cafrande org

libertar libertar
asıl ismi "cafran kültür sanat ve hayat" olan internet portalıdır. bir kaç aydır yayındadır ve sürekli güncellenmektedir. sitede özellikle müzik ve edebiyat alanında güncel bilgiler ve güzel incelemeler bulunmaktadır.

(bkz: cafrande kültür sanat ve hayat popüler kültürün tüketim çılgınlığına ve aynılaşmasına karşı sanat alanında farklı renklere, seslere ve etnik müziklere yer veren bir kültür sanat ... cafrande )
john williams john williams
farklı kültür ve bilgilerden ya da bilgilenmekten hoşlanan kişilerin, takip etmesi gereken bilgi portalıdır. evet sağlam bir etnik müzik arşivleri olduğu doğrudur ama site sadece bununla sınırlı değildir. keza filmden, resime, fotoğrafa, çocuklar için masala ve hatta program bilgi ve paylaşımlarına kadar pek çok katagorisi mevcuttur. aslında 'bilgi portalı' sıfatını da bu şekilde kazanabilmektedir kanımca. inceleyeniz ve takip edin, tavsiye olunur.

cafrande kültür sanat ve hayat popüler kültürün tüketim çılgınlığına ve aynılaşmasına karşı sanat alanında farklı renklere, seslere ve etnik müziklere yer veren bir kültür sanat ... cafrande
umitistanbul umitistanbul
bence doğru yapmışlar. internet kes-kopyala-yapıştırla dolu. cafrandenin kendine özgün yazıları var. sonuçta emek ürünü çalışmalar var.
kolokyum kolokyum
çok kapsamlı ve güzel kültür, sanat sitesi. hele o magnitude dot kom diyen abiyle abla yok mu onlara bayılıyorum. sırf onlar için bile girebilirim sitenin müzik arşivine.
sairmccandless sairmccandless
kültür, sanat ve hayat portalıdır kendileri.yaklaşık iki yıldır takip ederim,yıllar öncesinden tozlu bir sayfa açar gibi hissederim bu siteye girdiğimde.siyasi olarak biraz bağımsız olmalarını temenni ederdim ama mümkün olmayacak bir şey.bir benzeri de insanokur.org'dur
doyen isg doyen isg
afrande : batı kültürüne açılan bir pencere olarak ilgi ve beğeniyi hak ediyor.......................
.............................

batı kültürüne balıklama dalarken, bir başka kapıyı da açalım ve bakalım:
"lisede sophokles okuduk,
klâsik türk sanat musikisine sövmeyi,
divan şiirini hor görmeyi,
buna karşılık devletin yayınladığı kötü çevrilmiş batı klasiklerine körü körüne hayranlık göstermeyi öğrendik.

sanki sinan, leonardo'dan önemsiz; mevlâna, dante'den küçüktü; itrî ise bach'ın eline su dökemezdi.

"eğer bana ilkokuldan başlayarak emperyalistlere karşı doğu ülkelerinin ilk kurtuluş savaşlarından birini verdiğimiz, öteki ''mazlum milletlerin kurtuluşu için de savaştığımız'' öğretilse, ülkemiz geleceğinin "gerçek üretici olan köylünün" elinde olduğu, endüstrileşmenin ''bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme ''karşı tek kurtuluş dayanağımız olduğu belirtilse, acaba sosyalizm babalarına o kadar heyecanla sarılır mıydım?
hayır,

aslında kültür emperyalizminin ilmiğini kendi elimizle boynumuza geçiriyorduk, ulusal bileşim arama yerine hazır bileşimleri aktarmak hastalığımız tepmişti, o kadar ki ikinci dünya savaşı sonrasında batılı emperyalizmin örgütlü politikasını uygulamaya kendiliğimizden talip olduk.

stalin ve beria da, haksız ve ahmakça istekleriyle bunu kolaylaştırdılar.

-oysa, bir kere yaptığımız batılılaşmak değildi,
-ikincisi batı bizim sandığımız gibi değildi,
-üçüncüsü batının ulaştığı yer özenilecek bir yer değildi.

attila ilhan.