bu ülke

1 /
melkor melkor
“kelime; tanrı, yıldızlarla oynayan bir çocuk.
senin yıldızların kelimeler, söyle raksetsinler, alev saçlarıyla sonsuz bahçesinde hayallerinin.
kelime ormanda uyuyan dilber; şair uzaklardan gelen şehzade.
öyle seveceksin ki kelimeleri, sana yetecekler.
yıldızlar tanrı’ya yetmiş mi?
kelimeler benim sudaki gölgem, okşayamam onları, öpemem. bir davet olarak güzel kelime ve muhterem. gönülden gönüle köprü, asırdan asıra merdiven.
kelime kendimi seyrettiğim dere. kelime sonsuz, kelime adem.”

(bkz: cemil meriç)
saki saki
büyük filozof cemil meriç 'in en önemli eseri..bu ülke bir irfan kitabı.. binlerce sayfanın bilgisini kücük bir kitaba sığdırabilecek kadar usta yazarın ilmek ilmek örgülediği eşsiz bir dantela... avrupayı, osmanlıyı , hind i ,çin i motiflediği bir kanaviçe resmi.. "bu ülke" de tagore dan kemal tahir e..oradan said nursi ye.. ve oradan da ibn haldun a kadar onnlarca ismi bulabilirsiniz.. cemil meriç büyük bir filozof , büyük bir sosyolog

"kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir aksam. nereden gelirler bilinmez. kah çığlık çığlığadırlar, kah sesleri işitilmez.

çiçeğe benzer kelimeler: turuncu, erguvan, beyaz. bir rüzgar sürükler hepsini. bulutlara güven olmaz..."
domestik domestik
cemil meriç in ilk okuduğum kitabıdır. ön yargıları bir kenara bırakıp özellikle şu son demokratik açılım sürecinde insanların bu ülkenin ne olduğunu anlayabilmesi için okuması gerekilen bir kitaptır.
prometheus 83 prometheus 83
"bir avuç duman"
düşünce bir köprü, kıldan ince, kılıçtan keskin... kalabalıklar geçemez üzerinden. ülkeler asırlarca habersiz yaşamış birbirinden.

ne asya avrupa’yı tanımış, ne avrupa asya’yı. el biruni boşuna anlatmış hint'i çağdaşlarına. kıt'alar kapalı birbirine. yalnız kıt’alar mı? aynı mahalledeki insanlar birbirlerine yabancı. h...er ev meçhule giden bir kompartıman. kompartımandakiler tesadüfün bir araya topladığı üç beş yolcu. ne marx’ın annesi oğlunu anlayabilmiş; ne cromwell, milton’u. saint-simon ebediyete giden yol tımarhaneden geçer diyor. tehlikeli bir durak, tımarhane. birçok yolcular cinnette karar kıldı: nietzsche, hölderlin. comte, ömrü boyunca huysuz bir aşık gibi dalaştı cinnetle. ayrılan birleşen, tekrar ayrılan bir çifttiler.

ve rubaçof zindanının duvarında sesler duydu, kelimeleşen sesler. bir avuç kelime kıtaları birbirinden ayırır, yer sarsıntısı gibi. uçurumlara köprü atan cümlelerde var.

bir ırmağa benziyor zaman. hayretten dona kalmış. perdede hep aynı gölgeler. karagöz'ün repertuvarı tarihinkinden daha zengin. juvenal'i öfke şairleştirmiş, öfke yani isyan. şark'ta fert değil, sokak isyan eder. sorumsuz ve şuursuz bir bir ayaklanış. hikmet, hamakatle vuslatı hayatın tabii cilvesi saymaktan ibaret.

batılı için tekamül bir başkalaşma, bir kişileşme. sürünün tarihi yok. ama tarihin yaratıcısı o. sürünün önüne geçmek, sürüden ayrılmak mı? aradaki mesafe uzayınca, evet!

coşmak lazım, diyor saint-simon, yaşamak lazım. hem zirvelerde, hem uçurumlarda yaşamak. dizginleri gerilen at şahlanır, ama kanatlanmaz.

tecrübe, harem ağalarının silahı. büyüklerin bu koltuk değneğine ihtiyacı var mı? i̇sa tecrübesiz. saint-just tecrübesiz olduğu için ulu. tecrübe, bayalığa alışmak ve bayağılaşmak.

i̇nsanları eskisi kadar sevmemek. i̇nsanları ve eşyayı. galiba ölmek de bu.

cemil meriç (bu ülke - s. 220)
de te fabula narratur de te fabula narratur
"önce sükut vardı. kelam değil.

'tanrı sükuttur' diyor bir hint bilgesi.

söz iki sonsuz arasında bir çırpınış.

hayat gibi sıcak ve dost.

kutupların sessizliğinden bana ne"

-cemil meriç; bu ülke.
de te fabula narratur de te fabula narratur
"yaratmak yabancılaşmaktır.
yaratılan bir başkası.
yaratmak yokolmaktır.;
ya yaşayacak, ya yaratacaksın.
ebediyet, hazin bir teselli mükafatı."

-cemil meriç; bu ülke; sayfa 271
demesterizasyon demesterizasyon
"düşünce dünyasında hiçbir fetih nihai değildir. hepimiz birer sizifos '' uz. hele, diyalogun olmadığı bir ülkede... türk aydınının kaderi mahpesinde şarkılar söylemek. bu lanetler berzahından nasıl ve ne zaman kurtulacağız? tefekkür bir arayıştır, içtimai bir arayış. bu kitap, bir davetten ibaret: birlikte aramaya davet. yazarın tek düşmanı vardır: bağnazlık. düşüncenin bütün huysuzluklarına, bütün hoyratlıklarına, bütün çılgınlıklarına selam. diyor cemil meriç, tektaş ağaoğlu''na gönderdiği bu ülke kitabının ithaf yazısında...
''bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim.''
(bkz: cemil meriç)
çevreyolu çevreyolu
her ne kadar cemil meriç bu kitapta sürekli olarak bütünlükten bahsetse de "dilimle, zevklerimle,heyecanlarımla,yarımla büyük doğu kadrosundanım. düşüncelerimle, inançlarımla yöne yakınım" demiştir. demek ki bütünlük mevzusu ona göre bu satırlarda pek önemli değil. ideolojileri bir deli gömleği olarak tanımlamış. fakat kendini ideolojiler üstü, dışı göstermek de ideolojik bir tutum. zaten daha sonra kendisi bu durumun farkına varıp söylediklerini "ideolojiler aleyhine ideolojik bir ikaz" olarak adlandırmış.
1 /