cemaat yurtları

5 /
dumrul dumrul
biz normal insanlar olarak diyoruz ki bu yurtlarda bu kadar tecavüzler olurken aileler çocuklarını nasıl bu pislik yuvalarına gönderebiliyor? aklımız almıyor. ama aile de aynı bok olunca ne bekliyorsunuz ki?

----- alıntı -----

öz oğlunu kaldığı tarikata ait yurda götürürken cinsel istismarda bulunan baba g.m.b, "alt soya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan" ankara 1. sulh ceza hakimliği'nce tutuklandı.

soruşturma dosyasına göre, 14 yaşındaki lise öğrencisi olayı şöyle anlattı:

"yurdun arka tarafına arabayla geçtik. arabayı burada durdurdu. ben o sırada arabanın ön tarafında oturuyordum. bana arkaya geç dedi. (…) daha sonra burada yaklaşık 10 dakika durduk. polis geldi. eğer polis gelmeseydi bir şey yapmazdım, kimseye bahsetmezdim. utandığımdan dolayı sıkıntılarımı paylaştığım anneme ve amcama da bu durumu anlatamazdım." baba g.m.b de ifadesinde, oğlunun anlattıklarını teyit etti.

www.hurriyet.com.tr
1
salazarslytherin salazarslytherin
bu cemaatler büyüyünce sonuç ortada. dindar kesim (hepsi için demiyorum) hala atatürk'ten nefret etsin.zamanında tekke ve zaviyelerin kapatılmasının mantığı feto ve gibilerinin büyümesini engellemekti.
(bkz: feto )
dumrul dumrul
sürekli olarak tecavüzlerle, cinayetlerle, intiharlarla gündeme geliyor. yine gencecik bir insanın canını almış.

açın şunu izleyin. bu çocuk niye öldü şimdi?

twitter.com

şurada kaç olay paylaştık. cemaat yurtlarından kaç olay paylaştık. imam hatiplerden kaç olay paylaştık. kuran kurslarından kaç olay paylaştık. fethullahçıları senelerce başımıza sardıkları yetmedi, menzilciler, süleymancılar, nurcular, boklar püsürler hala başımıza sarılıyor. daha bunun selefileri var, hizbullahçıları var, var oğlu var...

sorun akp mi zannediyorsunuz? bakın bu da 1996dan bir haber:




sadece bu abidik gubidik tarikatler, cemaatler değil, akp de bir sonuç.

bu tarikatlar, cemaatler sürpriz yumurta paketinden çıkmıyor. hangisinin ülkeye, dünyaya, bireye, topluma ne faydası var? insanların yaşama sevincini yok eden dehşetli bir karanlık var ve şurada defalarca sorduğumuz soruların birine bile bir tek kişi çıkıp yanıt vermedi.

içinizde biriniz bu karanlık bataklığın en ufak bir faydasını gördüyse çıksın anlatsın. niye susuyorsunuz arkadaşlar?

sen büyümemekte ısrar ediyorsun diye. bebeklikte sana anlatılan masallara tutunma ihtiyacındasın diye milyonlarca insan karanlıkta yaşıyor.

sen gözünü kapatıyorsun diye taş gibi gerçekler yok olmayacak. bu çocuğun yerinde sen de olabilirdin. boktan bir tarikat yurdunda akıl hastasının teki tarafından boğazı kesilen çocuk da sen olabilirdin. kuran kurslarında tecavüze uğrayan yüzlerce çocuktan biri de olabilirdin. 12 yaşında cemaat yurdunda intihara sürüklenen mehmet halil yavuzun yerinde de olabilirdin.

biz bunları anlattıkça kulağını kapatıp "gerjek işlam bu diğil" diye kendi kendine tekerleme okuyup duruyorsun. senin gerjek işlamın neredeyse bul ve ortaya çıkar işte. nerede bu gerjek işlam? o değil, bu değil... hiçbir yerde olmayan bir şeye nasıl inanabiliyorsun? hadi çıkar, getir o gerjek işlamı da şu gencecik insanları, çocukları geri getirsin. o tecavüzlerin filan yaralarını sarsın. geri getirebiliyor mu? yaraları sarabiliyor mu?

sen bu tekerlemeleri niye okuyorsun o zaman? sahtesinin kime ne faydası var, gerçeğinin kime ne faydası var?

bak artık hayatta olmayan enes kara zararlarını anlatmış, sen de bir tanecik faydasını anlat.

anlatabiliyor musun?
1
purge me purge me
hücre tipi örgütlenmeye sahip oluşumların, örgüte yeni eleman kazandırma amaçlı kullandıkları en tehlikeli hücre.

bu yapının içinde, sikerek (tarzım bu kınamayın) etkisiz hale getirilmesi gereken en feci örgüt elemanı cemaat abisi denen lavuklardır. bunlar, iyi giyimli, modern görünümlü ve hoş sohbet olurlar. aileden gelen muhafazakarlık eğilimi olan gençleri sinek gibi avlarlar.

cemaat yurdu deyince zihinlerde öncelikli olarak çağrışım yapan, sakallı cüppeli hocaların tespih çekerek sallandığı sıkıcı ortamların olmadığını, kimseye zorla bir şey yaptırılmadığını, ne kadar özgür ve rahat bir yaşam sürdüklerini ispatlama görevi için eğitilmiştir bu insanlar. ayrıca ibnedirler (bence).

