ceren damar

1 /
red devil red devil
adaletin hukukun olmadığı, silahlanmış bir toplumun sonucu. yakında herkes kendi adaletini kendisi sağlamaya çalışacak. işini yapmaya çalışanlar, kutuplaştırılmış toplumda kendisinden olmayanlar, nice cerenler can verecek.
ithinkthereforeiam ithinkthereforeiam
basında ve sosyal medyada 20 kuruşluk poşet kadar değer görmeyen insan evladı...

bir insan, bir can, bir hayat, bir hayat hikayesi ve kim bilir ne emek, ne başarılar vardı hayatında ve geleceğinde...

ama işte ortadoğuda isen, kim olursan ol, primatın biri gelip, canı sıkıldı diye canını alabiliyor... orta-doğu sonuçta burası, vahşi doğa; bir cezası yok ki... cezayı da geçtim (kaldı ki ceza alsa ne yazar, giden can geri gelir mi?) , insan (havyan veya bitki, fark etmez) hayatının ve canının, bir yaşamın ne kadar önemli ve değerli olduğunu bilmiyor ki kimse ortadoğu topraklarında; "bugün de kimse canımızı almadı" diye şükür duası edilen bir bataklık...

ilk değil ve maalesef son da olmayacak... nice cerenler böyle yaratıklar tarafından katledildi/katledilecek daha... boşuna bağırmayın, boşuna isyan etmeyin; duyan yok nasılsa aq...
şilili şilili
bu katil pezevengin şimdi bütün özlük hakları gözetilecek, en ince ayrıntısına kadar suç incelenip cezası neyse alması sağlanacak mahkeme salonunda takım kravat giydi diye iyi hal indirimi bile alabilir ve bunun adına adalet hukuk denecek. aynı özen o kadını korurken gözetilmiyor silahlı bi şekilde nasıl oraya kadar girebiliyor bu pezevenk. ülkede idam yok ama aftan yararlanmayacak şekilde müebbet yemesi lazım. aq pezemengi
fark ettim fark ettim
kökeni taaa aile eğitimine ve ilkokul eğitimine dayanmaktadır. kimse kusura bakmasın.

"prenses kızım... paşa oğlum..." sie amk! böyle biricik çocuk yetiştirilmez! topluma adapte olmakta çoğu akranım ve çocuklar zorluk çekiyor. "benim kızım yapmaz öyle şey, oğlum değil mi kırsın vazoyu..." bu gibi ifadelerle büyümüş çocuklar sosyal hayatta hatalarını kabul etmiyor. kendilerini doğruluk abidesi, kusursuz, aslında iyi bir hayata sahip olması gerekirken hayatı onu bu kötü duruma ittiğine inanan tipi tiplere döndü çoğu.

insan ilişkilerimde çokça karşıma çıkıyor. "yaptım; cezama, sorumluluğa, ödeve hazırım..." diyen yok.

bak sadece alt üst ilişkisinde yok bu durum. kadın-erkek ilişkileri, resmi makamlarla ilişkiler, büyük küçük ilişkileri harap olmuş durumda.

okulda disiplin kalmadı alooo! disiplin deyince çocuğa şınav çektirmek gibi saçma düşünceler akla gelmesin. disiplin; sorumluluk almak, isteklerin karşısında karşılaşacağın zorlukları kabul etmektir. "oğlum değil mi, kızım değil mi veririm parasını hallederim işini..."

büyük küçük ilişkisini, alt üst ilişkisini, akraba aile ilişkisini, hoca öğretmen ilişkisini... yanlış yorumluyan yöneticiler (hem çok katı uygulamaya kalkanlar hem de saçma bulanlar), yanlış uygulayan aileler... suçlusunuz!

eğitim, disiplinle sağlanır. eğitimin yaşı yoktur. tez zamanda insanlar eğitim almalı.

bedelli askerlikte "sikerim parasını verdim sigaramı istediğim yere atarım ne var..." diyen tipler inanın benzer durumda kendileri veya para ile tuttukları hiç olmadı yukarıdan tanıdıkları ile muhatabını öldürür, ayağını kaydırır, toplum nezdinde aşağlık biri olarak gösterebilir.

amk izmaritini atma, çevreyi temiz tut işte!

kopya çektiği için hoca da vurulur, lisede öğretmen saçını kes dedi diye arabası da çizilir, komutan çevreni temiz tut dedi diye kavgaya da girilir, üstü düzgünce çalışmasını istedi diye arkasından dedikodu da döndürür...

hasta bir toplumuz; çünkü toplum içinde yaşamak için uğraşmıyoruz.
ela gozlerimdeki renkli hikayeler ela gozlerimdeki renkli hikayeler
öğrenci saat 11:30 da medeni usul sınavına giriyor, ceren hoca gözetmen. öğrenci sınavda kopya çekiyor ve ceren hoca bunu görüyor, tutanak tutuyor. öğrenci yapmayın diyor ama ceren hoca gerekeni yapıyor ve tutanak tutuyor, öğrenci uzaklaşıyor.

