bornova ve bayraklıda camilerde yuh yuh çalınması

radyoloji teknikeri radyoloji teknikeri
şimdi de selda bağcanın yuh yuh adlı eseri bornova ve bayraklıdaki camide çalınmış.

benim ilk aklıma gelen bir teknik arızanın olduğudur.

genel düşünülen şeye inanmak istemiyorum.

camide okunan dualardan rahatsız olunmuşsa diyanete dilekçe verirsin.

oradaki camilerde okunmaz.burası laik bir ülke kimsenin rahatsız olacağı şekilde bir şey yapılamaz.
kurbağalara bakmaktan geliyorum kurbağalara bakmaktan geliyorum
yıllardır rte ne zaman sıkışsa hemen din ile ilgili bir şeyler zortluyor. hiç sekmez bu. hatta bu tür şeyler olunca onun köşeye sıkıştığını anlıyorum. ya kuran alıp sahalara iniyor ya kurandan cüz müz okuyor veya türbanlı bacılarının ellendiğine dair fantaziler üretip ortalığa tükürüyor.

işe bakın ki chp'nin kalesi olan bir şehirde, bir anda iki caminin hoparlörüne giriliyor ve müzik yayını oluyor. muhtemelen akp tayfasının düzeneğidir bu. böyle işlerde bu kadar beceriksiz olup bu kadar da yapmaktan vazgeçmeyen bir tayfa daha yeryüzüne gelmemiştir. tabi bizimki durur mu, hemen yapıştırmış: "bu cehape zihniyetiii camilerde ezan yerine başka müzikler çalınca zevkten dört köşee." tüm bunları söylerken de kafasından "oy oy geliyor oycuklar" diyordur.
yer miyiz? yiyorlar maalesef...
sychtianarch sychtianarch
"camilere ayakkabılarla girdiler.
"deri ceketli bir takım sapık tğrbanlı bacımıza işedi."

tipik siyasal islamcı çamuru. olay yaşanmamışsa icabında provakasyon yapılır. ana muhalefet partisi liderinin canına kastettirilir vs. bunda önce bir çav bella okutulması olayı vardı. akıl var, fikir var; en salak seküler vatandaş bile bunun kendi ayğına sıkmak olduğunu bilir. provaksyon'un ne olduğunu menemen, sivas, maraş ve 15 temmuz'dan biliyoruz. onadan sonra "darbe de darbe"; yahu bir özeleştiri yap önce. neden oluyormuş.


bütün bu bel aştı aşağılk operasyonların tek bir amacı var, muhalefeti sindirmek. "din elden gidiyor. ey cemaat ı müslimin cadt curt..." icabında dangalak sürüsünü galeyana getirip güç gösterisinde bulunacaklar. ilgili kurumun içine çok güzel ettiler, ortalık tamamen bu yobazların elinde, "yanarız vallahai yanarız" dedirtecekler.


yine geçen gün yüreyir chp gençlik kolları başkanı eren yıldırım'ın iftira ve provakasyon sonucu yargılanıp hapse atılması aynı tür şerefsizliktir. kendisini silahla tehdit eden akköpek dışarıda fink atmaktadır.
arabada besk evde on besk arabada besk evde on besk
valla yurtdşındayken en sevdiğim olay saatbaşı çan çalmasıydı. hem saatin tam olduğunu anlıyordun hem de efendi gibi ayin var diyordu adam. öyle bizim gibi bangır bangır bağırmıyordu. hangi siyasi zihniyeti savunursak savunalım, cami hoparlöründen bangır bangır bağırmadan rahat edemiyoruz galiba. ilginç bir mantalite sorunu...