üniversite eğitimi için başka bir şehirden gelen, maddi durumu yetersiz, ailesinin görüşünü içten içe benimsememiş ya da önyargıları olan ya da ailesinden nefret eden ve yeni bir kimlik arama heyecanı ile yanıp tutuşan gençlere, nasılsın muhterem diye sırıta sırıta yaklaşır bu ibneler.

komikli şakalı muhabbetlerinin içine, gençlerin o yıllardaki jargonu ne ise, o jargondan kelimeler eklerler. modern dünyaya uzak olmadıklarını kanıtlamak için, internetten seçmeler sunarlar. instagram profilleri olur, hem de janjanlı olur , özendirirler. kız arkadaşları vardır, keyifli zamanları vardır bunların. (gizli ibne diye düzelteyim o halde).

ailesinin aşırı yobazlığından bunalan ama subliminal bile olsa doğumundan itibaren zorla dayatılan baskıcı-katı din eğitimi ve yaşam tarzı yüzünden, zıt görüşlere, farklı bakış açılarına dahil olmaktan korkan bu çıtır gencimiz, bunların oltasına hemen gelir.
hem dilediğince özgür olacağını, hem de içinde yer edinmiş öğretilerden kopmayacağını düşünür. sohbet muhabbet derken, bunları 1-2 yıl içinde, "rüyamda peygamberle lafladık, rüyamda allah bana boost verdi" şeklinde saçma sapan konuşabilen 70+ yaşlardaki garip adamların kölesi haline getirirler.

kapı pazarlamacıları gibi o da bir anda kendisini, üniversiteye yeni gelen, etrafa boş boş bakınan, maddi durumu yersiz gençlerin yamacına yanaşıp, "nasılsın muhterem hoşgeldin, gel bir çay içelim soluklan hele şöyle" diyen bir avcı olarak bulur.

inşallah maşallahlı anti darwin hocanın tarikatinde bu yöntemi genç kızlara da uyguladılar. lüks clublarda yanlarına yanaştıkları model kızları, maşallah hocamızın kediciği yaptılar. verdiler dolarları, aldılar analları. milletin kafası karıştı tabi clubda 1.85 yakışıklı heykel gibi adamın ilgisini görünce. hemen düştü.

ailesinin baskısından kaçıp farklı bir hayat tarzında kendi kimliğini arayan genç insanları, "aslında aileniz size yanlış öğretmiş, din çok güzel sen de gelsene" altyazısı ile tavlamak ve özel güçleri olduğuna inanılan hilkat garibesi bir adamın sikini yalatmak bu kadar kolay işte.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
"ailesinin zoruyla cemaat yurdunda kalan bir gencin anlattıkları:
"üstten gelen emirler asla sorgulanmaz, vahiy gibidir.
yurtta sürekli şiddet hakimdir.
namaza geç kalırsak dayak yerdik.
ezberi yapamazsak geç yatırırlardı.
oyun oynarsak dövüyorlardı."

twitter.com

"bir öğretmen cemaatlerin eline teslim edilen öğrencilerini anlatıyor: 'çok korkuyorum öğretmenim"

haber.sol.org.tr

""öğretmenim ellerimde yaralar çıktı stresten. ben 10 yaşından beri yurttayım. yurdu istemiyorum dediğim için o yurttan alıp buradaki yurda gönderdiler beni. artık ailemle aynı şehirde bile değilim. kardeşim kaçtı geri getirdiler. siz bir şey yapabilir misiniz?" (13 yaş)

"öğretmenim geceleri korkudan uyuyamıyorum. ölüm rabıtası yaptık yurtta. çok korkuyorum. kızar diye anneme de diyemedim'' (11 yaş)

"yemekte arkadaşım şaka yapmıştı güldüm diye bana tokat attı oradaki hoca. aileme söyledim ama.. siz de söyler misiniz?''

