büyük ortadoğu projesi

1 /
soulforged soulforged
ortadoğudaki müslüman çoğunluğa sahip ülkeleri "ılımlı islam cumhuriyeti" modeline çevirmeyi, türkiye'yi de akp iktidarı altında ılımlı islam devletine çevirip bu ülkelere bizim üzerimizden müdahele etmeyi planlayan abd'nin petrol kaynaklarına konma projesi.
abbas yolcumu abbas yolcumu
yüzünü batıya döndürmüş türkiyenin, aynı zamanda doğusuna da döndürmesi gerektiğini hatırlatan abd öncülüğündeki proje... kuzey afrika dan pakistana kadarki coğrafyayı içine alır ve buralarda açık hegemonya kuracağını belirtir. ulusalcı ideolojilerin taraftar toplamasına neden olmuştur. ancak bu paniğin bir faydası dokunmaz. eski dünyanın merkezi olan bu topraklardaki çok etnili yapının, barındırdığı genç nüfusa rağmen, kendi yöneticisine (devlet aygıtlarına) ayar verecek olgunlukta olduğunu düşünüyorum. yeter ki sivil kadrolar, doğuya yönelik kültürel ve iktisadi alternatif dayanışmacı projeler için kaynak bulmakta zorlanmasın. bunların bilgilerini abd içi muhaliflerle paylaştığı sürece, zaten çin önümüzdeki yıllarda, abd nin kendini dünya jandarması zannetmesi olayını dengeleyecektir. sorun, tüm devletler düzeyinde askeriyeye ayrılan paranın kültüre aktarılmasının yollarını bulmakta yatıyor. varolanın yerine bu tarz bir marketi nasıl yaratacağımızı bulursak insanlığa bi faydamız dokunur. bu haliyle bop bir fırsattır.
düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
şudur:



2000'li yılların başından beri türkiye'de tüm piyonlarını ulus devlet yapısı üzerine oynayan proje.

"ergenekon davası" ise, ulus devlet ve savunucularını çözmek için kullanılan en önemli enstrüman şu anda. amerikan tetikçilerinin en önemli kör kurşunu. ne zaman kimi hedef alacağı, ne zaman kimin üstüne sıçrayacağı belirsiz. şu sıralar ulus devlet yanlısı iseniz, talih kuşunun her an sizin üzerinize de konması mümkün.

özellikle amerikan kapitalizminin ortadoğu ve türkiye coğrafyası üzerindeki etkinliğini arttırması, türkiye'nin ulus devlet yapısını çözmesinden geçiyor. amerika, bir dediğini iki etmeyen, ortadoğu petrollerini dilediğince yönlendirmesine taşeronluk edecek, coğrafi açıdan büyük ama ekonomik olarak küçük, zayıf bir kürdistan görmek istiyor coğrafyamızda. bu yolda en büyük engel de türkiye'nin ulus devlet yapısı. bu yapıyı çözmek için de taraf gazetesinde topladığı liberaller ve benzerleriyle, fethullahçılar öncülüğündeki ılımlı islamcıları tetikçi olarak kullanıyor. islamcılardan da, özellikle büyütüp beslediği, semirdiği ılımlı, diyalogcu fethullahçıları kullanmak istemesi doğaldır. katı islamcılardan çokça çektiği için tetikçiliğini yapacak olan islamcıların kesinlikle katı olmasını istemeyecektir. buna destek çıkmaz. ama yularını elinde tuttuğu, büyütüp beslediği fethullah gülen gibi bir ismin önderliğindeki bir cemaat oldukça işine yarayacaktır.

bu süreçte, islamcıların ağızlarının suyu akıyor olmalı. malum, atatürk'ün savunduğu değerlerin çözülmesini amaçlayan bir süreç bu. buradan yola çıkarak da, kemalizm'den kurtulup ulus devlet yapısını çözdükten sonra istedikleri gibi at koşturabilecekleri bir ortama kavuşabilecekleri hesabını yapıyor olmalılar. ama ulus devlet yapısı çözüldükten sonra, farklı etnik kimliklerin bir arada yaşadığı bir yapı çözüldükten sonra, kürtler amerika'nın yakın ilgisine güvenerek kendi yollarını çizmek ve ayrı bir devlet kurmak istedikten sonra, velhasıl kelam türkiye bir yugoslavyalaşma sürecine sokulduktan sonra işler hiç de umdukları gibi gelişmeyecektir.

