borsa istanbul

1 /
velettimaminoldum velettimaminoldum
merkez bankasının dünkü yoğun müdahalelerinden dolayı bir miktar yükselişe geçmiştir. aynı şekilde doların yükselmesini engellemek için de müdahaleler gerçekleşmişti dün ve borsanın 2 barajını aşması engellenmişti.
rewiwew rewiwew
taraklara yan basmış, nazara gelmiş * borsadır. son zamanlarda ülkemiz müthiş para kaybetmekte. ha s*kimde mi, düşsün pezevenk zaten gelecek sene düşecekti.

şimdi asıl meselemize gelelim. sağda solda bazıları suçu bu hükümete atıyor, bazıları da "ulan havada şimşek çaksa bu hükümetten bileceksiniz" diyor. kendi küçük fikrimce neden suç hükümetin ve neden suç hükümetin değil sorularını cevaplamaya çalışacağım.

en başta borsa neden düşüyor.
abd'nin yavşak parası olan doların zamanında amerika krizdeyken piyasaya bol miktarda ve ucuza sürülmüştür; daha çok gelişmekte olan ülkeler de bunlara talep etmiş ülke ekonomisine bu paranın dahil edilmiştir. buraya kadar sorun yok, ortada gelişi kolay ve ucuz sıcak para varsa kapacan. para gördün koşacan beyzbol sopası gördü mü kaçacan aga. neyse bu para ülkemiz ekonomisine katılmış ve geçmiş 10 yılda ortalığın şeyine koymuştur. fakat ülkemiz şöyle bir mantıksızlık yaptı: bu paranın sürekli geleceğini düşünerek ekonomisini buna dayandırdı. bunu da özelleştirmelerden anlıyoruz sürekli bir para akışı olacağı düşünüldüğü için elde avuçta ne varsa sattık. ayrıca "çılgın projeler" adı altında kaynağının neresi olacağını bilemediğimiz projeler yapılacağını duyuruyordu başbakan, şimdi anlıyoruz ki bu projeler şu an çıkmakta olan paracıkların ülke ekonomisinde kalması üzerine dayalıymış. gelgelelim abd rezerv bankası fed "bizim ekonomimiz iyileşti, piyasadan paraları çekeyim de benim param kurtulsun,kalanlara ne olursa olsun" diyip paraları ülke ekonomilerinden çekmeye başlamıştır. bu paranın çekilmesiyle, küçük etkisi de olsa gezi parkının yarattığı güvensizlik ortamıyla, başbakanın faiz lobisi diyip sermaye sahiplerine gider yapmasıyla ve diğer ülkelerinin gezi parkı olayları sonucu türkiye'ye gözdağı vermesiyle ülkeden döviz çıkmaya ve yatırımcı kaçmaya başladı. bunun sonucunda da borsa düşmüştür. daha da düşecek mi; eğer haberimiz yokken özelleştirilen yerler peşkeş çekilmeyip oradan gelen para merkez bankasında stoklandıysa ya da hâlâ fazla kârla gelir getiren yatırım ve fabrikalarımız varsa belki dengede kalır amaaaaaaaaaaa fed ben tüm paramı bu sene sonuna kadar ülkeden çıkaracağım derse !.ki diyecek gibi!: s*ksen dengelenmez piyasalar. yani önümüzde kriz var.

benim kurmacalarıma gelirsek, bu kriz zaten olacaktı gelecek sene. gümbür gümbür buradayım diyordu. bu olaylar oldu diye değil zaten olacağı için diyorum. çünkü aslında ülkemizin durumu 1999-2000 durumundan farklı değil. gelecek sene ertelenmiş dış borçların birikmiş ödemeleri var. bu ödemelerle ülkeden büyük bir döviz akışı olacak. bu akış sonunda ya ülke borç alacaktı (ki şu durum olmasaydı fedden para girişi sağlamak çok kolay olacaktı fakat şu anda iki seçenek var; arap sermayesi ve ya imf) ya da özelleştirmeye gidecekti(özelleştirecek yer kaldıysa tabi. bunlar olmazsa da hükümetin yaptığı en büyük çakallıkla uzun vadede dengeyi sağlayabilecekti. bu çakallık çılgın projelerdir. bunu ihaleye açıp kâr elde etmesi dışında yeni yerler açıp özelleştirmeye gidilebilecekti. siz 3. boğaz köprüsünden geçişlerin kârını çıkardıktan sonra bedava geçebileceğine inananlardan mıydınız yoksa? öyleyse hayallerinizi yıkayım : yok öyle bir dünya. en azından bakanımızın "özelleştirecek bir şey kalmadı" demesinden anlayabiliyoruz. yerimiz olsa özelleştireceğiz demektir bu.

