charlie and the chocolate factory

1 /
culdesac culdesac
ingilizceyi ilk öğrendiğim zamanlarda okuduğum kitap.hikayesini hiç hatırlamıyorum ama çikolata üreten bir fabrikayı gezen küçük bir çocuk hatırlıyorum ve çikolata krizleri içinde o küçük çocuğun yerinde olmayı çok istediğimi.
bin dolar var mi bin dolar bin dolar var mi bin dolar
big fish'teki masalsı büyüleyiciliği yakalayamasa da yine de tim burton ruhuna yakışmış, gayet keyifle izlediğim film. film sırasında salona parende atarak giren ve filmde o anda çalan şarkının ritmine eşlik etmek suretiyle klimanın ayarını yapan ve sanki bütün ibişliği yapan o değilmişçesine bir o kadar da sakinlikle salonu terk eden sinemacı çocuk da filmden aldığım zevke ayrı bir boyut kattı doğrusu..
marla singer marla singer
tim burton'ın hayal dünyasına bir kez daha tapmak için oldukça geçerli bir neden. o mekanlar, diyaloglar, karakterler başka bir beyinden çıkamazdı heralde. adam fabrikada çalıştırdığı işçilere bile bir ırk düşünmüş, bu derece yaratıcı. charlie'yi oynayan çocuğa gelince, finding neverland'de dikkatimizi muhteşem oyunculuğuyla direkt olarak çeken bu kişi, burda da yeteneğini patlatmıştır. hoş, diğer 4 çocuk da psikopat rollerini başarıyla tamamlamış. kesinlikle izlenmesi gereken, hayal sınırlarını genişletici, süpersonik eğlenceli bir eser diyor, beğenilerimizi sunuyoruz.
siradisi siradisi
çocukken izlediğimde beni apayrı bir dünyaya götüren, heyecanlandıran film. dün akşam izlediğimde ise filmde geçen karakterlerin psikolojik analizlerinin herkese önemli mesajlar iletmeye çalıştığını farkettim. açgözlülük, her isteğinin yerine getirilmesi, aşırı hırs ve kendini herkesten akıllı zannetmek gibi psikolojik sorunlar üzerinde durulmuş. sonuçta ise manevi değerlerin maddi değerlerden daha önemli olduğu çok güzel işlenmiş. çocukluğumun filmi, gençliğimin de filmi olmayı başardı. çok iyi bir film...
floydzede floydzede
burton ustadan big fish üstüne daha büyük bir eser beklemiyordum.zaten bu film bir yeniden çevrim.burton ın görsellik üzerinde ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha gördük.oompa loompa denen yaratıklarla yilmaz vural arasındaki benzerlik de ilginçti.
leeloo leeloo
tim burton'a yeniden aşık olmama sebep olan film.atmosfer yaratma ve insan büyülemedeki ustalığını yine gözler önüne seren burton bir de yeni bir aşkın filizlenmesine vesile oldu. * *
kusmuk kusmuk
helena bonham carter'ı anne rolünde gördüğümüz büyüleyici film.filmin her bi karesi tim burton ve onun uçsuz bucaksız hayalgücü konusundaki korkularımı artırdı.ayrıca her gün etrafta görüp uyuz olduğum insan karakterlerine sahip çocukların birer birer göt olmasıyla da çok pis zevke geldim.
1 /