islamcılar, yugoslavyalaşma sürecinden parçalanarak çıkacak bir ülke için "küçük olsun bizim olsun" anlayışını güdüyor olabilirler. ancak amerika'nın istediğini aldıktan sonra, yani kürdistan'ı elde ettikten sonra türkiye'yle işi biter, islamcılarla işi biter, liberallerle işi biter ve avrupa birliği'nin de elini eteğini çektiği kaos içindeki bu coğrafyada biz yine baş başa kalırız. işte bu saatten sonra da, ne liberaller ne de islamcılar bir felaket gelmeden o felakete karşı önlem almak konusunda çok zayıf bir sicile sahip olan türk halkının tepkisinden kaçamazlar. türk halkı, kendisine yaşatılan bu felaketin hesabını çok ağır sorar. bu ülke ruanda'ya döner.

ulus devlet yapısı üzerine oynayanların bu muhtemel senaryodan sonra bu vebalin altından kalkabileceğini zannetmiyorum.

(bkz: bop eşbaşkanı)
hydramec hydramec
“büyük ortadoğu projesi” açıklandığında türk egemen sınıfları bir kez daha coştular. ortadoğu’nun ve kafkasya’nın çoktan beri yeniden düzenlenmesi için hegemonya savaşı veren emperyalist ülkeler türkiye’ye yeni payeler biçmeye, onu stratejilerinin merkezine oturtmaya karar vermişlerdir. abd emperyalizmi “bop”un merkez ülkesinin türkiye olacağını ve dönüşümlerin başını türkiye’nin çekeceğini açıklamıştır. ortadoğu’da müslüman, demokratik ve laik(!) bir ülke olarak tc model ülke sıfatıyla ileri çıkartılmıştır. bu meyanda tabii bölgenin gelişmiş silahlı gücü olan tc, yeni düzenlemelerin askeri gücü de olmaktan geri durmayacaktır. bunun bir anlamı da türkiye topraklarının abd emperyalizmin ortadoğu ve kafkasya’da yürüteceği aktif savaşın üssü olacağı ve tc’nin de bu savaşın aktif unsurlarından birini oluşturacağıdır.

emperyalistleşme niyetleri besleyen ama işlerin bir türlü yolunda gitmemesinden dolayı hevesleri kursaklarında kalan türk egemen güçleri bir kez daha kıymete binmiş ve yeni fırsatlar yakalamış gözüküyor. ırak krizini şimdilik unutan abd, türkiye ile “bop” çerçevesinde pazarlıklar yapmaktadır. erdoğan’ın abd ziyaretinin açıklanmayan en önemli yanı ortadoğu ve kafkasya’da gerçekleştirilecek savaşta tc’nin alacağı roldür. ancak bu rolün ne olduğu yeterince açıktır. zira egemen sınıfın sözcüleri her fırsatta abd ile türkiye’nin iyi bir pazarlık yaptığını ve tc’nin bu pazarlıktan “artılar”la çıktığından dem vuruyorlar

