cahit külebi

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
theother
cahit külebi dönemindeki çoğu şaire inat, istanbul dışını anlatan şairdir. bu açıdan daha doğal bir anlatımı ve sıcaklığı vardır. öğretmenlik ve müfettişlik yaptığı için türkiye'nin pek çok yerini gezmiş ve benimsediği anadoluyu şiirine aktarmıştır. istanbul üzerine yazdığı şiir bir anlamda onu dönem şairlerinden farkını gösterir.

kamyonlar kavun taşır ve ben
boyuna onu düşünürdüm,
kamyonlar kavun taşır ve ben
boyuna onu düşünürdüm,
niksar'da evimizdeyken
küçük bir serçe kadar hürdüm.

sonra âlem değişiverdi
ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
sonra âlem değişiverdi
ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
mevsimler ne çabuk geçiverdi
unutmak, unutmak, unutmak.

anladım bu şehir başkadır
herkes beni aldattı gitti,
anladım bu şehir başkadır
herkes beni aldattı gitti,
yine kamyonlar kavun taşır
fakat içimde şarkı bitti

kamyonlar kavun taşır diye yaşar kurt şarkı yapmış bunu sonradan. güzelde olmuştur.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
floydzede
cebeci köprüsü

cebeci köprüsünün üstü
karınca yuvasına benziyor.
hamallar, körler, topallar
oturmuş nasibini bekliyor.

cebeci köprüsü yüksek,
altından tren geçiyor.
ya benim aklımdan geçenler?
kimse bilmiyor.

şu dünya güzelim dünya
tıkır tıkır işliyor,
insanlar insanlar insanlar
neden böyle çekişir durur?
aklım ermiyor.

cebeci köprüsünün korkulukları
kara boyalı.
daha böyle köprülerden geçersin çok
cahit külebi!
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ichgeheindaskino
"20 aralık 1917'de zile'nin çeltek köyünde doğmuş, 20 haziran 1997 tarihinde ankara’da ölmüştür. kendisine mahmut cahit adı verilmiş, ailesi yasa çıktıktan sonra erencan soyadını almış, şair ise takma külebi soyadını sonradan "tescil" ettirmiştir.

ortaöğretimini sivas lisesi'nde yapmış, istanbul yüksek öğretmen okulu'nu tercih etmiş ve buradan mezun olmuştur (1940). öğretmen okulu'nda iken reşit rahmeti arad'ın yardımıyla almanya'ya giderek fransızca'nın yanında almanca öğrenmiştir.

askerliğini bitirdikten sonra (1942), antalya lisesi stajyer edebiyat öğretmenliğine atanmıştır (1943). daha sonra ankara devlet konservatuvarı edebiyat öğretmeni olmuş, aynı okulun müdür başyardımcılığına getirilmiştir (1951), ardından da ankara gazi lisesi edebiyat öğretmeni olmuştur (1954).

külebi, millî eğitim müfettişliği yaptığı dönemden (1956) sonra, isviçre bölgesi öğrenci müfettişliği ve kültür ateşeliği'ne atanarak yurt dışına gitmiştir (1960). yurda döndükten sonra (1964), müfettişlik görevini sürdürmüş, bu görevdeyken birkaç kez devlet konservatuvarı müdürlüğü'ne vekâlet etmiştir. kültür bakanlığı müsteşar yardımcılığı'na getirilen (1969), bu görevinden ayrılarak (1971), eski görevi başmüfettişliğe dönmüş, kendi isteğiyle emekli olmuştur (1973).

1972 yılında yapılan kurultay'da türk dil kurumu yönetim kuruluna seçilen külebi, emekli olduktan sonra kurumun yayın kolu başkanı olarak görev yapmış, daha sonra genel yazmanlık'a getirilmiştir (1976). 12 eylül'den sonra bu görevinden istifa etmiş (1983), sodep kurucuları arasında yer almış, ancak kurucu üyeliği veto edilmiştir.