ayrıca küçük bir pay da olsa balon ekonomimizin verdiği gazla çevredeki ülkelere "herhangi bir karşılığı ve çıkarımız olamayacağını bile bile" ciddi miktarlarda "hibe" vermemiz. diyeceksiniz aga insanlık ölmedi mi, yardım etmeyecek miyiz. ben de derim ki yardımın da ayarı vardır, kızılayı, deniz fenerini yönetmiyorsunuz ülke yönetiyorsunuz. (aslında deniz fenerini yönetsek yolsuzluklarla falan işi düzeltirdik ama dış ticarette adamlar çakal agaaa. zikiveriyolar adamı en ufak yolsuzlukta).

yani özetle asıl krizi gelecek sene göreceğiz. birazcık dibe vuracağız, dolarla borca girmeyin, hatta borç vermeyin, ülkedeki liderlerin teşvik gazına gelip alışveriş yapıp para saçmayın hazır gezi yüzünden boykot ettiğimiz yerler varken birkaç yer daha ekleyin yanına boykot edecek.

şimdi hükümetin durumuna gelelim. burada şairin kurmacası devam etmektedir bunu önce anlayalım. bilindiği üzere önümüzde seçim var. en son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim; başbakan fed olayını ve gezi parkı olayını hiç düşünmemişti ve bu yüzden şu aralar kızıp millete atar gider yapıyor ve kaybedeceği seçmenin yanında kendi kitlesini yaratmaya çalışıyor. yani bir nevi game of goverment olayları yaşıyoruz şu aralar. fakat kim ne derse desin akp bu olaylardan en zararlı çıkan kurum kuruluş parti topluluk cemiyet artık ne derseniz odur. çünkü gezi olaylarından kaybettiği oyların yanına ekonominin kötü gitmesi, avrupayla köprülerin atılması ve sermaye sahipleriyle atarlanması sonucu seçim zamanında olası alternatif bir partiye gidecek destek paraları kaybettiklerinden birkaçıdır. hatta bir iddiam daha var; bu sene geçen seçimler gibi buzdolabı, çamaşır makinesi falan dağıtamayacak çünkü dolar bazlı eşyalar bunlar. yeni evlenenler dikkat beyaz eşya fiyatları el yakacak. fakat partiler bol bol makarna dağıtabilirler, ne kadar artarsa artsın 1 liradan fazla olmaz makarna. o la la pastavilla. ayrıca gezi olayları sandığa yansımaz diyenlere de dolaylı olarak nasıl yansıyacağını anlatırdım ama bu yazıdan uzun sürer. en basitinden yukarıda verdiğim maddi yönü var, hükümetin kendi kitlesini tutmaya çalışması (akbil bastırmamalar, gelene para vermeler sonucu kayıtsız kazan sağlamaları falanlar filanlar) ve tepki mitingleri yapması ufak ufak gözüken sebeplerdir.
şimdi bu olaylar olmasaydı duruma göre akp muhtemelen cumhurbaşkanlığı seçimini genel seçimlerle beraber yapacaktı. erdoğan olası kriz önce köşke çıkacak ve köşke çıkması sonucuoluşacak olaylardan yerine gelen hükümet başındakiler sorumlu olacaktı. muhtemelen araları pek iyi olmadığı söylenen abdullah gül'ün başına patlayacaktı bu olaylar. yıl 2023 olacaktı ve cumhurbaşkanlığının süresi dolacaktı erdoğan'ın. 29 ekimden önce bir erken seçimle erdoğan iktidarından güçlü şekilde ayrıldığı için; kurtarıcı olarak gelecek ve belki de %70in üzerinde oy alarak adını tarihe altın harflerle kazayacaktı.
fakat bu olaylar olunca işler değişti. şu vakitten sonra erken seçimi falan unutsak iyi olur. çünkü tahminimce cumhurbaşkanlığı seöimi, genel seçimden önce yapılacak ve erdoğan köşke çıkatılmaya çalışılacak. eğer bu olamayıp başkası cumhurbaşkanı olursa akp kurmayları katakülleyle erdoğnın 4. defa seçilmesi gerktiğini insanlara empoze edecekler ve seçime erdoğan ile girecek akp. (tabi bu olaylardan önce abdullah gül ya da bilent arınç, erdoğan'ı elimine edip şu kriz yönetiminde ipleri eline alırsa bu olayların gidişatı değişir ki bu olasığında olabilitesini fazla görüyorum. olabilite tabi lan beğenmediniz mi?)

