çatı partisi

earendill earendill
bataklık solu solcularının bitmez tükenmez yeni oluşumlarının en yenisidir. şu ara sol forumlarda çatı partisi kurulması için çabalanıyor. çabalasınlar, bir şey demiyorum. gerçi bu iş için ödp kurulmuş değil miydi bir zamanlar? o başka bir şeye mi yönelikti sanki? sanki bu ülkedeki her yeni sol dergi, her yeni sol yayın "eski komplekslerden arınmış, solun her kesimini kucaklayacak, yeni ve ortak bir dil geliştirecek" olma iddiasıyla kurulmuyor mu, her sol stk bunları yazmıyor mu, sanki her hafta radikal 2'de yeni solun nasıl olması gerektiğiyle ilgili o nedamet getirici tartışma "çatı" ve "herkesi kapsamak" gibi sefil cümlelerle bezeli biçimde tekrar tekrar dile getirilmiyor mu? (radikal2 yakında sinema ve kültür sanat sayfalarına ek olarak sürekli bir "yeni sol hareket" sayfası açacakmış. "yeni sol hareket solun tüm renk ve çeşitlerini nasıl kapsamalı yazılarından artık haftada en fazla 2 adet yayınlayacakmış ve bunlar da bu sayfada bulunacakmış.)

işte tüm bunlar gibi bir yeni sol hareket de şu aralar tartışılıyor, tabii forumlar hemen tartışanlarla doldu. "hayır, öyle değil şöyle olmalı" diye birbirlerini yiyor zavallılar. çatı partisi için dtp de onay vermiş, marxistler arasında bazı gruplar da. ama bakmayın öyle olduğuna, parti kurulursa marxistler enternasyonel sosyalizmin boşlandığı ve işçi haklarına yönelinmesi gerektiğinden, kürtçülerse yerel bir solun ancak böyle anlaşılabileceğinden hareketle birbirlerine gireceklerdir. emep de işin içindeymiş, sdp de. kimi de diyor ki bu bir cephe örgütü olsun, parti değil. böylece kitleler daha kolay kazanılırmış partizanlık olmazsa. bak bak.

"çatı aktama işini belediyeler ücretsiz yapsın" diye bir parti kurun, adı da çatı partisi olsun. daha çok oy alır.
dag atesi dag atesi
siyasal simyacılıktan öteye gitmesinin imkanı olmayan girişim.
simyacılık nedir bilirsiniz.
"değersiz maddeleri birleştirerek altın elde etmeye çalışmak" diye tanımlayabiliriz kabaca.
siyasal simyacılığı ise birbiriyle ilgisiz toplulukları birleştirerek siyasal özne olmaya çalışmak diye tanımlayabiliriz pekala.

problem net aslında bir yanda 2 milyonluk bir kürt siyasal hareketi öte yanda bir avuç devrimci. nitelik-nicelik kriteriyle karşılaştırsan yine birşey çıkmıyor.
çünkü türkiye solunun bdp ile ittifak yapan kısmı, pragmatik politika izleyen bdp'yi dönüştüremiyor. yüzünü sola dönüdüremiyor. bdp kitlesini şekillendiremiyor.
sürekli gündeme getirilen bdp'lilerin verdikleri soru önergeleri laf-ı güzaf. benzerlerini chp de veriyor. fakat ortada her kurduğu partide sağa savrulan bir siyasi hareket söz konusu. artık iş şeyh sait, saidi nursi, hatta seyit rıza gibi isimlerin kürt halkının değerleri gibi garip bir tanımlamayla savunulmasına kadar gelmiştir. bu üç tane gerici figürü savunabilen bdp aynı zamanda eşcinsel-lgbtt hakları ve feminizm hakkında çalışmalar yürütmektedir. bazı solcular da bu durumu kanıksamışlardır hatta bu garip durumu eleştirenlere de "ulusal hareketten tutarlılık beklememek gerek" gibi bir cevap vermektedir. buna pragmatizm, oportunizm deniyor herhalde.

bugün eğer bdp varlık sebebi olan kürt sorununda, "özerklik" gibi aslında piyasacı, özelleştirmeci bir çözümü öneriyorsa bunun üzerine düşünmek gerekiyor. hatta eleştirmek gerekiyor. çünkü bu çözüm önerisi fakirler için bir çözüm içermiyor. örneğin bölgesel asgari ücretin gündeme gelebilecek olmasıyla daha da kötü bir durumu öneriyor.
fakat bazı solcular bdp'ye adeta biat ederek bu açmazı görmezden geliyor. dtk'nın ortaya afaki bir biçimde attığı "komünler kuracağız" lafı üzerinden adeta fanteziler kuruyorlar.
bir kısım sol parti daha kendi örgütleri ve fiili varlıkları ortadayken bdp'yi eleştirmekten imtina ederken hatta bdp'yi tutarlı bir biçimde eleştirenlere en kof argümanlarla saldırırken bu çatı partisi bir kısım kendi varlığı anlamsızlaşmış solcunun kürt siyasal hareketi içinde erimesiyle sona erecektir.
zine zine
emek, demokrasi ve özgürlük bloku bünyesinde meclise girmiş ayrı fraksiyonları/ideolojileri temsil eden vekillerin oluşturacağı partinin misyonudur. buna, ahmet tulgar'ın deyişiyle türkiyelileşmek adı veriliyor. ve daha bir çok şey.

yazının tamamı için;

çatı partisi birbirimize hayranlıktır 2008 aralığının kasvetli bir haftasonunda bir ara, birkaç kez, birkaç ara güneş bir göründü, bir kayboldu. sonra o üniversite avlusundaki 200 kişin... ahmet tulgar