boşanmak

20 /
a sami bayraklı a sami bayraklı
ilk kez evlendiğimde 24 yaşındaydım. insan 24 yaşında hala daha ne yaptığını bilemeyebiliyor. ilk sevgilimdi ve coğrafya öğretmeniydi. atandığı sene gizlice evlendik çünkü istanbul dışına sadece yazları egeye tatil için çıkan birinin mardin nusaybinde doğu görevini yapması beklenemezdi. bense denizli sarayköy belediyesinde fen işlerine bağlı çalışıyordum, eş durumundan tayinini yaptık, denizlide yaşamaya başladık fakat orası da dar gelmeye başlamıştı. 2 günü geçen her tatilde istanbula ailesinin yanına gidiyordu. ailesi ise beni sevmediği için her seferinde doldurup gönderiyordu.

mezheplerle dinlerle ikimizin de bağı yoktu fakat evlilik sadece sizinle alakalı bir müessese değil. ailelerin ve toplumların evliliği önem arz ediyor. alevi ailenin ise sünni bir damat kabul etmesi beklenemezdi. kendimi sevdirmeyi seven birisi değilimdir. hepiniz kadar düzüm işte. herkes birbirini olduğu gibi kabul etmeli. sevmek zorunda değiliz. onlar kabul etmedi ama. her gidişinde farklı şekilde doldurdular, her dönüşünde farklı bir kıl sebeple kavga ettik. ayrılma sürecine girdiğimizi biliyorduk fakat dostlarım bir ilişkiye başlamaktan daha cesaret gerektiren tek şey bir ilişkiyi bitirmektir. ilişki bitirmek teoride kolay gözükür ama ona ne diyeceğim, buna ne diyeceğim düşüncesi insanı yorar. insan meraklı bir varlık çünkü. herkes merak edip soracak eminim.

bir gün akşam yemek yedikten sonra sofrada kaldık. arenadan çıkmış iki gladyatör yorgunluğu vardı üzerimizde. yaşadığımız her kavga sonunda barışsak da bizi çok yormuştu artık. kavgaların sebebini bugün bakınca anlayabiliyorum, haklı çıkma çabası değil, ilk yorgun düşenin ayrılalım demesi. ilk kim derse o kaybedecek. ayağa kalktım dolaptan iki bira alıp açtım, ona uzattım, kafalarını çakıştırdık, birer yudum aldıktan sonra olmuyor 'di mi dedim. olmuyor dedi. olmayacak 'di mi dedim. olmayacak dedi. bu şekilde ayrılmamız ikimiz için de daha güzel biter sanki dedim. kırıp dökmeden, olmayacağını anlayarak. bence de dedi. elimi tuttu, ayağa kaldırdım, sarıldık, göz yaşlarını gömleğinin göğsünde hissettiğimde ben de kendimi tutamadım dakikalarca ayakta ağlayarak bekledik. biranın asidi kaçmasın gel otur dedim, güldü. oturduk. o gece hiç konuşmadık, göğsümde yattı, ben de onu sardım. aylar sonraki en huzurlu uykumuzdu belki de son uykumuz. keşke onu öyle hatırlamasaydım diyecektim sonraki süreçte.

temiz ve sorunsuz bir ayrılık süreci atlattık. 2 sene atlatamadığım kadın oldu. çevremdeki hiçbir kadına ilgi duymadım, bakmadım bile. sarayköyü bilen varsa belediye binasının biraz ilerisinde çay bahçesi var. her gün iş çıkışı oraya gidip etrafı izledim. oyun alanında oynayan çocukları. bizim çocuğumuz olsa acaba hangisiyle iyi anlaşırdı diye hayaller kurdum, gülümsedim ve izledim.

ta ki müjganla tanışana kadar...
polia polia
teoride zor pratikte kolay iş; nasıl ki evlilik de tam tersi teoride kolay pratikte zor işse.

karar almanız aylar sürer ugulamanız birkaç hafta. evlilikse karar almanız haftalar sürer uygulamanız aylar.

evlenirken bir defa düşünürsünüz boşanırken on defa.

evlenince mutlu olursunuz, kendi isteğinizle boşanınca daha da mutlu olursunuz.

evlenirken para kaybedersiniz boşanırken kazanabilirsiniz.


daha sürer de...
2
driving einstein driving einstein
şu karantina süreci bitince epey bi artacak ayrılma olayı.

