büyümek

1 /
viola viola
çocukluktan uzaklaşmak,anılarımızın çoğalması, değişmek,yetişkinliğe erişmek, heyecanın kaybolması, nesnelerin, insanların küçülmesi, çocuk masumiyetinin kaybolması, şaşırmanın azalması,daha az gülmek, çözmek, tecrübeli olmak, kazanırken kaybetmek, oyun oynamayı özlemek,farkındalığın artması demektir. * özgürlüğün artması, gücün artması, daha kolay karşı koymak ve belki de büyümeye meydan okumaktır büyümek.
bınar bınar
çocukken elinde tabakla peşinden koşan annenin, tencerenin hepsini bitirmenle yüzünde oluşan bakışı da beraberinde getiren..
esdora esdora
küçükken hep olmasını istediğim ancak şimdi hangi oyuncağı oynayacağına karar verememek dışında dertleri olmayan çocukları görüp imremdikçe, keşke geriye döndürebilsem dediğim şey.
hell guardian hell guardian
herkese nasip olmaz büyümek. büyümeye başladığını hissedince insan artık mükemmel duygular gelir beraberinde. tamam hayat, derttir, zordur falan ama insan büyümeyle gelen güzellikleri de görebilmeli. tabi ki toz pembe gözlüğü sahilde uzanarak takalım demiyorum, aptallığın daniskasıdır. fakat büyüdükçe elde edilenler gerçekten hazinedir.
küçük bir çocuk olmak güzel tabi, dert yok tasa yok. ama birileri bizim yerimize tasalanıyordu. çok mutluyduk ama yine de dünyamız küçücüktü, sadece oyun oynamak ve bir yerde kalmaktı hayatımız. harikaydı evet. peki büyürken gittikçe kötüleşiyor muyuz; her türlü duygunun daha da derinine iniyoruz gittikçe, dibine kadar yanıyoruz sevgiyle de dertle de. ama hep bir karşılık gelir dertlerin karşısında. çalıştığınız bir işin üzierne aldığınız başarının hazzı bile bazen nasıl da mutlu eder. yepyeni şeyler öğrenmenin keyfi nasıl da güzeldir.

hadi bırakalım maddi kısmı. çocukken saf, dertsiz, mutluyduk. güzel yine, orası ayrı. büyüyünce her duygunun en ucuna gidebilirsiniz, her güzelliği en ince ayrıntısıyla yaşıyoruz, tüm bilincimizle. sevince öyle bir seviyoruz ki, sarıldığımızda her zerremiz hissediyor sevdiceği, uğruna herş eyi unutup göz ardı edip onun için koşabiliyoruz en deli şartlara. bir mücadelede bütün ruhumuzu koyabiliyoruz, hele sonu başarıyla bitiyorsa. arabaların geçtiği bir yola atlayıp hiç yere düşmüş tek gözü kör seksenlik bir amcayı sokağın ortasında kaldırdınız mı yerden? bunun verdiği mutluluk yaşanamazdı maddi manevi büyümesem kendi çapımda. ramazan ayında akşama yetişmek üzere olan koşuşturmaca ile yaşayacak yerine göre gözlerimiz ışıltıyla, içimiz titreyecek ezanla. bazen tam tersi atlicaz yazın masmavi bir suya...dertlerse bütün güzellkilerin güzellik olduğunu bize gösterecek. yüzümüzde oluşacak her çentik, çizik bizim ne kadar büyüdüğümüzü gösterecek. o çentikler, çizgiler kadar deet ve onların öğrettiği kadar güzellik tatmış olacağız. her beyaz tel ödül olacak. olguluğun, "bu hayatın duyuglarını dibine kadar yaşamış bu adam" diye onay olacak o beyazlar, çizgiler. büyüyeceğiz hep. içimizdeki çocuk yine dursun. nasılsa çıkar o hep bir yer bulup. büyük çocuk olmak da var sonuçta. ama zevkle, ama kederle, ama dibine kadar yanan en derin sevgiyle, büyüyeceğiz hep...
battal boy cekirge battal boy cekirge
hayatta hiç farkında olmadığın şeyleri sevmeye,sevdiğin şeyleri de fark etmemeye başlamaktır. ağaçlar küçükken sadece etrafında koşmak ve üzerine çıkmak için vardır. ağaca bakıp manzarasından keyiflenenler büyüklerdir. bir çocuğu çok sevdiği birinin evindeki koku bile mutlu edebilir lakin büyüyünce bu kokular insana sadece "bir yerden hatırlıyorum ama nereden" düşüncesini getirir,unutulur gider.
viola viola
küçükken oynadığınız bahçenin uçsuz bucaksız olduğunu zannederken aslında ne kadar küçük olduğunu fark etmektir.
lightblue lightblue
küçükken oynadığınız bahçenin uçsuz bucaksız olduğunu zannederken aslında bu koca evrende bir nokta bile olmadığını anlamanızdır büyümek, sevdiğiniz herkesin zamanla yaşlandığını, bazılarının ölümün şerbetinin içtiğini idrak etmektir. sorumluluk sahibi olmaya başlamaktır, ev geçindirmektir, derslerden başkası için değil, kendiniz için geçmeye çalışmaktır. anneniz söyledi diye değil, yapmazsanız elektriğin kesileceğini bildiğinizden para ayarlayıp elektrik faturasını yatırmaktır. büyümek doğumunuzdan sonra 20 yılınızı geçirdiğiniz tek katlı bahçeli evin yarısının belediye tarafından yol geçecek diye istimlak edileceğini öğrenip hiç bir şey yapamamaktır. büyümek, bilmektir, bildiğinin sorumluluğuyla ezilmektir. dünyanın kahpe düzenine bakıp iç çekmek, düzeltmek için ne yaparsanız yapın, düzeltemeyince kahrolmaktır. büyümek tüm acıları tatmaktır.
büyümek, evlat acısıdır.
1 /