bu düzen yıkılsın

clitor eastwood clitor eastwood
pentagram'ın yayınladığı yeni parça.
yaklaşık 14 yıllık sadık bir pentagram dinleyicisi olaraktan babalardan yeni eser gelmesine sevindim sevinmesine de, üretim aşamalarını hiç bilmemekle beraber biraz zorlama olmuş gibi geldi. dönem sorunlarına eleştirel yaklaşım güzel tabi de, pentagram'ın o kadim yapısını yansıtmıyor.
o eski sağund yapısı, tonlar, ataklar ve ritm eser miktarda mevcut.
ki pentagram'ın mânevî bünyesi bu müzikal yapıya sıkı sıkıya bağlıdır.

haddimi aşarak, emin olmak için de en az 4-5 kez dinleyerek beğenmediğimi deklare ediyorum.
hani davşan ve dağ çatışması bu durum, yine de ikinciden itibaren içim buruk dinledim.

her şeye rağmen, eski bir dosttan selam almak güzel.
iron maiden iron maiden
grubun stüdyoya girdiğini duyurmasıyla birlikte kendilerini takip ettiğim her mecradan yeni gönderi bildirimlerini açmak oldu ilk işim. kayıt sürecinden paylaşacakları ipuçları ile "ruhuma iyi gelen bir şeyler olur 2020 türkiye'sinde." diyebilecek kadar yüksek beklentideydim ama abi gerçekten nasıl bu kadar kötü bir şey çıkartabildiniz bu kadar yetenekli adamlar olarak? çevrenizi geçtim, kendi içinizde de fark ettiği yavanlığı söyleyecek kimse mi yoktu?

kariyeriniz ve açtığınız yol için her zaman duyacağımız minnettarlık baki içimizde ama bu şarkıya baktığımda iş yapan yöntemlerin bir araya getirilmesinden başka bir şey görmeyi o kadar çok istedim ki anlatamam. hani muhalifken hükümete yanlayan şarkıcı/türkücü tayfanın kulak tırmalayan propaganda materyalleri olur ya seçimlere yaklaşılan dönemlerde, heh aklınıza gelmiştir örnekleri. mesela o parçalardaki kalitesizliğe şaşırma ihtiyacı duymam, çünkü maddi bir beklentiye araç olduklarını bilirim. o kalitesizlikte amacına ulaşan bir şey var gibi geliyor en azından. buradaki kalitesizliği tarif etmek için kurduğum ilk cümle şu oldu: "keşke parçanın seçim döneminde kullanılmak üzere ... partisine hazırlandığını söyleseler." sözler için alternatifim ekteki gibidir. gereğinin yapılmasını arz ederim. saygılarımla
ek_1:
_________________
|_kılıçdar uzansın
|_stepne çalınsın
|_sandıklar yakılsın
|_sokaklar sarılsın

|_namazlar kılınsın
|_dualar okunsun
|_zekatlar verilsin
|_ezanlar dinmesin
_________________

şimdi bu yazıya konu şarkıya gelince, yazılan davullar girişteki riffle birlikte hoşuma giden ve şarkıyı dinlenebilir kılan şeyler. olumlu daha fazla şey söylemek isterdim lakin gerçekten bulamıyorum. göremediğim-anlamadığım-atladığım bir yer varsa bilgilendirilmekten ve eksiğimi gidermekten sevinç duyarım; seve seve de bu giriye eklerim görüşlerinizi.