bugün ortadoğu ve kafkasya adeta bir barut fıçısına dönmüştür. arap halkları yıllardır baskı ve zülüm altında yaşıyor, filistin halkı yıllardır katlediliyor,türkmen halkı bir yüzyıldır inkar ediliyor. başta yoksul yığınlarının hareketi olmak üzere “büyük ortadoğu” sınırlarında yer alan ülke emekçi yığınları tüm düzeni değiştirecek devrimci dinamikleri bağrında taşıyor. abd’nin nüfuz alanlarına müdahale ve yeniden düzenlemelerine karşı toplumsal dinamiklerin harekete geçmesi ve devrimci durumların yaşanması abdnin korkulu rüyasıdır. işte tc böylesine bir sürecin karşı-devrimci aktörü olarak “büyük ortadoğu” içinde yer almak istiyor. bu durumda tc, büyük ordusuyla düzensizliği bastıran, devrimci patlamalara yol açacak gelişmeleri ezen karşı-devrimci bir güç ve merkez olacaktır...
ikincimertebe ikincimertebe
amerikanın ekonomik amaçlı , 20 yıla aşkın zamandır hazırladığı proje. amacı avrupanın ekonomik pazar olarak ortadoğuya yönelmesi sonucu kendi dış borç açığını kapatamayacağı için burdaki pazarın sahibi olmak. enerji , petrol, askeri güç bunların hiç biri ortadoğu projesinin temel nedeni değildir. temel nedeni az önce söylediğim pazar bulma korkusudur.
atreju atreju
radikal olsun olmasın, toplum bilincine sahip devletler yerine, odasına yollanan 3-5 brooklyn'li manken sayesinde rahatlıkla "söz dinleyen" arap liderlerin yönettiği ülkeleri kendi çıkarlarına daha uygun gören abd'nin türkiye'yi de "ilımlı islam" safsatası altında dahil etmek istediği proje. hatta falanca hoca sırf bu sebep yüzünden birleşik devletler'de muhafaza edilir.
paleface paleface
22 ülkenin sınırının değişeceği alenen ilan edilen, bununla beraber yeni devletlerin de ortaya çıkacağı ön görülen -örneğin, kürdistan, iran'da güney azerbaycan gibi- ve türkiye'nin sınırlarının değişeceğinin de ima edildiği rte'nin de eşbaşkanı olduğu proje... vatan satmak; devletin ne kadar kar yapan kurumu varsa haraç-mezat peşkeş çekmekle sınırlı değil...
yilan tislak yilan tislak
ortadoğuda yer alan 24 ülkeyi önce eyaletlere bölmek bu suretle merkezi otoriteyi zayıflatarak o eyaletlerin 70 adet de minik minik güçsüz ve dışarı bağımlı devletlere dönüşmesini amaçlayan proje. sanıldığı gibi abd politikası değil, bir dünya ticaret örgütü dolayısıyla da ab projesidir. ab'nin tam üyelik için "kamu yönetimi reformu"nu şart koşması (yerel yönetimlerin güçlendirilmesi), imf'nin iç üretimi bitirmeye yönelik, ithalata dayalı ekonomi planını desteklemesiye varlığından ve gerçekliğinden şüphe edilmemektedir.

bu projeye göre türkiye 7 eyalete bölünecektir. bu bölünmelerde coğrafi koşullar değil etnik oluşum ön planda tutulacaktır (örnek: sscb'nin bdt'na dönüşmesi) ki, bu eyaletler kısa zamanda bağımsızlıklarını ilan edebilsinler. bu arada trabzon ve izmir ile çevrelerinde rumların, adana- mersin civarında ermenilerin, güneydoğu'da muhtemel petrol rezervlerini bulunduğu yerlerde yahudilerin toprak alımlarının hızla ilerlemesinin de sebebi buna dayanmaktadır. daha sonra bu minik devletler kendi kendilerini idare edemeyecekler ve emperyalizmi benimsemek zorunda kalacaklardır, yıllardan beri bir kenarda bekleyen leş kargaları da hemen bölgeye üşüşeceklerdir tabi petrolleri hortumlamak şartıyla.

ek bilgi: buradan anlıyoruz ki bağımsız olmak uğruna sağa sola bomba koyanlara o topraklar yar olmayacaktır. zira dünya ticaret örgütü'nün 12 üyesinin de yahudi olduğu ve bu bölgede toprak alımlarının yahudiler tarafından gerçekleştirildiği göz önüne alındığında bu bölge için örgüt bir maşaya bile gerek duymamaktadır; petrollere direkt kendisi konacaktır. bu durum da, türkiye'de çok olduğu bilinen ama görülemeyen petrolün hem miktarının hem de kalitesinin söylendiği gibi çok yüksek olduğunun önemli bir göstergesidir.
bayermuhen bayermuhen
ihale bedeli:petrol,kutsal topraklar
mimar:siyonizm
taşeron firma:amerika birleşik devletleri
ihale tarihi:20. yy'ın başı
kontrolör firma: israil

türkiye başta olmak üzere tüm ortadoğu ülkelerin sınırlarını değiştirecek projedir. malesef bugun türkiye cumhuriyetinin başbakanlık, genelkurmay vs gibi kilit kurumları destek vermektedir bu projeye. müslümanlara yönelik yeni bir haçlı seferi olan bu projeye bizim vergilerimizle yapılmış incirlik gibi envai çeşit havaalanı ve limanların hizmet vermesi çok acıdır.
1 /