blade runner 2049

meddahx meddahx
özet geç diyenler için;
sansür bahane film şahane

uzunlusunu okumak isteyenler için;
transformers boklarının ve ciuv ciuvlu marvel filmlerinin bilim kurgu sayıldığı şu karanlık günlerde taş gibi bilim kurgu filmidir efenim. bir arrival değildir, bir blade runner hiç değildir ama yinede türü keşke böyle yapımlar domine etse dedirtir.

filmin tek eksiği fazlaca ilk filme bağlanma çabası bence. ilk filme kucak kucak gönderme yapacam diye bu filme felsefik konular, etkileyiji tirajlar eklemeyi unutmuşlar. atmosfer süper, müzikler süper ama metin yok lan. ilk filmde en az 5 tane efsane tiraj sayarım size hayatı-ruhu-benliği sorgulatan. burda 1 tane var oda sansürlü kısma geldiği için kesmişler ameka !

gidin izleyin izlettirin. ama öyle aşırı sci-fi hayranı bi sevgiliniz yoksa tek gidin. çünkü yönetmenin kimseyi eğlendirmek gibi bi derdi yok bu filmde. zeki demirkubuz filminin bilimkurgulusu gibi diyim siz anlayın.
sychtianarch sychtianarch
ilk bölüm tüm distopya bılımkurgu filmlerinin anası niteliğindeydi. p. k. dick'in diğer uyarlamalrı olsun, başka distopya yapımları olsun, caprica da dahil olmak üzere karanlık bir gelecek atmosferi blade runner'dan esinlenmeydi. her şey bir yana ikinci serinin bunun gölgesinde kalmaması gerekir, zaten kalmamış; aşmış.

tüm gelişmiş teknolojiye rağmen monitorler mikrofilm makinası gibi çalışıyor. bu da çok fantastik sanki alternarif bir evrene ait dünya geleceği. belki de cylon skinjob teknolojisi bizim yaşadığımız dünya'nın geleceğinden değildir. bu sorular heyecan verici. öyle bilimkurgu distopya filmlerinin anası blade runner.

müzikler dersen, yorum yapmaya bile gerek yok. tiradlar kaçık, gerçeküstü, zaman zaman delphi kahinlerininki kadar anlaşılmaz. birkez seyretmeye doyamadım.

devamı:

blade runner 2049 usmnbs
feelsbatman feelsbatman
sanırım hayatımda izlediğim en sıkıcı, en vasat film.arkadaş bir aksiyonun yaşanması için 2 saat beklenilir mi yahu? hani sanat filmi olsa anlayacağım ama bilim kurgu filmi bu film.özetlersek yalnız ortamlarda hava atabilmek için izlenen vasat bir film. gidip de vaktinizi harcamayın.
nietzsche senelere nietzsche senelere
görüp görebileceğiniz en iyi devam filmlerinden biridir. ilk filmdeki atmosferi, distopik ve karanlık havası aynen sağlanmıştır. bunların üstüne 30 yıllık teknolojik gelişimlerin de bu kadar iyi işlenmesi gerçekten enfes olmuş. film uzun evet ama kendinizi o atmosfere kaptırabilirseniz hiç bitmeyeceğini isteyeceksiniz eminim.

ben filmi hafif yağmurlu bir akşam son seansta izledim. salondan çıktıktan sonra sanki o distopik ortam dışarda devam ediyormuş gibi hissettirdi bana ve daha önce hiçbir film böyle hissettirememişti.

bazıları filmi basit, artık her yerde gördüğümüz yapay zeka bilim kurgularıyla karşılaştırma gafletine düşüyor. burada bilinmesi gereken en önemli nokta, şu an sık sık karşımıza çıkan yapay zekalı filmlerin temeli en temeli blade runnerdır. filme özellikle bu gözle bakmak bence önemli.

