casablanca

2 /
malpolitikası malpolitikası
atılgan gümüş'ün rick'i, yeşim salkım'ın ilsa'yı canlandırdığı müzikal. konusu malumunuz klasikleşmiş bir aşk hikayesi. atılgan gümüş sesiyle oynadığı rolün hakkını verirken yeşim salkım için aynı şeyi ne yazık ki söyleyemeyeceğim. yeşim salkım'dan önce sibel bilgiç bu müzkalde rol almış ama sanırım o da ilsa'nın rick ve laszlo arasında kalmışlığını iyi yansıtamamış olacak ki yerini yeşim salkım'a bırakmış. yani şöyle diyeyim; bir an kendimi yeşim salkım konserinde hissettim ve açıkcası anında çıkmak istedim. karanlıktı, sonra çıkışı bulamam diye vazgeçtim...
joeykeys joeykeys
fasın okyanus kıyısındaki koskoca hassan ii camisinden başka hiçbirşeyi olmayan şehri. içinde yaşayanların aynı adı taşıyan filmden dolayı yatıp kalkıp humphrey bogarta teşekkür etmesi gereken şehir. yoksa bu kadar dandik bir şehir asla bu kadar bilinmezdi. ziyaret ettikten sonra "bu mu yani" tepkisi verilmesi muhtemeldir.
feklavye feklavye
en meşhur repliğinin* tamamen tesadüfler eseri seyirciye ulaştığı filmdir.

şöyle ki, montaj sırasında yönetmen michael curtiz söz konusu sahneyi beğenmemiş ve değiştirmek istemiştir. ancak o sırada aktris ingrid bergman for whom the bell tolls filminin çekimlerine başladığı ve bu film için saçlarını kestirdiği için sahnenin yeniden çekilmesi mümkün olmamış ve curtiz içine sinmediği halde bu sahneyi olduğu gibi bırakmak zorunda kalmıştır.
setheleh setheleh
filmdeki rick blaine karakteri sanırım gelmiş geçmiş en başarılı karakterlerden biridir. bogard'ın süper oynadığı karakter daha sonraları godard'ın à bout de souffle filminde belmondo'nun oynadığı karaktere ilham verir. karakterin müthiş oynanmasını bir kenara bırakırsak karakterin kendisi bir kere çok başarılı bir şekilde yaratılmıştır. umursamaz gibi görünen ama aslında tükenmez arzular barındıran rick, filmin finalinde arzulananların en başında gelen güzel ilsa'yı kaybedeceğini bile bile yine yapılabileceklerin en erdemlisini yapar. laszlo'nun gönlünü ferahlatmak için yalan bile söyler, çekilir aradan. diğerlerinin mutluluğu için , hak edilen için bir şeyler feda edilecektir her zamanki gibi ve rick blaine kaybeden olmaya razı olur; sırf mutlu olmayı hakeden insanların küçük de olsa bir umudu varsa onu yok etmemek için.
konuş vega abla beni bi tek sen anlarsın konuş vega abla beni bi tek sen anlarsın
2. dünya savaşı sırasında fas'ın kazablanka kenti, hitler'den kaçan avrupa'lılarla rengarenk bir görünüm kazanmıştır. rick blaine (humphrey bogart), şehrin en popüler barını işletmektedir. bir gün eski aşkı ilsa (ingrid bergman), direniş lideri kocası victor laszlo (paul henreid) ile çıkagelir. rick, ilsa ve victor'un şehirden kaçmasını sağlayabilecek tek kişidir... sinema tarihinin klasikleşmiş çalışmalarından biri olan kasablanka, hem unutulmaz bir aşk filmi klasiği olarak hem de humphrey bogart ve ingrid bergman'ın muhteşem oyunculukları ile beyinlere kazınmış bir yapım...
mihman mihman
ankara'da bir lokanta. tüm tavuk 9 lira, çift lavaş tavuk döner de 1.5 lira. bazı günler bazı ürünlerde indirimleri de oluyor, mesela cuma günü çift pideli tavuk iskender üç lira. içerde casablanca filminden afişler filan var, yemeklerin tadı güzel. bir de yemek yedikten sonra çay isterseniz ikram ediyorlar, utanmayın, isteyin. öğrenci adamsınız.
lousalome68 lousalome68
zizek'in veda sahnesiyle kafayı bozduğu filmlerden biridir.

bu bölümde özel olan 3.5 saniyelik bir geçiş sahnesi sonrası humphrey bogart'a odaklanan kamera kafasında bir tek soru doğuruyor adamın. 'yaptılar mı?' (daha doğrusu yattılar mı)

filmin sonuna doğru olan konuşmalar iki anlama da çekilebilmektedir, bogart'ın sigarası, ağır duruşu, çağrışımlı imajlar yaptılar dedirtmektedir.

cevap ise şudur: büyük öteki yani toplum için hayır, bizim her boşluğu kafamıza göre -azıcık sapıkça- dolduran hayalgücümüze göre evet.

yasa da işte bu film gibi müstehcendir, görünüşte namuslu. gözüne sokmadan yaşarsanız dilediğinizi yaşarsınız.
kekremsi kekremsi
film için söylenmesi gerekenler bugüne kadar defalarca ve yeterince söylendi zaten; ama ben sam'e hayran olduğumu gizleyemeyeceğim. benim için de birdaha söyle sam:

-who are lucky?

-we are lucky (!)

-how much lucky?

-very lucky!
i am no superman i am no superman
önce rtük'ten aldığı sigara cezası, ardından atv'nin dizilerinde ufak da olsa diyaloglarından daha da önemlisi piyano sahnesinden bahsetmesiyle ironi malzemesi haline getirilmiş yine de mükemmelliğinden hiçbir şey kaybedemiycek michael curtiz filmi.
3400 3400
bir tarafta dünyayı değiştireceğine inanan bir adam.
öbür tarafta bir insan tekinin kendi varoluşunu adım
adım izlediği öteki, rick. i̇kisinin arasında lisa. bir seçim
yapmak gerekirse duygulu bir kadın rick'i seçer. lisa da
aslında öyle yaptı.
2 /