16:00 da ticaret hukuku sınavı yapılıyor, ceren hoca yine gözetmen.

sınav bitiyor, ceren hoca odasına çıkıyor, ticaret hukuku sınavından çıkan öğrenciler soruları tartışıyorlar.

o esnada üst kattan çığlıklar ve 2 el silah sesi duyuluyor, öğrenciler koşuyorlar üst kata.

öğlen kopya çekerken yakalanan o öğrenci, elinde silahla kaçmaya başlıyor, bir kaç öğrenci peşinden koşuyor ama havaya ateş ettiği için peşini bırakmak zorunda kalıyorlar. ceren hocanın odasına koşuyorlar.

ceren hoca kan revan içinde yerde yatıyor.
ceren hoca dövülmüş, ceren hoca 8 yerinden bıçaklanmış ve ceren hoca 2 kere vurulmuş.

sadece 2 aylık evli olan, bir öğretim görevlisinin hayatına veda etme hikayesi bu.

çok çok çok üzgünüm, bu nasıl bir kin, bu nasıl bir nefret, bir insanın hayatına son vermek böyle kolay mı?
avangard jazz avangard jazz
işin daha da trajik tarafı onu öldüren katil öldürülmeyecek. hayatta kalacak, belki hapse girip çıkacak, toplum içinde dolaşmaya devam edecek.

gerçekten öldürülmesi gerekenler dışarda geziyor, suçsuz masum ve en önemlisi eğitimli insanlar hayatını kaybettiğiyle kalıyor. vatandaşının güvenliği bu devletin sikinde değil, belki de hiçbir zaman olmadı.

nazi almanyası olsa onlarda bile doğru düzgün bir ayırım vardı, faşistlerdi ama zararlıyı ayıklayıp sağlıklı olanı el üstünde tutma politikası güdüyordu adamlar. akıl hastalarını toplama kamplarına yolluyorlardı, bizde tam tersi akıl hastalarını el üstünde tutuyorlar. (bkz murat özdemir, kadir mısıroğlu ve niceleri)

allah faşistin bile kolpasını değil, gerçeğini versin amk.
naynay naynay
öldürülme nedeni kopya çeken öğrenciyi yakalayıp tutanak tutmak olan akademisyen. işini yaptığından dolayı yani, başka bir durum yok ortada.

belki ileride çok iyi bir akademisyen olacaktı, binlerce öğrenci yetiştirecekti ama olmadı. sikko bir sınavdan kopyasız geçmekten aciz, beyinsiz bir cani tarafından öldürüldü. ışıklar içinde yatsın ...
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
ben işimden dolayı şuursuz insanlarla çokça tartışmak zorunda kalıyorum her seferinde bu sefer kesin dayak yiyeceğim diye geçiyor içimden. ama 8 kez bıçaklanıp iki el silah ateşi.. bu nasıl bir kin? bu kini içine dolduracak ne yaşadın ya da nasıl şişirildin? sadece işini yapmaya çalışan bir kadın, bir insan. bir zavallının kini içinde boğulup yitirildi.bu ülkedeki her ölüm politiktir.
belki de belki de
kimden hak, hukuk, adalet dilendiğimizin korkunç ironik tablosunun yeni kurbanı. kinlendiği hocasından kendince intikam alan, sinirini çıkaran bir ruh hastası. hayret edilesi pişkinliğini ve hiç pişman durmayışını söylemiyorum bile. "üçüncü beşinci leşim bu" dercesine kendinden emin duruyor. aklım almıyor lan aklım! bu ülkenin manyağı da, sapığı da bitmez. eğitimli olsa da bitmez.

ve ben aynı hayallere sahiptim belki de cerenle. başımız sağolsun. yarın fakülteden birkaç araştırma görevlisi olarak anısına arka bahçeye fidan dikeceğiz. böyle aptalca, böyle manasız bir şey işte.
1 /