cerahat

ahmak ı hayal ahmak ı hayal
insandan çıkan en iğrenç sıvılardan biridir. belki de en iğrencidir. beyaz-sarı gibi bir renge sahip yağlı bir sıvıdır. insan yanağında ya da burnunda böyle bir sıvı taşıyabilen bir yaratıkken kendisiyle nasıl övünür anlamam. umarım bir gün herkes yanağında ya da burnunda bu iğrenç sıvıyla birlikte dolaşmak zorunda kalır.
leopold leopoldoviç leopold leopoldoviç
insanların kalbine ve ruhuna yerleştikten sonra kişinin iyileşme umudu yoktur. iyileştirmeye çalışmayın, sadece o zavallının yanından kaçın, yoksa sizi de yakar. bırakın etrafına kussun.
haşhaşi haşhaşi
söyleniş şekline göre iğrençlik katsayısı belirlenen insani sıvıdır. bazısı cerat gibi kısa ve nazik bir kullanımı seçerken bir takım mide bulandrıcı grup ceragğghaat diye gırtlak kullanarak ağızdan çıkarırlar kelimeyi. enfeksiyon sonucu i̇ltihap deyip sıyrılmak lazım aslında. uzun ama mide bulandırmıyo.
ben olan ben ben olan ben
cerahat; arapçada "yara" anlamına gelen kelimedir. cerrah ise vücudu cerh eden yani yaralayan ve cerahat oluşturan durumu yarayı açarak tedavi eden hekimdir. hekim yine arapçada hikmet sahibi anlamına gelmekte olup bildiğini bilen, bilmeyi kalb ile yapan, gnostik bilgi sahibi bilge anlamlarındadır.

buradan hareketle bir vücud'da cerahat oluşmuşsa bundan kurtulmanın tek yolu yarayı keserek açacak ve tedavi edecek - deva olacak bir cerrah hekim'dir. aksi durumda vücud mevcudiyetini yitirir ve mahv olur. vücud'un cerahat karşısındaki mücadelesinde hekim'in elindeki tek deva yani ilaç ise arapça vücud kelimesinin aynı kökünden türetilmiş olan vicdan'dır.

vicdanlı bir vücud'da cerahat oluşmaz...
ctrl x ctrl x
cerahat; arapçada "yara" anlamına gelen kelimedir. cerrah ise vücudu cerh eden yani yaralayan ve cerahat oluşturan durumu yarayı açarak tedavi eden hekimdir. hkm kökünden türemiştir. hüküm, hekim, hakim, hikmet... kelimeleri buradan türer.

buradan hareketle bir vücud'da cerahat oluşmuşsa duruma hakim, hüküm vericek bir hakime ihtiyaç duyulacak yani deva olacak bir cerrah'a (bu her türlü yaralanma için geçerli değil midir? düşünceler de yaralanır, onun kurşunu fikirlerlendir)... aksi durumda vücud mevcudiyetini (ya da düşünce hükmünü kaybeder) yitirir ve mahv olur. vücud'un cerahat karşısındaki mücadelesinde hekim'in elindeki tek deva yani ilaç ise arapça vücud kelimesinin aynı kökünden türetilmiş olan vicdan'dır.

işlerinde, işin, düşüncenin, davranışın hakkını teslim eden vicdanlı bir vücudda cerahat oluşmaz. çünkü "merhametten maraz doğar" sözünü de hatırlatarak diyebiliriz ki; vicdanın çözümsüz kaldığı zamanlar da olabiliyor. ama hakkı teslim edilmiş her iş kuşatıcı insanlık semasından bir parıltıdır ve bu meyveyi her tadanın ağzında o eşsiz lezzetini bırakır.

edit; #12230907 nolu yazıdan istifade edilmiştir.