cadı kazanı

chixculub chixculub
karga tırnağı, kurbağa bacağı, kertenkele dışkısı, kirpi götü, dinozor taşağı gibi malzemelerle veya türevleriyle büyü yapan cadıların süpürgelerinden sonra gelen özel eşyası. kimi zaman şirinler, kimi zaman hanseller, grateller bu kazanlarda pişirilip afiyetle yenilmek istemiş ama kötü şanslarını bir türlü yenip bunları başaramamış cadıların dert açtıkları, kimi zaman dertlenip duygulanıp sarıldığı eşyadır.

içinde türlü naneler koyulup spell falan yapıldığı için ezoterik, ökült gereçlerdir. sürekli sönmeyen bir ateşin üzerinde isli bir halde içinde kaynayan bir iksir ve kocaman tahta bir kaşık vardır. candır.
the crestfallen the crestfallen
(bkz: kenan doğulu)

sen şimdi çok üzgünsündür, üzülme
adın çıkmış birileriyle, dert etme
er yada geç evet hepimiz deriz yine birine
korkudan ecele fayda yok düşünme

belki biz bu insanları hiç tanımıyoruz
ama orda bi yerde onlarda zaten kendi halinde
bu müstakbel ortaklar belki gizliden takipte
nerde muhtemel çocuk, görelim hangi şanslı kız

cadı kazanı çapraz ateş ortası
dedikodu bu, milletin huyu
yaşamana bak
es büyük ömür boyu
tadını çıkar, ruhun özgür olmalı

ne aşklar duydum ben asırlara sığmayan
aşıklar bildim, dünyayı sallayan
mümkün değil sanma sakın
neler olur şaşarsın
o küçük kalbini aşk çarpar, anlarsın!

cadı kazanı çapraz ateş ortası
dedikodu bu, milletin huyu
yaşamana bak
es büyük ömür boyu
millet ne derse desin!

eros raconu kestiyse, yakındır mutluluk
kader öpüştürdüyse, başlar yolculuk.
one of the few one of the few
salem'deki cadı olaylarını konu alan arthur miller oyunudur. 1952 yılında yazılmıştır. eser mccarthyism'e karşı bir alegori olarak yazılmıştır. ilk olarak 1953 yılında broadway'de sergilenmiştir.

ilki 1957 yılında jean paul sartre tarafından les sorcières de salem adıyla, ikincisi de yaklaşık 40 yıl sonra da arthur miller tarafından olmak üzere iki kez sinemaya uyarlanmıştır. 1961 yılında da operaya uyarlanmıştır.

oyunun özgün adı the crucible'dır.
hayat gayesi hayat gayesi
tiyatro tatavla'da eraslan sağlam yönetiminde izleme fırsatı bulduğum oyun. irem erkaya'nın performansı öyle başarılı ki, insanı şaşkına çeviriyor. tayyip erdoğan'ın gezi parkı döneminde hafızalarımıza kazıdığı kısık sesli konuşması ise usta oyuncu ersan uysal tarafından hiciv dolu bir gönderme ile anılıyor. bu arada eser istanbullu tiyatroseverler ile en son 45 sene önce, cüneyt gökçer rejiisiyle buluşmuş. izlemek istiyorsanız kaçırmayın derim.