"sabah namazına kalkıp temizlik yapıyoruz. çok uykusuzum öğretmenim. uyuyabilir miyim?'' (11 yaş)

bunlar ve çok daha fazlasıyla karşılaşıyoruz okullarda. bazı velilerimizle bunları görüştüğümüzde çocukları alıyorlar o yurtlardan bazıları da aynı enes'in babası gibi yaklaşıyor. bu bahsettiğim süreç de öyle sessizce geçmiyor elbette. tarikat yurtlarındaki sorumlu hocaları isterse okula gelip bizleri idareye şikayet ediyor, eğer bunu yetersiz görürse i̇lçe milli eğitim müdürlüğü'ne gidiyor. oralardaki müdürlerse bu şikayetleri dikkate alarak palas pandıras okulumuza gelip "buraya kadar gelmiş atanmışsın kendini niye yakacaksın" diye sorular sorabiliyor bize. ya da yine yurt hocaları bizim telefon numaramıza ulaşıp "çocuklara mutlu musunuz diye neden sordunuz?", "çocuklara sorun yaşıyor musunuz diye soramazsınız.", "çocuğun size anlattığı durumu neden hemen aileye bildirdiniz. bize diyeceksiniz önce", "bizler okul aile birliğindeyiz, ilçe milli eğitimlerin içindeyiz. siz merak etmeyin" diyebilme cesaretini gösteriyor."

*******

"bir tanıdığın aracılığıyla nur cemaatine ait yurtlarından birine gittim. evde bir abla ve dört öğrenci olacak şekilde evlerden birine yerleşecektim fakat evde kalabilmem için bazı kurallar geriyordu. bu kurallar:
-evde askılı kıyafet dekolteli kıyafet giymek yasak,
-akşam ezanından önce evde olmak zorunlu,
-cumartesi-pazar günleri sohbetlere katılmak,
-evde sırayla tüm temizlik ve yemek işlerini yapmak.

cemaat evine kabul edilmek için bu kuralların yanında özel hayatına ilişkin detaylı sorular sorduklarını söyleyen genç, namaz kılıp kılmadığımı, anne ve babasının dindar olup olmadığını, kur'an sohbetlerine katılıp katılmadığını, sevgilimin olup olmadığını sordular.

bu kurallar ve soruların ardından durumun ciddiyetinin farkına vardığını ve bu cemaat evinde kalmaktan vazgeçtiğini aktardı."


Cemaat Yurtlarında Kalan Gençler Anlatıyor
2
blkn16 blkn16
cemaat yurtlarını normal bulmuyorum. universite de hic kalmadim. ancak kapatilsin demek safsata bu isler o kadar kolay degil.

devlet enerjisini kapatmaya harcayacagina guzel guzel yurtlar yapsın. belediyeler desteklemesin. istanbul ve ankara'da tugva ve turgev yurtlarinda ciddi bir azalma var.

cemaat yurtlarini bitirmenin yolu once secimi kazanip "firki hur vicdani hur nesiller" yetistirebilecgin devlet yurtlari yapmaktan gecer. obur turlu etki tepkiye yol acar. yeni bir akp goruruz.
dumrul dumrul
bunların nasıl leş yerler oldukları ortada. bu konuya özgürlük mözgürlük olarak bakmıyorum. şehrin göbeğinde nasıl ki terör kampı kuramazsan, tamamen aynı işlevi gören ve çoluk çocuğun esir edildiği cemaat - tarikat yurdu da kuramazsın. bu konuda netiz.

ancak ben bu devletin hiçbir bokuna güvenmiyorum. bu devletten herhangi bir şey talep de etmiyorum. biz lisedeyken şimdiki gibi yaygın cemaat yurtları yoktu ama devletin kendi yurtları da cemaat yurdundan farksızdı. burada birkaç kez anlatmıştım, denk gelenleriniz belki hatırlar. lise 1. sınıfta istanbul dışında fen lisesine gittim. okul mecburi yatılı, şehirde yakınınız varsa hafta sonu evci çıkabiliyorsunuz. yurt tam bir terör yuvası gibiydi. çoğunluk fethullahçılardaydı ama diğer cemaatlerden de üç beş çocuk vardı. yurdun belletmeni nurcuydu. ben o zamanlar bayağı polyanna gibi bir çocuktum. aslına bakarsanız çocukluğum neredeyse ana baba görmeden bok gibi geçmişti ama bunu geriye bakınca söyleyebiliyorum çünkü çocukken aşırı pozitiftim. herkesi çok severdim, kendimi hep mutlu hissederdim filan. yakamı sadece birkaç ay bu heriflere kaptırdım çünkü beni fethullahçıların özenle yerleştirildiği bir "koğuş"a koymuşlardı. bunu yapan da belletmen. tipe bakıp "bu keko" diye mi düşündüler bilmiyorum. ama tesadüf olamaz. çünkü diğer "koğuş"lara bakınca alevileri, aileden solcuları filan ayrı koğuşlara koymuşlardı. fethullahçılar en başından itibaren onlara hiç etki edemedi. diğer cemaatlerden olan tipler ayrı bir koğuştaydı ama fethullahçıların okul abisi olan piç de onların koğuşundaydı. o dönem onun örgütlediği elemanlardan biri sonradan 15 temmuzun elebaşlarından biri oldu. (işte o okul abisi şu an hala bir ilin emniyet müdür yardımcısı. fetöyle mücadele çoğ güzel siz de yer misiniz?) neyse ben ilk birkaç ay yakamı bunlara kaptırdım ama bu sürede resmen hayattan soğudum. korkunç bir seneydi. ilerleyen yıllarda senelerce f tipi hapishanede de kaldım ama inanın f tipleri bile insanın psikolojisini bu cemaat bokları kadar bozamaz. ikisini kıyaslayınca cezaevi hücresi cennet gibi kalıyor. ilkokul hayatım boyunca 5 olmayan dersim yoktu, ortaokulu sürekli takdirle geçmiştim ama o sene beş sayısal dersin beşinden de 0,1 filan gibi notlarla çaktım. neyse ki tek sayısal dersten bile kalsan okuldan atılıyordun ben de atılıp sonraki seneye düz liseden yeniden başladım.