evlenirken kaçış, yaşım geçiyor, aileler, düğün telaşı derken evliliğin ne olduğunu unutan çiftler ve evde toplasan 3 saat + uykuyu geçiren çiftler bu evde kalma döneminde buhranlardan buhran beğeniyor. çocuklu çocuksuz fark etmeksizin evlenirken iyi günde kötü günde evet demek sadece sözde. kiminle evliymişim sorgusunu çokca yapıyorlar. başta da böyleydi, hayır değişmedi. siz sadece tolere edebilecek ve ailelerden bir an önce kurtulmak için ve tabii ki yalnızlığı kaldıramadığınız için evlendiniz. karantina sonrası boşanma yakışır o yüzden.

ekleme: benim üzüntüm boşananlara değil, çocukları varsa psikolojisi kalıcı olarak bozulacak çocuklara.
aşmış adamı aşan adam aşmış adamı aşan adam
irticai faaliyet kapsamında değerlendirilebilecek fiil.

efendiler, yarın sultanlığı ilan ediyoruz!

2020 yılında da başat ayırt edici yönlerimden birinin başarısızlıklardan utanmak yerine onları alaya alabilme istidadı olması da ayırca hoş ve seksey.
siyahojesürebilenkız siyahojesürebilenkız
evlenirken bir kez boşanırken iki kez düşünün.
ama eğer yürümeyen bir evlilik varsa saygı bitmişse, şiddet girmişse, sadakattan eser kalmamışsa ne olur o çocuklara yazık etmeyin. "çocuklarım için boşanmıyorum" klişesine girmeyin. inanın o çocuk boşanmayı, sizin yürümeyen evliliğinizde gördükleriyle büyümeye tercih eder. nasılsa ikisinde de psikoloji bozuluyor. ama en azından ayrılık daha kolay atlatılıyor. tecrübeyle sabit.
keşke böyle kötü bir evlilik görerek büyüyüp evlilikten nefret edeceğime, ayrı anne baba ile büyüyüp evliliğe bakış açımı nötr bir hale getirebilseydim.
renklipanda renklipanda
evlenmek için zor diyenler bir de boşanmayı denesin. elinizi verip kolunuzu alamadığınız bir müessesedir evlilik. iyisine denk geldiyseniz ne ala, yok iş boşanmaya varmışsa uğraşın durun şimdi. he bu arada bahsettiğim anlaşmalı versiyonu. daha şenliklisi için:
(bkz: çekişmeli boşanma)
polia polia
her çeşit ortaklıktan ayrılmak zordur. kardeşler ortak işlerinden ayrılırken mahkemelik olabliyorken evlilik feshi boşanma sırasında sorunlar yaşamak, stres yaşamak, senelerin alışkanlığını değiştirmek , evini yurdunu değiştirmek, yalnız kalmak, hele de çocuk varsa ayrılmak hiç kolay değildir. bakın daha mal bölüşümüydü, ailelerin nasıl karşılayacağı, işyerinde, arkadaş çevrende yani toplumun nasıl davranacağı vs sosyopsikolojik etkilerini saymadım bile. anlaşarak, çirkefleşmeden ayrılınması bile zor olan bir hayat ortaklığı evlilik de neticede. kurum diye boşa denmiyor yani. bir iştirak ezcümle.
evlenmeden bir kere boşanırken on kere mi düşün derlerdi ne?! zaten boşanmak bir süreçtir. öyle ha diyince hemen bir anda karar verip ertesi gün dava açılacak da başarılanacak şey de değil. öncesinde zemin hazırlanmışsa olabilir ancak. yani olumsuz bir zemin ta da taban. yada evliliğin çatırdayan temel'leri üzerine itinayla merdiven konarak çıkmaya çalışılır zamanla evlilik denen mutsuzluk cenderesinden. o kararı alabilmek kolay değildir zaman alır öyle işte. yürek de ister. cesaretsizler ve toplum içinde yalnızken evliliktekinden daha mutsuz olacağını düşünenler beceremez ve daha da mutsuz bir şekilde evli yaşamaya devam ederler. becerebilenler becerir. en kötüsü ise boşanmak istemediği halde bunu yapmak zorunda kalanlardır. çünkü türkiye'de çiftler evlenmez aileler evlenir maalesef!
tuzukuruhahahi tuzukuruhahahi
çekişmeli olmazsa kolay oluyor. yani pılını pırtını toplayıp gidersen sessiz sedasız bitiyor. ama niye sen gidesin niye böyle gidesin?? ben donuna kadar alırım hiç acımam o yüzden benimki yıllar sürebilir asndjrnfjmk! allah yaşatmasın yine. gerçekten çok zor bir süreç. hepimiz ömür boyu sürecek evliliklere imza atalım.
20 /