caban el kurdi

kacakkat kacakkat
kürtlerin islamla tanışması, hz. peygamber döneminde bireysel olarak müslüman olan kürtlerle başlar. zaten kürt coğrafyası, arap ile fars ve türk coğrafyasının ortasında yer almaktadır. gerek bireysel gerekse toplu olarak araplardan sonra islama ilk dokunan kürtler olmuştur. siyasal ve politik kaygıların zaman zaman dinin önüne geçtiği bir hakikattir. ne yazık ki siyasal nedenlerin doğurduğu ambargoya maruz kalan sahabelerden biride caban el kürdi, oğlu meymun el kürdi ve zozan isminde bir bayan sahabe'dir.
caban el kürdi, hz. peygamber zamanında müslüman olan ilk kürtlerdendir. ne hikmetse islami kaynaklarda caban el kürdi caban el surdi olarak değiştirilmiştir. bunun nedenleri sorulduğunda alınan klasik cevaplar hazır ve tekdüzedir; ya bir yazım hatası, ya da basım hatası diye geçiştirilmiştir. maalesef günümüzde birçok dini yayınevi ve matbaalar islam'ı ve islami değerleri kendi politik çıkarlarına kurban etmekten çekinmemişlerdir. mısırlı yazar dr. fehmi şinavi, "islam ümmetinin yetimleri kürtler" isimli kitabında şöyle der: "araplar, farslar ve türkler, islam'ı kendi devlet siyasetlerine sürekli kurban etmişlerdir ama kürtlerin, islam'ı kurban edecekleri bir devletleri olmadığından dolayı kürtlerdeki islam algılayışı diğerlerinkinden daha durudur."

hz peygamber'in şu meşhur hadisini rivayet eden sahabe caban el kürdi'dir. "sizlere iki ağır ve paha biçilmez emanet bırakıyorum: kitabullah ve siretimdir. bu ikisi asla birbirinden ayrılmaz ve havzada birlikte bana gelirler'' hadisini, caban el kürdi'den sonra yaşayan tirmizi, cabir b. abdullah'tan nakletmiştir.

caban el kürdi bazen bölgesine atanan ilk validir. aynı zamanda islam tarihinde ilk olarak atanan valilerdendir.

hafız el-heysemî'nin -taberanî'den (el-mucemu'l-evsat,13/471-şamile) aktararak- bildirdiğine göre, ebu hulde şöyle demiştir: "bir gün meymun el-kürdî ile birlikte malik b. dinar'ın yanında idik. malik(meymun el-kürdî'yı kast ederek): 'şeyh neden babasından bir şey anlatmıyor. (sonra kendisine dönerek): biliyorsun, senin baban hz. peygamber(a.s.m)'i görmüş, ondan hadis duymuş bir kimsedir.' meymun el-kürdî cevap olarak şöyle dedi: 'babam, birşey fazla veya eksik söyleyecek korkusuyla bize hz. peygamber(a.s.m)'den pek fazla bir şey anlatmaz ve resulullah'dan "kim bilerek yalan yere bana bir söz uydurursa, cehennemdeki yerine hazırlansın" hadisini işittiğini, bunun için hadis rivayet etmekten çekindiğini, söylerdi" (bk. taberanî, el-mucemu'l-evsat). heysemî, bu rivayetin sıhhatine hükmetmiştir. (bk. mecmau'z-zevaid, 1/148).

taberanî de el-mucemu's-sağir ve el-mucamu'l-evsat adlı eserlerinde kaydettiği bir hadis rivayetinde "meymun el-kurdî"nin adını zikretmiştir.