film sinemalarda sansüre uğramış. bu konu hakkında söylenecek çok şey var aslında ama kime nereye işte. bu sansürlerin tam olarak nerelerde olduğunu bilmiyorum. (bazı sahnelerdeki iğrenç yakınlaştırmalar hariç) tamamen kesilen sahnelerde çok vurucu, filmden aklımızda kalacak keskin diyaloglar olduğunu tahmin ediyorum. bunu öğrenmek için filmin malum ortamlara düşmesi gerekiyor tabii. filmin bu haliyle puanım 8.5/10
kılavuz karga kılavuz karga
daha filmin adı yokken 1982 yapımı bıçak sırtı'nı izlemiştim. sonra bu film çıktı piyasa. ilk filmi izlediğimde çok beğenmiştim. konusu, yaşanılan dünya, ortam düzenlemesi, az sayıda ama güzel efektler. yani sanat yönetmenliği çok güzeldi. belki de zamanın getirdiği bilgisayar efekti kısıtlamaları sayesinde mutheşem dekorlar gördük.

içerikten bahsetmek gerekirse, ilk defa tek film olarak yapılıp da yıllar sonra devamı çekilen bir filmi bu kadar beğendim. genellikle tutan filmlerin ardından yenisi çekilip sadece voleyi vurma hesapları yapardı hollywood. bu filmde o klişeyi kırmışlar ama. aradan geçen 35 yıla rağmen bir devam filmi olmuş. hikâye kopuk değil. gözüme çarpan zorlama ilerleyen senaryo da olmadı. bir an başrolümüz kendini aradığı çocuk olduğuna inandırdı ve biz de klasik bir son geliyor derken, hop, kazın ayağı öyle değilmiş dediler.

bu arada polislerin arşiv olarak fotofilm kullandıklarını görmek insanı ikilemde bırakmıyor değil. takoz olsun sağlam olsun mantığı herhalde. bir tarafta kristal arşivleme ve dijital diskler, diğer tarafta fotofilm. fakat film boyunca devam eden teknoloji ikilemi var: uçan arabalar, üç boyutlu yansımalar, insanlara tepki veren hareketli reklamlar -ki birçoğu üç boyutlu- varken, bu yüksek tekonoloji sanki yaşamın her kademesine işlememiş gibi. zaten sokaktaki tek teknolojik nesneler hareketli reklamlar. uzun lafın kısası, film güzeldi. ilk filmle kurulan bağlantılar harrison ford'un da olaya dahil olması, beni 82'de kaldığım yerden devam ettirdi doğrusu.

son olarak, filmi ülkemize sansürlü gönderen sony'i de anmak istiyorum. hatrı sayılır bir kareyi kesip filmin içine etmek nasıl mantıksa artık, çözemedim.
jitemci astsubay jitemci astsubay
bir devam filmi olarak çok iyi. sinemasal olarak ise yavaş ve ağır bir film. mutlaka şans vermek lazım ama ilk filmi izleyip hatıraları bir tazelemek güzel olur. gişede de istediğini alamadı maalesef.


Blade Runner 2049 Film İncelemesi
mars da okuyan öğrenci mars da okuyan öğrenci
başıma birşey gelmeyecekse çok beğendiğim film. sinematografisi çok hoşuma gitti. aksiyonsuzluğu ve durağanlığı umurumda değil. öyle güzel manzaralar varki duvar kağıdı yapılabilecek. henüz bu filmi izlemedi iseniz 1982'de yapılan ilk filmi izleyin önce. ilk olarak 2049'u izliyorsanız, pek birşey anlamayabilirsiniz ve de sıkılabilirsiniz. müzikleri ise ilk filmdekilere çok benziyor, iyice doyurdu beni. jared leto'nun da 3 saat içerisinde toplamda 10 dakika rol aldığı film aynı zamanda. biraz daha görünse iyi olurdu tabi. yapay zeka ve sentetik insanlar konusunda gerçekçi ve isabetli bir distopya yaratılmış.