boza

1 /
stocky2001 stocky2001
soğuk kış günlerinin sıcak olmayan türk işi içeceği. (bkz: vefa boza)

tarifi:

malzemeler
2 bardak bulgur (*)
20 bardak su
2 çorba kaşığı tarçın
yarım bardak yoğurt
yarım tatlı kaşığı kuru maya
2.5 çorba kaşığı şeker
2 çorba kaşığı un
yarım çorba kaşığı vanilya

(*)bulgur yerine darı, arpa, ya da bulgur-darı karışımı da kullanabilirsiniz.

12 kişilik

hazırlanışı:

bulguru büyükçe bir tencereye koyup 11 bardak su ile üzeri kapalı olarak oda sıcaklığında 1 gece dinlendirin. kısık ateşte 2 saat kadar pişirin.
mutfak robotuna koyup çekin ve süzgeçten geçirin. karışımı buzdolabına koyun.
süzgeçin üzerinde kalan bulguru yeniden tencereye koyun ve 8 bardak su ilave edip kısık ateşte 1 saat daha pişirin. süzgeçten geçirip buzdolabına koyun.
unu küçük bir tencereye koyup üzerine 2/3 bardak su koyun ve kısık ateşte sürekli karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirin. ateşten çelip içine 2 çorba kaşığı şeker koyup eriyinceye dek karıştırın. ilınca içine yoğurt katın.
mayayı 1/4 bardak ılık suda ezip 5 dakika kadar bekletin ve yoğurt karışımına katın. ilık ortamda 30 dakika bekletin.
mayalı karışımı ezilmiş bulgura katıp oda sıcaklığında yaklaşık 1-2 gün bekletin ve ara sıra karıştırın.
vanilya ve kalan şekeri ekleyip şeker iyice eriyinceye dek karıştırın.
tarçınla servis yapın.
mgen mgen
1999 yılının soğuk bir kış gecesi uzun arayışlar sonucu bulduğumuz meşhur vefa bozacısında(bkz: tarihi vefa bozacısı) ilk kez denediğim ama bir şeye benzetemediğim, bir daha da içmeyi aklıma bile getirmediğim içecek. belki de sıcak ve tatlı bir içecek beklentisi içerisinde olmam beni hayalkırıklığına uğratmıştı.
eddarosa eddarosa
bol leblebi ve tarçınla tüketilmesi halinde daha lezzetli bir hal alan muhteşem içecek. hem ekşi hem o yoğunlukta, kısacası onun yerini dolduracak bir içecek bulması zordur. içtikçe içesim gelir, mayalı olduğu için şişkinlik yapar ve çok fazla tüketilmemesi gerekir çünkü bol miktarda karbonhidrat bulundurur bünyesinde. kalorisinin de azımsanmaması gerekir. bardağın dibinde kalan yer itinayla parmakla sıyrılır. booooooooozaaaaaaaaaaa...
leopold leopoldoviç leopold leopoldoviç
eğer keklenmediysek, bir arkadaşımla demetevler 1. caddede, gayet kaynarını* içtiğimiz bir şey. ama bilmiyorum, ben ömrümde hiç öyle boza görmemiştim, cidden var mı hala bilmiyorum, o şey boza olmayabilirdi, biz keklenmiş olabiliriz. benim bildiğim boza, en fazla oda sıcaklığında olan, genelde benim buz gibisini sevdiğim, çoğunlukla kaşıkla 'yemelik' bir şeydi. hatta abartmıyorum, tek seferde 4 şişe bitirmiştim.
maia maia
"yaaa bu dışardaki adama yazık, hava çook soğuk." diye aşağı inip adamın elindekinin hepsi alınan, evde kimselerin sevmediği alındığı için erkekliğe (? nası yani) bok sürdürmemek için içilen tarçınla iyi giden içecek.
epitaph epitaph
kışın, akşam saatlerinde, dışarda kar ve ben sıcak evimde otururken, 'booooozaaa' diyen bir ses huzur verirdi bana eskiden. sesin sahibinin, işini yapmak için akşamın o saatinde, o soğuk havada, sokaklarda dolaşan kanlı canlı biri olduğunu düşünmezdim ama. sadece sesten ibaret sanırdım. halen de göremedim o sesin kaynağını. içemedim yıllardır adını bağırdığı bozasını.
kapıcı çöpçü hurdacı kapıcı çöpçü hurdacı
kışın soğuk günlerinde soğuk soğuk içilir ama mayalanmış tahıldan yapıldığından içinizi ısıtır, tam bir enerji deposudur diyebiliriz, yani bi nevi günümüz enerji içeceğiyle kıyaslayabiliriz, hem de doğal olanı. şimdi anlıyorum eskiden neden gecenin geç saatlerinde satıldığını.
1 /