careful with that axe eugene

1 /
chikusho chikusho
karanlık bir odada son ses dinlendiğinde etkisini tam anlamıyla hissedebileceğiniz, tüyler ürperten şarkı. o çığlıklar, fısıltılar içinize işler gecenin bir vakti. psychedelic rock'ın ne olduğunu tam olarak anlatır. live at pompeii versiyonunun özellikle dinlenmesi tavsiye olunur.
onelastgoodbye onelastgoodbye
sözleri;
careful with that axe eugene....
(ve bolca çığrınış-ses)aaeeeeeeeeehhhh
arggghhhhhhhhhhhh
nanahahhaaahaaa
uuuuuhhuuhauuhh

şeklinde olmakta birlikte tükçe mealide; 'o baltaya dikkat etsen ii olacak eugene' dir.
phsysdelic rock örnegidir,hemide pinkfloyd dur.dadındanda yinmez.
ancak kişi bu tarz rock dinlerken süresine çok dikkat etmelidir.piskolojinin amına koyma tehlikesi herzmaan pek çok yüksek..ben koydum ordan biliyorum..
sir da ros floyd sir da ros floyd
arkanda nefesini hissettiğin biri vardır dönüp bakamazsın. paranoyadan paranoyaya koşarsın ama kaçamazsın. çığlıkla aklına gelir ve ondan bir türlü kurtulamazsın.
iao iao
ummagumma versiyonu olsun live at pompei olsun ikisi de ayrı güzel. set the controls for the heart of the sun ile belki de grubun en psychedelic şarkılarından biri ama esasen şarkıyla ilgili en büyük isteğim meşhur roger waters'ın psikopat çığlıklarının duyulduğu anı, gulyabani'de kemal sunal ile ayşen gruda'nın gece yarısı tavanarası gibi bir yerde karşılaşıp dehşet içinde kaldıkları sahnenin arkasına koymak.

ilk kez 1968 çıkışlı point me at the sky kırk beşliğinde dinleyiciyle buluşmuştur. aynı cinnet havası ve balta yıllar sonra one of my turns adlı the wall parçasında gene karşımıza çıkar. ama doğruya doğru akabinde gelen parça don t leave me now, psikopat hava açısından eugene'e daha benzer.
laughing madcap laughing madcap
pink floyd'un another brick in the wall'dan ibaret olmadığını anladığım yıllar, tüm albümleri edinmişim bir şekilde, sıradan dinliyorum. psychedelianın çılgın nehrinde oradan oraya sürükleniyorum, lsd almış gibi binlerce renk içinde uçuyorum. sonra bir şarkı giriyor, önce yavaş. temposu yavaş yavaş artarken kalp atışlarım da ona ayak uydurarak hızlanıyor. tempo artıyor, ben geriliyorum. şarkının patlama noktasında artık kıpırdayamaz bir haldeyim; cinnet geçiren bir adamın kendini kaybetmesi gibi kaybediyorum kendimi. sinirini boşalttıktan sonra derin derin nefes alan adam misali, patlama noktasından sonra vücudum biraz gevşiyor. şarkı bitiyor ve ben - üzerinden yıllar geçmesine rağmen- halen notaların nasıl böyle etkileyici olabileceğini anlamıyorum.

careful with that axe, eugene 'i ışıklar açıkken dinleyiniz, gece gece başınıza iş almayınız.
1 /