bona fide

1 /
beste çalan mahur beste çalan mahur
bir süredir kavgalı olduğum yazar.

malum iki erkeğin arasını açsa açsa kadın meselesi açar. bizim aramızı açan mesele de kadın meselesi. aynı kadın yazara aşık olduk, aynı girilere yorum yaptık. kimseye belli etmedik aramızda ki husumeti. "ay canım kaşim", "pampa", "birader" çektik birbirimize ama içimiz nefret doluydu. ya o gidecekti ya ben, ya o bitecekti ya ben...

en son dün bana attığı mesajda, "bak mahur, özünde iyi adamsın. belki başka bir yerde, başka bir zaman tanışsaydık seninle dost bile olabilirdik. ama bugün, bu yerde biz düşman bile olamayız. o'nun sahibi ben olacağım. yolumdan çekil, yoksa senin için de benim için de iyi olmayacak." bunları söylemişti. bu mesaja cevap vermedim. belki korktuğu ve vazgeçtiğimi düşündü ama durum farklıydı. onu yok etmek için son planlarımı yapıyordum.

bugün çalıştığı yeri gören bir banka oturdum. bona, öylece karşımda duruyor ve benim onu izlediğimden habersiz beyaz gazozunu içiyordu. içimden "şeker var onun içinde, az iç bari" demek geçse de, nasıl olsa son günü dedim ve gazozunu içmesine izin verdim. yine birlikte malum kişiye yürüyorduk, o anlarda onun benim için neler düşündüğünü biliyordum ve düşündüklerini kendisine yapmak için uygun anı bekliyordum. elimi belime attım, silahımı çektim... tam sıkacaktım ki birde ne göreyim 1 adet bildirim. hemen açtım baktım, kim düştü acaba diye. kimse düşmemiş, düşen bona ve benmişim. hemen silahımı belime geri koydum ve acı gerçekle yüzleştim. meğer, aylardır peşinden koştuğumuz, uğruna can alıp can verdiğimiz kadının memesi yokmuş. yani kadın değilmiş.

işte o saatten beri tüm acımı, mutsuzluğumu, kaybemişliğimi değerli yazar dostum bona ile paylaşıyorum. şimdi başka bir yer başka bir hayat var karşımızda. şimdi dost olma vakti...



17
bona fide bona fide
çocukla çocuk olmayacak, boş ve kısır tartışmalara girmeyecek ve konu edilemeyecek kendi halinde bir yazardır.

kimseye cevap niteliğinde olmamakla birlikte şu dizelerle kendisini daha iyi anlatacağını düşünür ayrıca.

"ben çetin bir kayayım, bu vahşetgehte
bana çarpan poyraz yeli kırılır
dizime çıkmadan dağılır gider
çirkabı zilletin seli kırılır

beni dişliyemez yılanlar bile
sürtünür,kaşınır,geçer hergele
yumruk,şamar vuran küstahın hele
demirden olsa da eli kırılır

fikrimi sarsmadı şimdiye değin
arsızca sözleri bilmem ne beyin
bana çifte atan şaşkın eşeğin
kendi çiftesile beli kırılır

bendedir şivesi âşık ağzının
ona sesi uymaz yaban kazının
öyle hödüklerin bozuk sazının
namım anıldıkça teli kırılır."
1 /