lan devlet dini kendi kafasına göre dilediği gibi kullanacak olduktan sonra cemaat yurtlarını komple kapatsan kaç yazacak? sıkıntı akpli ya da akpsiz haliyle devletin bu kafasında. diğnimiz çoğ süper, allahımız bi tanecik vs vs kafasıyla gidebileceğimiz hiçbir yer yok. devlet aradan çekilsin, gölge etmesin, el kadar çocukların beynini yıkamasın yeter. bu ülkenin kendi çocukları cemaat sorununu da tarikat sorununu da kimsenin burnu kanamadan çözebilir. çözeriz lan, biz kendimize güveniyoruz. devletin sopasına ihtiyaç duymadan din sorununu bu ülkenin gündeminden ebediyen çıkaracak kadar donanımlı yığınla insan var bu ülkede. yeter ki şimdiye kadar olduğu gibi devletin sopası gık diyenin kafasına inmesin artık. yeter ki devlet en azından tarafsız bir pozisyona çekilebilsin.
lö şuhane lö şuhane
anne baba aynı anda çalışsa okuyan çocuğunu ayrı eve çıkartması, çıkarttığı evde minimum standartlarda yaşatması gerçekten mucize mevcut şartlarda. tüm bu ekonomik baskılar ve/veya yumuşak karnı din olan ebeveynlerin kıstırılıp seçim şansı azaltılan hatta seçim hakkı tüketilen anne babanın çocuğu olarak bu ortaçağ zindanlarına hapsedilerek unutulmak, intihara kamikaze.
bir ülke geleceğine ancak bu kadar sahip çıkamaz; yurt dedikleri ortaçağ geriliğinde soğuk metrekareciklerde yaşama-ma-ya tutsak bırakılan gencecik kıpır kıpır ışıkları tek tek söndürerek geleceğini hızla karanlığa gömen bir ülkenin evladı olarak kaygılıyım.

tüm bu cinayetler yaşanırken kendi çocuğunun intiharina "cinayet" demekten yüksünen, aksine kendi canı kanı oğlunun ölümünden bahsetmek yerine cinayet zanlılarını aklamak için evladından vazgeçmeyi beis görmeyen bir babanın söyledikleri beni çok korkuttu! evet doğru duygu bu; korku! korktum,babanın evladının ölümü sonrası olayı örtbas etmenin ötesinde cemaati günahsızlaştırmaya uğraşırken neredeyse oğlunu suçlayacak hale geldiği şuursuz hallerini gördükçe korktum.
1
dumrul dumrul
enes kara 19 yaşında cemaat yurdunda intihar etti.

mehmet halil yavuz 12 yaşında cemaat yurdunda intihar etti.

mehmet sami tuğrul 18 yaşında kaçak bir cemaat yurdunda başı kesilerek öldürüldü.

aladağda 11 kız çocuğu yangın sırasında dışarı çıkamasınlar diye yangın merdiveni kilitli bırakıldığı için yanarak öldü.

konyada 18 çocuk kaçak cemaat yurdunun çökmesi sonucu öldü.

15 yaşındaki ahmet coşkun bir cemaate bağlı kuran kursundaki hocası tarafından ayağına taş bağlanıp kuyuya atılarak öldürüldü.

kütahyadaki bir cemaat yurdu mutfağında kaçak olarak zorla çalıştırılan 12 yaşındaki çocuğun kolu koptu.

sorarlarsa "diğnimize saldırıyollar" dersiniz. "diğnimizin düşmanlarını ülkeden temizlersek bu sorun çözülür." dersiniz.

twitter.com
5 /