boşanmak isteyip bir türlü başaramamak

on üç damla göz yaşını saydım on üç damla göz yaşını saydım
insanı yiyip bitiren, krizlere sokan, çocuk olur korkusuyla ilişkiye bile girmemeye sebep olan berbat bir süreçtir.

bu süreç boyunca güzel havalar işkence olur sevindirmesi gerekirken. hiç bir şeye odaklanamazsın. borçlanamaz, gayrimenkul alamaz, boş zamanlarda sıkılırsın. öyle ya da böyle gerekçe söylemek zorundasındır herkese. her ne kadar "boşandıktan sonra banane" desen de düşünürsün senden sonra ne yapacağını. kendini zorlarsın bir süre, kendini kandırıp oyunlar oynarsın, olmaz bir türlü. mutlu değilsindir. ne istediğini de bilmiyorsan daha da kötüdür. soyut bir mutluluk fikri vardır boşanma sonrasına havale edilmiş ama hayal de kuramazsın. sadece ama sadece yalnız olmak istersin bir dağın başında kulübede. günlerce yalnız kalmayı istersin. işin kötüsü eşin farkına varmıştır bu çelişkilerin ve üzüntüyle sonucu bekler. işte o zaman işkence artar, başın ağrır, aklına mukayyet olamazsın. kötüdür kısacası.
kiya kiya
amerikalı yazar theodore dreiser de bu uğurda çok mücadele vermiştir.

dreiser, genç yaşında sevmediği bir kadınla evlenir. ancak kısa bir süre sonra, büyük bir hata yaptığını anlar ve 40 yılı aşkın bir süre boyunca boşanmak için karısına yalvarır. ama bu yalvarmalar hiçbir sonuç vermez, kadın bir türlü boşanmaya razı olmaz.

sonunda, 1942 yılında karısı ölünce! sevdiği kadınla evlenir. ama ne yazık ki, bu sevgiye doyamadan 1945 yılında bu dünyadan göçüp gider.

dreiser, yazarlığının ilk yıllarındaki şanssızlığını, ölen eşinin ona güvenmemesi, yazarlığı ciddi bir meslek gibi görmemesine bağlamıştır.

dreiser'in hayatı, yanlış bir evliliğin nelere mal olabileceğinin en gerçek ve en talihsiz örneklerinden biridir.
brsmsl brsmsl
yaklaşık 6 yıllık evliliğimi 2 celsede bitiren biri olarak:

-taraflar boşanma konusunda hemfikirse genelde olay tek ya da 2 celsede biter. ama yok bir taraf boşanmak istemiyorsa çetrefilli bir yol sizi bekliyor. uzadıkça uzar. ortada çocuk da varsa tedbir nafakası koyulur vs. vs. uğraşır durursunuz.

en güzeli karşılıklı oturup protokol imzalayıp bu protokolü mahkemeye sunmaktır. protokolü sundunuz olay biter mi tabii ki hayır. çünkü hakim protokolün hukuka uygun olup olmadığını irdelemekle yükümlüdür. protokol kanunla çelişmemelidir.

belki hepinize çok garip gelecek ama. ex eşimle ramazandan 1 gün önce nişanlanmıştık ve 6 sene sonra yine ramazandan bir gün önce mahkeme kanalıyla ayrıldık. işin garip kısmı bu değil.

ayrıldıktan duruşma salonunun önünde, birbirimize hayırlı olsun dedik. mahkemeyi terk ettikten sonra ben yemek yemeğe gittim. o da adliyede başka işleri olduğu için onları halletmeye gitti. ikimiz de tüy gibi hafiflemiştik. yemek yedikten sonra kızımızı aldık ve üçümüz beraber kuşadasındaki otele 2 günlük tatil yapmaya gittik.
yanlış duymadınız. boşandıktan sonra ailecek tatile gittik.

mahkemenin sonucunu henüz 3.5 yaşındaki kızımıza iletmediğimiz için önceden ayarladığımız tatil programını da iptal etmemiştik.

tatilden döndükten yaklaşık 5 gün sonra psikolog eşliğinde, ayrıldığımızı ve işin detaylarını kızımıza söyledik. olay hiç de tahmin ettiğimiz gibi dramatik olmamıştı ve sağolsun o günden bugüne kadar, ki yaklaşık 1.5 sene geçti konu hakkında en ufak bir drama yaratmadı kızım.

boşanmak evlenmek kadar doğal ve normal karşılanması gereken bir durumdur. ancak boşanma sürecinin başlangıcı, devamı ve nihayetinde genellikle ciddi huzursuzluklar olduğu için taraflar birbirine karşı kırıcı olabilir. aradaki en büyük farklardan biri bence, boşanmak evlenmekten daha büyük cesaret ister.

eğer bir insan bir türlü boşanamıyorsa ya gerçekten istemiyordur. ya da bir tarafı yemiyordur.
1
ajankemal ajankemal
taraflardan biri mal mülk peşindeyse boka saran olaydır. bir de çocuk varsa onun nafakasıdır, kadının nafakasıdır derken insan hayattan soğuyabilir. onun için insan en başından eşini iyi seçmeli ve ona layık olmalı.
ayaktakiadam ayaktakiadam
sebepler;
alışkanlıklardan vazgeçememe,
yaşanacak sıkıntılı süreç,
"elalem ne der" düşüncesi,
yalnızlık korkusu
çocuk varsa velayeti vb.

boşanmayı becermiş biri olarak bunu başaramamayı doğal karşılıyorum. bu süreçleri atlatabilecek veya başarabilecek şekilde yetişmedik yetiştirilmedik. eğitim, kültür, örf ve adet en önemli etkenlerimiz
bakku shan bakku shan
resmiyette boşanamamak biraz süründürebilir evet... ama kafada boşanmalı mıyım, boşanmamalı mıyım, seviyor muyum acaba lan? karmaşası daha büyük sıkıntı, kendimden biliyorum. ama her evlilik bir gün boşanmayı tadacaktır...
haklisin haklisin
çok mutsuz olmak evliliği nereye kadar götüreceğini bilememek. boşanmak için de evliliğin boşanma sebeblerinin oturması gerekiyor.
evet o sebebler de hazır bekliyorlar sırayla. ki bu sefer gerçekten haklisin. geriye kaldı sadece cesaret.

hadi kızım haklisin bence yaparsın.
2
aptgetpurge aptgetpurge
yeni bir düzen kurmanın getireceği yorgunluktan korkmaktan kaynaklanır. bu da normaldir. sırt çantasını alıp otostopla yeni ufuklara açılacağımız hayatlarımız yok. bir yaştan, bir zamandan sonra insanın çok fazla değişmeyecek sabiti oluyor ve yeni bir düzen kurup onları koruma fikri bile yorucu geliyor. bu tür anlarda en güzeli plan yapmak. yoksa acil durumlarda panikle hızlı davranmak hataları getiriyor.