bülent ortaçgil

21 /
wisefat wisefat
gommeye gelmistim ki roportaji okudum.adam dogruyu soylemis.diyalog icinde olunmali, birbirimizi gormezden geldik, bu hataya bir daha dusmeyelim demis.son derece hakli bir soylem.oda tv'nin basligiysa "sen de mi bulent ortacgil dedirtecek roportaj".mal misiniz trol musunuz cozemiyorum oda tv editorleri?
bir de muzisyenle neden ortadogu meseleleri konusulur?
sonuc olarak ortacgil klasina uyan bir konusma yapmis.bir alanson capsizligi yok.
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
%48'i de görmezden gelmemeliler şeklindeki açıklamanın devamını görmeyenlerin sabah gazetesine röportaj verdi diye, adam kazandı dedi diye topa tuttuğu sanatçı.

kusura bakmayın da, bizim ortaçgil kadar katma değerimiz var mı da konuşuyoruz? katkımız falan. benim yok mesela, cd çalmasını bile bilmem, peki ya sizin??
dontmesswithzohan dontmesswithzohan
siyasi paylaşım yapmayı sevmem, belki ilk defa siyasi bir giri giriyorum. kendimizi eleştirmeyi iyi bilmeliyiz.
bülent abi ne demiş, artık %52yi anlamaya ihtiyacımız var...
hayatımda üç avrupa ülkesi gezdim, uzun süreli kaldığım ülkeler oldu. medeniyetini övdüğümüz avrupanın dinine nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğunu, avrupa birliğinin aslında kocaman bir hristiyan kulübü olduğunu yerinde görme fırsatı yakaladım.
ülkeme döndüğümde 1300 yıldır müslüman olan topraklarda halkının %80i müslüman bir devlette, dezavantajlı sınıf hariç kimsenin dinine sahip çıkmadığını, ülkenin genlerine işlemiş bu dine mensup diğer ülkelere küçük gözle bakıldığını, bize hiç bir faydası olmayan avrupa hayranlığı bir kenara bırakılamadığı için kendi klübümüzü kuramadığımıza şahit oldum.
lamborghini üreticileri papa'ya özel üretim lamborghini hediye edip halk nazarında puan toplarken, bugün türkiye'de dine yakınlığını bilinen bir çok firma avantajlı kesimin puanını kaybediyor.
türkiyede hemen hemen iki tarafın anlaşamadığı kavram yaşam tarzı ve buna bağlı olarak din.
peki ertesi gün çağdaş yaşam tarzımızı engellediği düşünülen dinimizi değiştirebilmemiz veya ortadan kaldırmamız mümkün olsaydı, bir anda gelişme kaydedebilir miydik?
yoksa tamamen maddi bakarsak böyle bir birikimin kaybedilmesinin yaratacağı yıkımı,1300 yıldır oluşmuş sosyal kurum ve sosyal mekanizmaların kaybedilişinin maliyetini düşündünüz mü?
peki avantajlı kesim rahat yaşamlarından destek alıp, enerjisini mevcut sosyal kurum ve mekanizmalarının kalitesini arttırmaya kullanmaktansa tüm dezavantajına rağmen haset ve bozgunculuğa kapılmadan sadece dinini yaşamaya çalışan bir güruha hor gözle bakmaya kullanırsa gelişme kaydedebilir miyiz?
imkanı olmayanların yaşam standartlarını görmezden gelerek nasıl kalbine dokunabilirsin?
hayatınızda hiç makarna yardımına ihtiyaç duydunuz mu?
makarna yardımı alsanız mahçup hissetmez miydiniz?
bütün mahcubiyetine rağmen bir koli makarna yardımı alanlara oyunu sattı diyenler ne zaman iki koli makarna yardımı yapacak kadar elini taşın altına koyarsa bu kutuplaşma durumunun ortaya koyduğu tek partili dönem bitecektir.
insanlarla kavga etmeye değil paylaşmaya, avrupadaki kiliselerden daha görkemli camiler yapmaya, dinini çarpıtan sapkın sözde din alimleriyle daha iyi uğraşacak avukatlara, ülkemizin kurucusu mustafa kemal'i daha iyi anlayacak gençlere ihtiyacımız var.
toprakta adı kalan adam toprakta adı kalan adam
bu tarz yorumları yapmadan önce sabah gazetesi ve temsil ettiği gazetecilik anlayışını gözden kaçırmamak gerekiyor.

bu gazete bir misyon gazetesidir, ortak olarak finanse edilir ve akp'nin bülteni görevini üstlenir. dolayısıyla haftasonu eki gibi ek yayınlarında herkes röportaj veremez ve verenlerin iktidara güzelleme gibi algılanacak sözleri cımbızlanır. başlık ve spot buralardan seçilir.

örneğin, "iktidar yüzde 48'i görmezden gelemez!" başlığı ile verilseydi haber; cumhuriyet gazetesi okuyor sanabilirdiniz, mesleki taktikler bunlar. adama sorarlar seçimler bitti iktidar yüzde 52 aldı ne düşünüyorsunuz diye, o da "sonuçlara saygı duymak lazım ama" derse ama yazana kadar olan kısmı alırlar.

adamları gömmeden bunları da bilmek lazım. bu adamı sevmem, yavuz bingöl'ü de sevmem ama bu mesleğin içinden biri olarak yazıyorum, çok temel gazetecilik taktikleridir bunlar.
21 /