hükümet kanadından çıkıp kriz gelince ne olacağına gelelim. iddiam şudur: hello imf, biz zaten seni çok sevdiydik xd. çünkü avrupa'dan ve hele hele para sahibi almanya'dan borç almak en başta yunanistan'ın durumu göz önüne alınıp ardından avrupa'nın durumu dikkate alınırsa o taraftan bir umut yok. abd'nin de 99-00 krizinde olduğu gibi bir yerinde olmayız, onlar bizi daha da borç batağına sokup kendine bağlama niyetinde. son çare olarak kullanabilir. arap parasından ise son dünya krizinde olduğu gibi ülke ekonomisine sıcak para sokulması ise olası değil. çünkü arap sermayedarların kafası tek şeye basar: paradan para kazanmak. fakat bu paradan para kazanma çok zekice değil, öyle tahvil alıp herhangi bir ülkenin ekonomisini ele geçirme gibi şeyler değil. bu arkadaşlar faizden para kazanıyor. kendi ülkelerinde hiçbir yatırım yapmadan sonsuza kadar bununla devam edebileceğini düşünüyorlar. iddia ediyorum petrol bittiği aynı gün batacaklar. o gün ne zaman dağılacağını tam tarih olarak bilebileceğiz çok çok önceden. neyse bu arap kardeşle neden girmeyecek piyasamıza, ben salak mıyım bunlar girdi ya son krizde ülkemize neden o zaman gelmesin? şundan güzel sözlükçüler; o sıralar bizim ekonomimiz denge halindeydi. abd'den gelecek sıcak parayla ülke ekonomisi şişecekti. o sıralar fed para dağıtacağını açıklıyordu hatırlarsanız. avrupa da para çekiyordu yani ufak bir destekle ekonomi kalkınacaktı. tam bu arada fed para vermeden piyasaya araplar soktu parasını aldı tahvilleri. fed de parayı piyasaya sununca tahviller yükseldi ve sonuç arap-türk ekonomisi için kazan-kazan durumu oldu. fakat şu anda faizler uçtuğu ve ekonomi düştüğü için gelmeyeceklerdir taa ki en dibe vuruncaya kadar. çünkü göz göre göre para kaybedilecek bir ortam var türkiye'de. sonuç olarak son çare imf kalıyor.

yani yazmaktan sıkıldım ama özetle ülke ekonomisi dibe doğru gidecek, dolar alıp başını gidecek, faizlerden bahsetmiyorum bile ve 90'ların ünlü enflasyon canavarı geri gelecek.

şimdi bu olasılıklara göre bu süreç akp'nin suçu mu? evet yüzde 80'den fazlası akp'nin suçu.bu ülke ilk başta plansız özelleştirmelerle kaybetti sonrası ise bunun yarattığı dengesizlikten sonra geldi.

allah bize kolaylık versin, çilesini biz çekeceğiz. ama özgür olmayıp zengin olacağına arap devletleri gibi özgür olup fakir olurum daha iyi. para özgürlük kazanmaya göre daha kolaydır ki bilgiyle tecrübeyle bulunur, özgürlük ise nerede olursa olsun kanla ve göz yaşıyla kazanılır. spartacüs'e selam ederekten yazımı bitiririm.
henderson henderson
60binleri gördü, ama medya göremedi, hiç bi yerde haber yok. faiz arttırımları filan da para etmiyo, o şahane ekonomimiz siki tutacak gibi.
matte kudasai matte kudasai
27.12.2013 saat 10:22 itibariyle %2 düşüşle 63.310 puana gerilemiş, yılın dibini görmüştür. portföyü olana bol sabır.

edit: saat 10:41 düşüş %4'ü geçti. sabır dilemek artık lüzumsuz.
mantık hatası mantık hatası
bütün işi şansa kalmış biri olarak söylüyorum ki gözünü seveyim euronun fiyatı düşsün. çok şansli biri değilim biliyorum ama ben yurt dışına çıkacağım zaman da böyle yükselişe devam ederse halim duman
1 /