can derdine düşmek

tekil kişilik tekil kişilik
hayatta kalabilmek, ona tutunabilmek için sıkıca sarılmaktır kendine.
evet, eninde sonunda gelecektir canı almaya melek!
ama öyle kıymetlidir ki bu emanet, onu asla vermek istemezsin.
haklısın bir kere gelmişsin dünyaya kolay mı?
500 yıl verseler ve deseler ki korkma zorluk yok,
dersin ki keşke bir yılım daha olsaydı.
ey şu an canıyla cebelleşen insanlar!
sizin için bir duam var yaratana!
melekler yazsın bunu yazgılara ve şahit olsunlar!
allah yardım etsin size ve de bize...
ezelden ebede kolaylaştırsın bu yazılanı hepimize!
the light in abyssal zone the light in abyssal zone
bu zamana kadar kıymetini bilmeyene bundan sonra onun derdine düşmek ödevdir herhalde.

can denilen şey nedir bilmem ama her ne olursa olsun yolun sonunu rumi mesnevisinde özetle şöyle açıklıyor:

"beden, ruhun üzerine bindiği merkepten başka bir şey değildir. beden kontrolü ele alırsa ahıra, ruh kontrolü ele alırsa ahire gider." eşek misin insan mısın kendin farkına var.

shakespeare şu pasajında da şöyle diyor:

"...
inanıyorum söylediğini candan söylediğine,
ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.
hafızanın kulu olmaz kararımız,
çabuk doğduğu için büyümeden ölür,
nasıl ki ham meyve dalında durur da,
oldu mu kendiliğinden düşüverir yere.
kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak,
en çabuk unuttuğumuz şeydir, ne yapsak.
tutku bitti mi, istem de biter gider,
ateşli sevinçler de kederler de
yeminleri yakarlar kendileriyle birlikte.
sevincin en coştuğu yerde dert en çok yerinir,
bir dokunmada dert sevince döner, sevinç dertlenir.
madem bu dünya bile yok olacak bir gün
sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
sevgi mi kaderi kovalar, kader mi sevgiyi?
..."

derde düşmek iyi de; neyin derdine düştüğünü biliyor musun peki?
can derdine düşmek güzel de; can nedir biliyor musun peki?