bisikleti en sonunda yazlıkta sürsün diye kuzenime verdim. şimdi şöyle dümdüz bisiklet yollarının olduğu bir memlekette yaşasam da işime bisikletle gidip gelebilsem diye çok hevesleniyorum. sırf bu sebeple konya gözümde yüceliyor. dünyanın en uzun bisiklet yoluna sahip şehirlerinden birisi olduğunu okumuştum.

bu arada yıllar önce sözlükte açtığım bisiklet yolları istiyoruz kampanyası başlığı geldi aklıma. bisiklet yolları ve bisiklet yoluna girmeyecek, bisikletlilere saygı gösterecek medeniyette insanlar gerek. etrafta bisiklet süren insanlar, şehrin atmosferini bile güzelleştiriyor.
8 /