cemaatler

germeçten gelen fenomen germeçten gelen fenomen
kendini başkasına teslim etme olayı tasavvufla islam coğrafyasına girmiştir. cemaatleşme kültürü bir aidiyet meselesinin ötesine geçtiğinde başımıza neler geldiğini gördük. bakın şimdi hepsi birer birer mevcut iktidara bağlılıklarını bildirdiler. temelde bi sapma olduğundan şayet darbe olsaydı darbecilere biat edeceklerdi. çünkü omurgalı olmak kitaplarında yok. daha çok omurgasız bir sürüngen gibi mevcut iktidarın radarına girmeyip gizliden taraftar edinmek ve kadrolaşıp bir öteki yaratmak en başlıca ödevi bunların. yok şucuyuz yok bucuyuz. i̇nsan sormaz mı kardeşim diyanet varken sen kim oluyorsun diye. aslında bu sorunun yöneltilmesi gereken taraflardan birisinin de diyanet olduğu çok açık. sen vatandaşa yetmiyorsun ey diyanet işleri! senin afrikada su kuyuları açmaktan çok daha önemli işlerin var. vatandaşı bu tahta kurularına mahkum eden bizzat sensin. belli ki adam iyi niyetli de ahiretini kurtarma çabası içinde bir dal arıyor kendine. günlük hayatın karmaşası insanları materyalist kıldığından manevi olarak sığınacak bir liman arıyor kendisine. sen de hala yüzeysellik peşinde sembolik olarak görevini icra etmenin peşindesin. hadi diyelim abd şimdilik gülen cemaatini kullandı. daha sonra bir başka cemaati kullanması çok mu zor? cemaatlerin başını döndüren güç değil mi? türkiye'de hatrı sayılır seviyede taraftarı olan cemaat sadece fetö mü? şu bir gerçek ki büyük kitleler her daim emperyalistlerin ağzını sulandırmıştır. özellikle de başlarında ilkokul mezunu bile olmayan, rasyonalist bir tedrisattan geçmemiş, allah kelamından çok hocasının, şeyhinin laflarını ağızlarına dolamış psikozlar varsa.
bana kalırsa türkiye'deki bütün cemaatlerin ve tarikatların devlet eliyle lağvedilip diyanet bünyesine alınması ve diyanetin de elini güçlendirip akılcı bir din anlayışını halka dayatması lazımdır. yani kişiye kendi başına da kur'anı anlayabileceği, peygamber sünnetini hayatına sirayet ettirebileceği, bidatlerle savaşabilecek entelektüel bir seviyeye ulaşabileceği devrimsel nitelikte sayılabilecek koca bir adımın atılması gerekmektedir.
şayet din, türkiye nüfusunun büyük çoğunluğunun temel perspektifini oluşturuyorsa yani türk toplumu olarak en temel düşüncemiz din ise, bunu başka ellerin tekeline bırakmak büyük bir risk değil de nedir?
i̇nsanlara şucuyum bucuyum yerine en önce müslümanım dedirtmek çok zor bir şey değil. toplumumuzun kafasına ve kalbine şırıngalanmış bu zehri eğitimle tersine çevirmek mümkün.
yeter ki uyuşuk olmayalım.
bu başlıktaki 10 giriyi daha gör