can alıcı şiir dizeleri

386 /
psikopatpapatya psikopatpapatya
şimdi sen karşımda öylece dururken, 
bakmayışından kırk başka anlam çıkaran ben, 
yanılıp da baksaydın bir kez kafanı kaldırıp 
sevincimden muhtemelen aklımı yitirirdim..

kafan ki nasıl güzeldir üç duble çaydan sonra 
gözlerin, kim bilir.. 
yok yok gözlerinden hiç bahsetmemem lazım. 
daha önce bana baktıkları gibi bakıyorlarsa sağa sola 
yok dedim, gözlerinden bahsetmemeliyim.

ellerini gördüm sol çaprazdan, canımın içi ellerin.. 
allahım onlar else benimkiler ne? 
kararlıyım, gözlerinden bahsetmeyeceğim 
allah belasını versin kulpunu tuttuğun kupanın.

kafanı kaldırmadın ya hala, inna sabirin.. 
ama bu böyle olmaz dönüp dolaşıp, 
dönüp dolaşıp gözlerine geliyor laf, 
çürümüş çimen yeşili gözlerin.. 
yapma, merhamet et söz verdim 
gözlerinden söz etmemeliyim.

şu an, tam şu an 
şu an calvino görse beni kesin roman yazardı. 
kafam içinden geçsin dorian gray'in portresinin 
ki severim aslında oscar wilde'i 
sevmem artık kulplu kupayla beraber 
onun da allah belasını versin..

sen içeri girmeden önce bir süreliğine, 
bir süreliğine seni aklımdan çıkarmıştım 
yeni yeni şeyler düşünmeye başlamıştım sen içeri girmeden 
(söyle yanındakine, çeksin elini omuzundan 
çeksin elini omuzundan yoksa, 
yoksa ne yaparım hiç bilmiyorum, 
bilmiyorum iyisi mi çeksin elini omuzundan)
evet yeni yeni şeyler düşünmeye başlamıştım sen içeri girmeden.. 
genç yaşta ölen dansçı, son okuduğum metin çakır polisiyesi, mısırdaki ayaklanma falan.. 
sırasızca gelip geçiyorken aklımdan. 
mendil satan çocuğa bakıp toplumsal duyarlılığımı kabartmıştım bir ara. 
doğurup doğurup sokağa salıyorlar cık cık.. 
cıkcıklarken tam, sen içeri girdin gördüm. 
sen beni görmedin. 
ben seni gördüm. 
sahi görmedin mi sen beni? 
ben seni gördüm. 
ben seni gördüm ve o an! 
ve o an.. 
o andan sonra.. 
dansçı kızın da mısır'ın da, mendilci çocuğun da 
bir süre sonra kulpunu tutacağın kupanın da 
hepsinin allah belasını versin o andan sonra.

(sakız mı var ağzında? evet evet sakız var, 
rabbim alsana canımı bir sakız nasıl böyle güzel çiğnenir? ..)
yanındaki baktı bana, hafifçe selam verdi. 
ben o an orada değildim, farketmedi selam verdi 
ben çoktan gitmiştim more'nin ütopyasına 
o farketmedi kalktı bana selam verdi. 
hafifçe selam verdi, tanışıyormuşuz.. 
tanışıyormuşuz da, 
sokarım tanışıklığına. 
az önce sol çaprazdan gördüğüm, 
az önce sol çaprazdan gördüğüm sağ omuzunu saran kol onun koluysa 
başlarım tanışıklığına.. 
masadaki herkesle göz göze geldim, 
bir seninle gelmedim. 
mahsus mu yapıyorsun?

(yanındaki selamlaştığım adam, 
yanındaki selamlaştığım adama söyle 
söyle ona, öyle sokulup durmasın sana)

ben dahil hepimizin allah belasını versin 
derken.. 
derken kalktın 
kalktın, kalkarken de bakmadın.. 
kalkarken bile bakmadın.. 
heyy dur nereye, 
gitme.. 
gitmesene..

(bkz: ali lidar)
(bkz: belalı şiir)
annabel within a dream annabel within a dream
"durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde
ve yollarda ölü baykuşlar bulduğum
bir ölünün günü boyayan renginde
çürük evler bulduğum, içleri sonsuz kayalar
kayalardan dondurmalar sorduğum
ben, yani yakup, yakubun hiç çağrılmamış şekli "

(bkz: çağrılmayan yakup)
(bkz: edip cansever)
neverendingblueroad neverendingblueroad
kalbim elinde
sağ elin, en sevdiğim
ey sevdiğim
emanet değil, seninle

istediğini yap ama bırakma
vazgeçersen bir gün tutmaktan
at içimdeki yangına
kanı kalır elinde
sağ elin, en sevdiğim
ey sevdiğim
sonsuz kırmızıyla
beni hatırla.
386 /