şiirleri ve yazin yaşami
cahit külebi, "ilk şiirlerini daha lise öğrencisiyken, sivas erkek lisesi'nin toplantı adlı dergisinde yayımlamış, yücel dergisinde 'sivas erkek lisesi-ahmet' imzasıyla bir şiiri çıkmıştır (mayıs 1935). istanbul'a geldikten sonra gençlik dergisinde mahmut cahit imzasıyla iki, nazmi cahit imzasıyla da iki şiiri yayımlanmıştır. daha sonra cahit erencan adıyla sokak, gençlik ve varlık dergilerinde de şiirleri çıkmıştır. bir ara babasının aile adı gullebi'den yararlanarak külebi adını kullanmaya başlamış, külebi'yi sonradan soyadı olarak tescil ettirmiştir." külebi 1940 edebiyat hareketi içinde etkin bir rol oynamamasına, hiçbir gruba ve eğilime katılmamasına rağmen şiirini kabul ettirmiştir.

cahit külebi yeşeren otlar adlı kitabıyla türk dil kurumu edebiyat ödülü'nü (1955), yangın adlı kitabıyla da yeditepe şiir ödülü'nü (1981) kazanmıştır. külebi'nin bazı çevirileri de yayımlanmıştır.

eserleri

şiir
adamın biri (1946)
rüzgâr (1949)
atatürk kurtuluş savaşında (1952)
yeşeren otlar (1955)
süt (1965)
şiirler (1969)
türk mavisi (1973)
sıkıntı ve umut (1977)
yangın (1980)
bütün şiirleri (1982)
güz türküleri (1991)
bütün şiirleri (1997)

ani
içi sevda dolu yolculuk 1986

düz yazi
şiir her zaman 1985

ödülleri
1955 türk dil kurumu edebiyat ödülü yeşeren otlar ile
1981 yeditepe şiir armağanı yangın ile "

kaynak: www.istanbulpostasi.com
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
peri masalı
cahit külebi yalın ve duygulu bir şairdir. insanı garip bir şekilde hüzünlendirir. en çok "kamyonlar kavun taşır ve ben daima onu düşünürüm" diye başlayan şiirini seviyorum. sait faik gibidir o da. insanın insanlığını destekleyip, geliştiren bir ruhtur. yaşamış, yazmış ve göçerken bize tatlı esintiler bırakmıştır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yaşlı timsah
dişleri papatyadan beyaz.
bu muhteşem benzetmenin şairi.

1917 tokat
1997 ankara
şiirlerinde yurt, insan, doğa sevgisini işlemiş büyük şairdir.

bildim ki nasibim yalnız sen,
ekmeğim senden gelirmiş,
insan uyuyabilirmiş
izin verirsen.
dolaşamıyorum sokakta
rüzgarla serinleyemiyorum,
esneyip gerinemiyorum
upuzun yatamıyorum parkta.

bir mavi balon mudur bu yaz
içi sevda dolu yolculuk,
kurtar beni artık ey çocuk!
dişleri papatyadan beyaz!


cahit külebi
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ninn worx
dost adında bir şiiri var.
şöyle ki:

"bir gece habersiz bize gel
merdivenler gıcırdamasın
öyle yorgunum ki hiç sorma
sen halimden anlarsın
sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın
mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
dokunarak uçalım.

insanlardan buz gibi soğudum
işte yalnız sen varsın
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın."

nokta.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
kim bukim
senin dudakların pembe
ellerin beyaz,
al tut ellerimi bebek
tut biraz!
benim doğduğum köylerde
ceviz ağaçları yoktu,
ben bu yüzden serinliğe hasretim
okşa biraz!
benim doğduğum köylerde
buğday tarlaları yoktu,
dağıt saçlarını bebek
savur biraz!
benim doğduğum köyleri
akşamları eşkiyalar basardı.
ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
konuş biraz!
benim doğduğum köylerde
şimal rüzgarları eserdi,
ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
öp biraz!
sen türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
benim doğduğum köyler de güzeldi,
sen de anlat doğduğun yerleri,
anlat biraz.

şairdir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın