ceren özdemir

1 /
diren bonibon diren bonibon
gencecik bir kız daha kadın cinayetine kurban gitti. yani diyecek bir şeyim yok. ne diyebiliriz ki? üzüldüm lan. sabah haberi okurken gözlerim doldu. ne suçu ne günahı vardı lan şerefsizler.

ama bir konu hakkında diyecek çok şeyim var. kızın ölüm haberine yorum yapan kansızlar. neler neler yazmışlar. orospu diyen var iyi olmuş diyen var. gece sokaktaymış hak etmiş diyen var. lan allahsızlar nasıl bu kadar kötü kalpli bu kadar haysiyetsiz olabiliyorsunuz? mesela bence bu yorumu yapanlarında cezalandırılması lazım. sikerim düşünce özgürlüğünü. 20 yaşında bir kız evinin önünde bıçaklanıyor. neden ve kim yaptı belli değil. şerefsizler iyi olmuş diyor. bu adam da öldürür başka bir kadını. anasını da karısını da sevgilisini de döver. belli adam yani suç işleyeceği. ortamı olmamış ondan işlememiş. sikerim ceza hukuku kurallarını. masumiyet karinesi. hepsini cezalandıracaksın.
marimar marimar
çok acı, bir genç kadının daha yok yere cinayete kurban gitmesi. cinayetleri azaltabilmenin yolu indirimsiz hapis cezası, bana kalırsa ömür boyu hücre hapsi net çözüm.dört duvar arasında ömür boyu, hatta hapishanelerde yer mi yok koy 5-10 tane benzer suçtan hüküm giymiş suçluyu aynı hücreye, yesinler birbirini.peki sizce bu bile gerçek bir çözüm mü?elbette değil.asıl ve en önemlisi ailelerde bitiyor.oğlunu eril dille pohpohlayarak,kızına 2. sınıf insan muamelesi ederek yetiştirmemek.böyle köklü bir değişiklik başarılabilir mi bilemiyorum bizim toplumda.yüzyıllar önce hatta çok eski değil belki son 100 sene içerisinde kadınların dünyanın hiçbir yerinde bir değeri yoktu peki bu algıyı nasıl kırdı batılı ülkeler.demek ki yapılabiliyor.
erkekler!erkekliğinize zeval gelmesin(!) diye attığınız her adım,söylediğiniz her söz bu tür cinayet,fiziksel şiddet ve psikolojik şiddete yol açıyor bilesiniz.biz bireysel bir toplum değiliz kolektif toplumuz.dolayısıyla elalem,erkeklik,aile,namus adına(!) yapılan her eylem bunun eseri.kadınlara değil kendinize ve dilinize sahip çıkın.
kadınlar!kız ve erkek çocuklarınızı bu hastalıklı eril zihniyetle yetiştirmeyin,onları erkeğe muhtaç yetiştirmeyin,ekonomik bağımsızlığını kazanmasına teşvik edin.cinsiyetçi dille konuşmayın.konuşanı uyarın.size fiziksel şiddet veya psikolojik şiddet gösteren hiç kimseye elalem,erkeklik,aile,namus adına(!) boyun eğmeyin.
politikacılar!biliyoruz koltuk kaygınız tek derdiniz.ama sizin işiniz halka hizmet etmek.bu gidişata bir dur demek zorundasınız.
yakov petroviç golyadkin yakov petroviç golyadkin
"ya toprağınsın ya benim" edebiyatıyla erkeklik pompalanan toplumda büyüyen bir yaratık tarafından katledilen bir kadın daha. ilkokulda cinsiyetçi bir zihin ile eğitilen erkek çocuğu, yine cinsiyetçi bir hukuk anlayışının olduğu yerde kendisinde sonsuz haklılık görüyor. haklılık duygusu kabaran eğitimli/eğitimsiz erkek, bu yükle saldırıyor kadınlara. sorun bu ülkenin bastırılmış cinselliğinde yatıyor. kadını tanımayınca, kadını bilmeyince ama en evvelinde kendini tanımıyınca, toplumun dar ve ilkel erkek figürüne saplanıp kalıyor. komple erkeklerin rehabilitiasyona ihitiyacı var. eğitimlisi de eğitimsizi de, zengini de fakiri de. ha bu ülkede bu çok zor ve ne yazık ki ceren son olmayacak.
markidesade markidesade
bugün bu manzarayla karşılaştım. gündeme bakar mısın.

barbaros şansal'ın bokunuzda boğulun isteğini gerçekleştiriyoruz, çok net.

bu kızcağızın bir yerlerde kıyafetleri, giydikleri eleştiriliyordur eminim. o yüzden burada isteyen istediğini yapar, söyler, yaşar dedim. bu yüzden toplumun eğitilmeye ihtiyacı var dedim. toplumun ahlak yapısı da, kadına, ilişkiye, sekse, özgürlüklere bakış açısından da nefret ediyor ve tiksiniyorum. net.

iğrenç bir insan yüzünden bir insan daha öldü. yutkunamadım. umarım alışmayız.


bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
daha sene dolmadan katledilen kadın sayısı 380'i geçti.
bunu yapan biziz. hemcinslerimiz.

nedir yani. 380 kişi aynı anda aynı yerde katledilince mi ses çıkaracak bu toplum.
hoş, bu ölü toplumdan bir şey beklediğim yok artık ama kurunun yanında yaşın yanması kanıma kanıma dokunuyor.

kurtuldu ceren. huzur içinde uyusun.
lö şuhane lö şuhane
kızın yüzüne bakar bakmaz kardeşimi gördüm... çok benziyor ağzı burnu, saçları...

o da hep anahtarını unutur balkondan anahtar atmamı bekler. kapıda sesini duyunca "oh" çekerim her daim. güzeller güzeli çünkü, aklında dolaşan, izini devamlı bulan eski bir sevgilisi var çünkü. tacizleri fiziki boyutlara geçmedi lakin sosyal medyasında bir beğenisi bile bizi tedirgin ediyor. işe giderken ayrı, gelirken ayrı kaygılanıyorum onun için. o kadar narin ki...
tıpkı ceren gibi, savunmasız, habersiz, melek.

onun uykularını bölen herifin tek bir falsosunda gırtlağından söküp alacağım cesaretini.

ceren...sırf istemiyor diye hayatına giremediği adam tarafından katlediliyor. birinin hayatı gasp ediliyor öyle ya da böyle.
istemeye istemeye o katille birlikte olmak da onsuz olup ölümü hak etmek(!) de gasptır.
seçimsiz bırakılan bir can.
meramise meramise
akşam akşam haberiyle içimizi yakan kızcağız. kalbi ikiye bölünmüş bıçak darbesiyle filan. ah be çocuk! ah...

abi ne sebeple olursa olsun kadına el kaldıran, döven, söven her erkek benim nazarımda potansiyel katildir. uzak durun kardeşlerim böylelerinden. n'olur kıymetinizi bilin. n'olur kıymetinizi bilenlerle yaşayin. n'olur be canlarim. daha çok yanmasın artık içimiz.

... diyorum demesine de ama işte bu yavrucak ceren gibi hayatında asla muhatap almadığı bir pislik tarafından, ah yavrum özgecan gibi raatgele bindiği dolmuşun insanliktan yoksun şoförü tarafından öldürülenlere de ne diyim? sokağa çıkmayın da denmez ki insana. ah be yavrucaklar. daha ne kadar yanacak içimiz?

ama az kaldı. sokağa da çıkamayacağız böyle giderse.
elfimben elfimben
simdi sicacik evinde annesinin dizinin dibinde oturuyor olacakti ama o artik kara toprakta yatiyor..allahim bu gece uyuyamiyorum..yildim bu dunyadan sapigindan pisliginden sen bizi koru.
meramise meramise
"silah alabilseydim katliam yapacaktım."
"gücümün yetebileceği birini arıyordum. önce annesinin yanındaki bir çocuk dikkatimi çekti. sonra ceren'i gördüm, onu öldürmeye karar verdim."

hani hep diyorsunuz ya her kadın katlinden sonra "o da sağlam pabuç değilmiş ama bak sevgilisi varmiş o yaşta.", "iki çocuğu olan dul kadınsın. elalemin adamiyla işin ne? oh olmus.", "allah bilir ne yaptı da delirtti adamı?","kesin aldatıyordu kocasını. yoksa adam o kadar niye delirsin?.", "erkeğe şiddeti, ağır tahrikleri de mi konuşsak bir?"... diyin abi diyin. daha yüksek sesle, bağırarak söyleyin hatta. çünkü siz sokağa çıkmıyorsunuz. çünkü sizin sokağınızdan böyle ağır manyaklar, böyle ruh hastaları geçmiyor. siz en pak en temiz en ahlaklı en muhteşem en namuslu insanlarsınız. eminim bu sapık da sizi seçmezdi zaten o sokakta görmüş olsaydı da. niye seçsin abi bir kere o ahlakla o namusla sizi. ben de komik oluyorum bazen.

içimde öyle bir isyan, öyle bir küfür etme arzusu, öyle bir anlatamadığım bir şey var ki... annesini düşünüyorum, ablasını, babasını... of ki ne of. ben bile kafayı yemek üzereyim. allah'im sen sabir ver onlara.
1
driving einstein driving einstein
ceren özdemir'in öldürülmesine ayrı, katilin açıklamalarına ayrı canım sıkkın... adamın açıklamalarından ben bile ürktüm. büyükşehirlerde neyse ama küçük şehirlerde böyle tipler çok. ava çıktığını ve daha çok öldüreceğini de söylüyor. karşjı koyan da öldürürdü herhalde. hiç güvende hissetmiyorum kendimi. bunun akıllı ve seri katil versiyonu ted bundy, belgeselini de izlediğim için 2 kat ürktüm. ne yapabiliriz ki? adam firar ediyor, 4 gün geziyor ve kendini donatıp bir insan öldürebiliyor. firari bir katili yakalamayan polislere canımızı emanet etmekten de hiç hoşnut değilim.

bunun tecavüz edip öldüren versiyonu da var akıllı versiyonu da. onlar bu olaydan cesaret alıp zevkine insan ve özellikle kadın(özellikle diyorum çünkü artık haber olmak isteyen psikopat ve akli dengesi bozuk olanlar da zevkine yapmaya başladı ya da popüler olmak için) öldürürse bunun hesabını kim verecek? sadece ceren özdemir için değil küçük şehirlerde yaşayan ve tenhadan geçmek zorunda olan bütün insanlar için endişelenmek çok yoruyor beni...

tanım: sapkın düşünceleri seri katilliğe soyunan şerefsiz yaratık bir katil tarafından öldürülen balerin kız...
gramadevate gramadevate
katilin sebepsiz yere, öldürme içgüdüsüyle kesici aletle hayatını sonlandırması olayıyla ilgili gözardı edilen bir durum var:
açık ceza infaz kurumları.
açık cezaevlerinde genelde az ceza alanlar, cezasının belli bölümünü yatanlar, denetimli serbestlik öncesi on onbeş gün gir çık yapanlar kalır.
şahısların ıslah olup olmadığına pek bakılmaz, matematik hesabı gibidir.
herhangi bir güvenlik tedbiri yoktur, kaçmak isteyenler dilediğince kaçabilir, tek tehdit yakalandıklarında kapalıya tıkılmaktır. baştan aşağı saçma bir sistemdir, suç işlemeyi alışkanlık haline getirenlerin neredeyse hepsi ve açıkta yatarken başka suçtan misal onbeş sene cezası kesinleşir konu yüksek mahkemeye gider, avukattan bilgiyi alan firar eder, çünkü ceza sistemi şahıs bir suçtan yatıp tahliye olacağı zaman uyap sorgusu yapılır ve ilamatlı aransa bile yani cezası kesin dahi olsa bulunduğu mıntıkaya göre kolluk görevlilerine (polis-jandarma) teslim edilir. daha sonra tekrar adliye infaz savcısı tekrar tutuklama tekrar cezaevi, adam açık cezaevindeyse süreci bildiği için firar eder.
yani bir kişi zaten cezaevindeyse ve başka suçlardan da cezası kesinleştiyse neden hapis cezasına eklenmez aklım almıyor.
aklımın almadığı başka şey de firari şahıslar neden hemen yakalanamaz:
1.yeni kimlikleri olmadığı için kollukta fotoğrafı olmaz.
2.belli süre geçmeden uyap aranmaları çıkmaz.
3.mernis adresi güncel olmadığı için kaldıkları adresler tespit olunamaz.
4.muhtemel eski kimlik ve başkasına ait ancak üzerinde kendi fotoları bulunan sahte kimlik kullanırlar.
ancak ilgili bakanlar (adalet-içişleri) münferit olaylardan yola çıkarak işleyen sistem değiştirilemez vb. açıklamalar yapıyor. klasik türk siyaseti: bu şekilde açıktan firar eden pisikopatlar gündeme daha fazla gelince düzeltecekler. bu süreçte de mağdur vatandaşların canına malına olacak olan.
keşke rakamları da açıklayabilseler şu an cezaevi firarisi toplam kaç şahıs aramızda yaşıyor?
güvende miyiz?
cezaevinden firar etmiş ve ailesiyle bağı bulunmayan birisi yakalanmamak ve hayatta kalabilmek için hırsızlık, gasp yapmak durumundadır.
neler yapılabilir:
1.açık cezaevleri ya kapatılmalı ya da girecek olanlara sınırlama getirilmeli iki yılın altındaki suçlar, adi olmayan suçlar gibi.
2.yeni kimliğe hızlı geçilmeli ve bütün kamu kurumlarındaki hizmetler (şu an noter, havayolu, araç kiralama, oteller, hastanelerde yatanlar, gibi) uyapla eşzamanlı olmalıdır. mesela aranan şahsın bankadan para çekebilmesi için, seyahat edebilmesi için, yeni kimliğin kullanılması ve sistemin aranan şahsı anında tespit etmesi gerekir.
3.mernis adres bildirimi konusunda çok ciddi tedbirler ve yaptırımlar uygulanmalı, göstermelik değil katı, gerekirse hapis cezası gibi.
4.bir de vatandaşların bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi lazım şüphelendikleri durumlarda ihbarda bulunması hususunda. ihbarcının kimliği konuya bakan kolluk görevlisine dahi verilmez. yani birini ihbar ettiniz ihbar edilenin bilmesi imkansızdır.
devlet vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamak için bütün tedbirleri almak zorundadır.
bu genç kızın başına gelen acı durumdan da ders çıkarıp sistemin açıkları derhal kapatılmalıdır.
1 /