şarkı teker teker değerlendirildiğinde çok güzel noktalara sahip ama tutacağı bilinen her iyi numarayı da alıp bir araya getirmek yetmiyor istenen bütünlüğü koymaya. tek tek önüme gelse öveceğim ama bu şarkıdaki nakaratın, ney taksiminin, vurmalılar-zılgıtların bileşimi beni dilsiz bıraktı. solo atışmasında metin türkcan ve demir demirkan işleri her zamanki kalitesinde, üzerlerine düşen ne varsa yapmışlar ama öncesi ve sonrası ile olan geçişleri ayazda kalmış gibi ortada bırakıyor bir anda ve o an şarkıyı bırakıp "ben bu soloyu neden dinliyorum?" hissi ile mücadele etmek zorunda bırakıyor.

tüm bu gömme seansınının sonunda toparlayacak olursam (hala nasıl iyimsersem artık) iyi noktalar albüme olan beklentimi korumamı sağladı, umarım bütünlüklü bir albüm bekliyordur bizi.
anabacı vokke anabacı vokke
başıma bir şey gelmeyecekse beğenmedim.

aslında şarkıyı heyecanla açmıştım. türk rokçularının "savaştaykeeeen ölmesin çocuklaaar" dönemi bittikten sonra muhalefet nosyonunu rapçilere kaptırmasından rahatsızdım. ulan dedim, tam da söz söylenmesi gereken dönemde "bu düzen yıkılsın" demiş adamlar. heyecan verici bir çıkıştı.

bence pentagram anatolia albümüyle beraber düşüşe geçmiştir müzik kalitesi olarak. maalesef anadolu müziği tek enstrümanlı tek sesli bir müzik olarak improvisationa açık bir müzik türü değil. metalci oradan solo hiç çıkartamaz, rriff bulma şansı düşüktür, ritim bulma şansı da yok denecek kadar az. benzer bir geriye düşüşü 70'lerin anadolu rockçılarında da görürüm. müziklerini halka ineceğiz diye hiç anadolu sosuna batırıp çıkartmasalardı bir jefferson airplane, efendime söyleyim bir acdc bu topraklardan da çıkabilirmiş gayet. hadi onlar gene nispeten hareketli parçalar seçiyordu da pentagram dönemin "şener üşümezsoy kemalizmine" paralele olarak tasavvufa yöneldi. hiç olmadı...

ha o anatolia'da müzikal anlamda zirve işlerden birisi de thousands in the eastland'dir. onda da muhalefet nosyonu yoktur. bir metallica'nın one'ına bakın bir de bizim şapşal metalcilerimizin ülkücülere "uzun saçlı diye dövdünüz bak n'oldu" yakarışına... ulan seni döven adamların yarısı asker kaçağı zaten, mevzunun bununla hiç mi hiç alakası yok.

adamların türk rockının bence overrated muhalif duruşunun bile gerisinde olduğunu düşünüyordum. ama "bu düzen yıkılsın" beni bile heyecanlandırdı ne yalan söyleyim. resmen 70'lerin sol grupları keskinliğinde bir başlıktı sonuçta...

hayır bari bir pir sultan deyişi dinleyip öyle yapsaydınız şu şarkıyı... en azından seçim müziği olmaktan kuratarırdı o deytişlerdeki geçişler, farklı partisyonlar. türk rokçusundan zaten roger waters çıkmıyor da bir jim morrison da çıkmayacağını bir daha gördük. her türlü sufi müziğiyle kafasını uyuşturup bir pir sultan'a geçemeyen tutuculuktan hiçbir bok çıkmaz. ak muhalif, ak rockçı olur en fazla...

ha şu dönemde pentagram'ın yapmak isteyip yapamadığını yapacak olanlar dr skull ve kramp'tı. onlar da müziği bıraktı amına koduğumun memleketinde... o müzik de o sözler de biraz uçlarda düşünmeden ve uçlarda yaşanmadan yapılmaz. çok kaymak çocuklarsınız siz...
dumrul dumrul
hiç beğenmedim, yavan buldum. yani pentagram'dan beklentim daha yüksek olduğu içindir belki.

www.youtube.com

normalde bu şarkıyı politik açıdan değerlendirmek de yersiz. ama adını "bu düzen yıkılsın" diye koyuyorsan insan bundan kaçamıyor.

o zaman şuraya bir şarkı koyalım da gözünüz kulağınız açılsın.

boykot - murder king



demokrasi - murder king



aman neyse ben punk seviyorum zaten.

www.youtube.com
1