bloc party

1 /
giberling giberling
2003 yılı the white stripes yılı olmuştu. avrupalı müzik otoriteleri white stripesı yere göğe sığdıramamışlardı. uzun süredir ilk defa birileri rock yaptı söylemlerini bile okuduk dergilerden şurdan burdan. yıl 2004 olduğunda piyasa kendisine ivme kazandıracak ışıltıyı franz ferdinandda gördü. hakikaten de 2004 yılında yetti arttı ff. bloc party ise 2005 yılının franz ferdinandı olarak anılan bir grup. bana sorarsanız böyle kesin bir başarıya imza atmaları biraz zor görünüyor. heyecan var tabi. haydi bakalım
ötekikadın ötekikadın
çok sıkı bir grup.daha yeni tanıştım kendileriyle ama şimdiden 80'lerin britrock gruplarıyla aynı kefeye koydum bile bunları.bu yılki mtv video müzik ödüllerinde en iyi alternatif grup kategorisinde adaylardı,ödülü s.o.a.d aldı.ancak solistleri kele'nin seslendirdiği chemical brothers'ın believe'i en iyi video ödülünü aldı,ayrıca en iyi grup ödülünü açıklamak üzere sahneye gelen nelly furtado "kazanan bloc party" diyerek onları ihya etti.aslında gönüllerin şampiyonu onlardı çünkü ve muhtemelen önümüzdeki senelerde gümbür gümbür ödülleri sıralayacaklar.daha erken çok erken.
hepten aykırı hepten aykırı
henüz yeni bi grup. kült değil, efsane değil. felsefesi var mı yok mu o dahi belli değil. marksist mi sosyalist mi yoksa bildiğimiz ingiliz faşosu mu onu da anlamadım. uyuşturucu alırlar mı? yoksa chris martin gibi ev erkeklerinden oluşan bi grup mu? kele okerere gay mi değil mi bilemedim

ama bloc party ingilizlerin son harikasıdır. bu bir gerçektir.

bloc partyi henüz dinlemediyseniz blue light ve this modern love gibi duygu yoğunluğu yüksek şarkılardan başlayınız. bu şarkılardaki progresivite yetmemeye başladığı andan itibaren like eating glassa ve positive tensiona geçiniz. asla ve asla complimentsa hemen geçiş yapmayınız. ben denedim. birilerine aşık oluverdim hemen. o iş sakat.

bloc party'nin silent alarmı, what s the storyden beri yaklaşık 10 senedir beklediğimiz albümdü. franz ferdinand, the strokes filan şöyle bi ayrılsınlar köşeye.

edit: gelecek seçimlerde oy vereceğim partidir.
hepten aykırı hepten aykırı
ben de bmx sürerdim. dizleri yara dolu bi çocuktum. büyüdüm. tanrı bana bir kızı sevdirdi. ben ona giderken bloc party dinledim. kız başkasını sevdi. ben bloc party dinledim. sinirlendim. kendimce revenge sex olayına girdim, sanki haberi oldu, olsa bile sanki umrundaydı. bloc party compliments çalıyordu. saçımı kestim, traş oldum çünkü bloc party öyle söylüyordu. unutur gibi oldum, devreye bloc party girdi. sağolsun asla unutturmaz.

kele okereke "i should've kissed you" der, unutturmaz hiç bi pişmanlığımı. "boy what are you going to do with your life?" diye sorar. gelecek kaygısına gark olurum. ama sonra yüreğime su serper. "we're all scared of future" der geçiştirir o anlık.

anasını avradını diyorum. evimde odamda kamera arıyorum. yoksa tüm şarkıların bu kadar cuk diye oturmasının mantıklı bir açıklamasını yapamam. you bought me a book diyo adam ya. nasınınamı ama.
bad bad whiskey bad bad whiskey
evrenin her yerinde (dolayısı ile müzik de buna dahil) ingiliz aksanını başka bi seviyorsanız bağrınıza basarsınız bu gençleri hemen.

this modern love breaks me.. diye giden şarkılarının sözlerini eğer varsa bi acınız "this modern love has fucked me" olarak değiştirirsiniz söylerken bile isteye. cuk oturur bazen duruma.
1 /